Ülkemizde yaşanan çatışma sürecinde ne yazık ki çocuklarımız bu savaşın açık seçik kurbanları olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Yüzlerce çocuk hayatını kaybetmiş, 5 bine yakın çocuk ise TMK mağduru olarak cezaevlerinde sağlıksız koşullarda, kimi zaman şiddete maruz kalarak, ailelerinden, yakınlarından, okullarından ve hayattan koparılarak cezaevlerinde yatmaya devam etmektedir.
"Çocukların taş atmalarının derindeki nedenlerini araştırmayan zihniyeti
sorgulamak yerine, evlatlarımıza TMK kapsamında ceza kesilmeye devam ediliyor.
8-10 yaşındaki çocuklarımızın polise taş attıkları iddiasıyla, yetişkin mahkemelerinde yargılanıp 10-15 yıl gibi cezalara mahkum edilmeleri devam etmektedir. Çocuklar, büyüklerinden veya çevrelerinden etkilenerek kendilerine reva görülen savaş oyununun parçası haline getirilmişlerdir.
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, yani Çocukların bayramı, ülkemizde yaşayan tüm çocukların bayramı.
Cezaevlerinde yatan binlerce çocuğun bayramı,
Küçük yaşta çalıştırılan, mendil satan, boyları kadar boya sandıklarını taşıyan, mevsimlik işçi olan, cinsel istismara uğrayan çocukların bayramı.
Bugün Çocuk Bayramı,
29 Mart 2006'da, Diyarbakır'da yapılan cenaze törenlerindeki gösteriler sırasında 6'sı 18 yaşının altında 10 kişi hayatını kaybetmiştir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın olaylardan birkaç gün sonra "Annelere babalara sesleniyorum. Çocuklarını sokaklara dökenler, terör örgütleri tarafından kullanılmasına fırsat verenler, yarın ağlamanız boş yere olacak. Güvenlik güçlerimiz çocuk da olsa, kadın da olsa kim olursa olsun eğer terörün maşası haline gelmişse, gerekli müdahale ne ise bunu yapacak. Hiçbir demokrasi standardı bu tür şiddet olaylarına müsaade etmez" sözleriyle kürt ötekileştirme açılımını başlatmış, daha sonra TMK' da değişikliklere gidilerek,dipçiklenerek veya annelerinin ellerinden çekilerek yakalanan çoğu 18 yaşından küçük çocuklar 10-15 yıl gibi hapis cezalarına çarptırılmıştır.
Bu ırkçı zihniyet, mahkum ettiği bu kürt çocuklarının terörist olmadıklarını, sadece birer çocuk olduklarını, şu anda bulunmaları gereken yerin okulları olduğu gerçeğini daha ne kadar görmezden gelmeye devam edecektir.
Son olarak yetkililerden,
*Çocuklara karşı işkence ve kötü muameleye bir an önce son verilmesini,
*Çocukların kendilerine özgü mahkemelerde, kendilerine özgü usullerle yargılanmalarının sağlanması için, gerekli yasal değişikliklerin yapılmasını ve çocuk mahkemelerinin yaygınlaştırılmasını,
*Uygulamaların, çocuğun ihtiyaçları ve çocuk adalet sisteminin temel prensiplerine uygun olarak yapılmasının sağlanmasını, bölgesel ayrımcılık ve diğer her türlü ayrımcılığa son verilmesini,
*Çocuklarla ilgili işlemlerde, hukuka aykırılıklarla mücadele edilebilmesi, çocuğun toplantı ve gösteri düzenleme ve katılma hakkı ve risklerden korunmasına yönelik duyarlılığın arttırılması ve önlemler alınmasını ve TMK mağduru çocuklarımızın bir an önce özgürlüklerine kavuşmasını bekliyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.