Basın Açıklamaları

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığına Yönelik Yargı Baskısı Kabul Edilemez

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığına Yönelik Yargı Baskısı Kabul Edilemez

Lozan Barış Antlaşmasının 40. ve 45. Maddeleri azınlıkların kendi dini kurumlarını kurma, idare etme ve denetleme hakkı vermekteyken, Yunan devleti hukuka aykırı bir şekilde müftü seçimine müdahale etmiş ve kendi belirlediği kişileri müftü atamıştır. Atanan müftüler 11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe Medresesi'nin açılış töreninde Çınar Camisi'nde cuma namazı kılmak istemiş ancak cemaat Yunan devletinin hukuksuz işlemine ve yaşanan yüzsüzlüğe tepki olarak müftüleri kendilerine ait olan camiye sokmamıştır. Olaylar üzerine Yunan devleti soruşturma başlatmış ve İskeçe Mahkemesi, "kamu görevlisine direnme" ve "ibadeti engelleme" gibi suçlamalarla Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı mensubu Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse’yi 17'şer ay hapis cezasına çarptırmıştır.

2012 yılında yayınladığımız "Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı İnsan Hakları Raporu"nda da belirttiğimiz üzere Yunanistan, azınlık haklarını uluslararası düzeyde güvence altına alan 1913 tarihli Atina Antlaşması ve 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması'nın temel yükümlülüklerini ihlal etmeye devam etmektedir. 1980'li yılların ortasından bu yana müftü seçimini engellemekte, 2022 yılında çıkardığı yasa ile de müftülükleri bürokratik birer devlet dairesine dönüştürerek Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının sivil iradesini yok saymaktadır. Devletin dini kurumlara yönelik bu müdahalesi, inanç özgürlüğünün açık bir ihlalidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Yunanistan aleyhine verdiği ihlal kararlarına rağmen, inanç ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik kısıtlama politikaları sürdürülmekte, verilen bu gibi cezalarla yargı bir baskı aracı olarak kullanılmaktadır.

MAZLUMDER olarak,

- Barışçıl protesto ve ifade özgürlüğü hakkını kullanan kişilere yönelik verilen hapis cezalarının üst mahkemece iptal edilmesi gerektiğini hatırlatıyor,

- Yunanistan'ı, Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının kendi dini liderlerini seçme hakkını engelleyen ve inanç alanını devlet tekeline alan yasal düzenlemelerden vazgeçmeye davet ediyor,

- Lozan Antlaşması'nın tarafı olan Türkiye Cumhuriyeti'ne de Batı Trakya Müslüman Türk azınlığına yönelik hak ihlallerine karşı, diplomatik zeminlerde aktif tavır alma çağrısında bulunuyoruz.