Basın Açıklamaları

ÜNİVERSİTELER KAZANILMIŞ HAKLARA VE EĞİTİM-ÖĞRENİM HÜRRİYETİNE SAYGI DUYMALIDIR

Başörtülü olarak öğrenim görme veya kamusal alanda çalışma taleplerinin ve beraberinde karşılaştıkları zorlukların Türkiye’nin gündemine 1950’lerde dahil olmaya başladığını pek çoğumuz bilmektedir. 80’lerin sonlarına doğru yaşanan esnekliği saymazsak başörtülüler açısından bir huzur ortamının oluşmadığını söylemek mümkündür. 12 Eylül sonrası uygulamalardan, 28 Şubat Sürecindeki hak ve özgürlükler depreminden nasibini fazlasıyla alan başörtülülerin yolu ikna odalarından ve tecritlerden geçmiştir. Bütün zorluklara rağmen öğrenim görmekten ve çalışma taleplerinden vazgeçmeksizin bazıları yurt dışında eğitimlerine devam edebilse de maalesef ülkemizde çalışma talepleriyle ilgili sorunlarda küçücük bir değişiklik bile olmadığı apaçık ortadadır.

Bugün gelinen noktada ise; başörtüsü zulmü sebebiyle okullarından atılanlar ya da eğitimleri yarıda kalan öğrenciler için 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı kanun yeni bir başlangıç sayılmaktadır. Torba Yasası denilen ve pek çok yasada değişiklik ve ek hüküm getiren bu yasanın 170, 171,172 ve 173‘üncü maddeleri Yükseköğretim Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir. Adı geçen maddeler ile ilgili olarak çıkan sonuç Yükseköğrenim kurumlarında öğrenim gören öğrencilere her ne sebeple olursa olsun yeniden kayıt yaptırarak devam etme imkânının sağlanmış olmasıdır.

Hal böyle iken kayıt işlemleri sırasında 6111 sayılı yasadan yararlanmak isteyen öğrencilerin başörtülü resim vermesi ile ilgili sorun çıkaran İstanbul Teknik Üniversitesinin aralarında bulunduğu bazı üniversitelerdeki başörtülü öğrencilerden başvuru almış ve durumu YÖK’e bildirmiştik. Özellikle İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü sorunları çözme noktasında alakasını hissettirmiş ve öğrencilerin mağdur edilmemesi için gereken önlemleri aldıkları yönündeki açıklamalarını derneğimize başvuranlara iletmiştik.

Ancak, 6111 sayılı yasa gereği kayıtları yapılan öğrencilerin, İzmir 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yüksek lisans Bölümü, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İstatistik Bölümü, Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Bölümü ve diğer bazı bölümleri, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Atatürk Eğitim Fakültesi, Başkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri Bölümü, İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Ege Üniversitesi’nin İngiliz dili ve Edebiyatı Bölümü’nde başı örtülü öğrenciler derslere alınmamakta, alınsa bile tutanak tutularak bazen de hocaların ikna, hakaret ve ayrımcılığına maruz kalmak suretiyle haklarında işlem yapılmakta olduğu bilgisi derneğimize ulaşmıştır. Ayrıca Ege Üniversitesi’nin İngiliz dili ve Edebiyatı Bölümü’nde olduğu gibi derslere başörtülü girse de bölüm başkanları ve ders hocaları tarafından bir daha alınmayacağı, alınsa bile “türban yerine şal” gibi örtü çeşitlerini şart koşuyor olması, Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri Bölümünde olduğu gibi bazı öğretim görevlilerin şapkalı öğrenciyi dahi kabul etmeyeceklerini belirtmeleri yasağın tüm hızıyla devam ettiğini göstermektedir.

Eğitim hakkının ihlali ile ilgili haksızlığın başka bir çeşidi ise Mimar Sinan Üniversitesi, Özel Fatih üniversitesi ve Marmara Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde yaşanmaktadır. Yüksek Öğretim Kanunun 44. Maddesinin (b) fıkrasında yer alan “…… bu maddenin (c) fıkrasında belirlenen sürelerde diploma alamayan öğrenciler bakımından, müfredat değişikliği veya isimleri değişmemekle birlikte ders içeriğinin değişmesi ya da ders içeriği değişmemekle birlikte aradan uzun bir sürenin geçmesi nedeniyle, daha önce başarılı olunan derslerden hangilerini yeniden almaları gerektiği; eğitim-öğretim süreçlerinin sürekli iyileştirilmesine yönelik iç ve dış kalite güvencesi uygulamaları ve eğitim-öğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirlenir.” hükmü öğrencilerin önüne haksızlık belgesi olarak çıkarılmaktadır.

Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrenciler, ilk girişleri sırasında kendi bölümleriyle ilgili derslerden geçmişler 3. sınıfta ya da 4. sınıfta baş gösteren başörtü yasağı nedeniyle ve veya başkaca sebeplerle öğrenimlerine ara vermek zorunda kalmışlardır. Şimdi ise, öğrenim hayatına devam etmek isteyen 53 kişi, kayıt sonrası yukarıda izah edilen madde hükmüne dayanılarak çıkarılan Mimar Sinan Üniversitesi Senato Kararına istinaden aradan uzun sürenin geçmesi ve müfredat değişikliği gerekçesiyle daha önce başarılı oldukları dersleri yeniden alma ve 4.sınıftan ayrılmış bile olsa 1. sınıftan başlama zorunluluğu ile karşı karşıyadır. Hatta bu haksızlığa muhatap olanlar sadece başörtülü öğrenciler değil karar gereği 2003 yılından önce üniversiteden ayrılmak durumunda kalan kız ya da erkek bütün ilgilileri kapsamaktadır.

Demek oluyor ki, Anayasa değiştirme çabalarının yaşandığı ülkemizde, başörtülü olarak öğrenim görmek isteyen bu insanlar hakkındaki haksızlıklar, eğitim ve öğretim hürriyetinden yararlanmak isteyen insanlar hakkındaki olumsuzluklar hala bütün ıstırabıyla devam etmektedir. Pek çoğu 10 -13 sene öğrenimine ara vermek zorunda kalmış, aile hayatını kurmuş bu kişilere tanınan bu imkan eziyete dönüştürülmektedir. Kalan bir yılı tamamlayıp mezun olmak yerine 2011-2012 yılı itibariyle yeni kayıt gibi işlem görmesi hem harç ödemesi, yeniden ders kitap ve masrafları gibi ekonomik haksızlığı hem de zaten uzun zaman uğradıkları haksızlığın üzerine tekrar yıllar eklemenin getirdiği zaman kaybı bu haksızlığın açık tezahürüdür. Atatürk İlke Ve İnkılâpları, Türk Dili ve Edebiyatı gibi bölüm dersleri olmayan derslerin bile yeniden alınması zorunluluğu buradaki anlamsızlığa en açık örnektir.

Öğrencilerin karşılaştıkları bu haksızlıklar, mutlaka kendileri tarafından İdari ve Cezai Yargılama konusu edilecektir. Ancak biz insan hakları savunucuları olarak burada, kendileri ile aynı dönemde üniversiteye giriş yapan diğer öğrenciler ile aralarındaki eşitsizliğe ve Hukuk Devletinin temel özelliği ve görevi olan hukuk güvenliğinin sağlanamadığına dikkat çekmek istiyoruz.

Halbuki Hukuk Devleti, hukuk kurallarına bağlı kalarak yönetilenlere hukuk güvenliği sağlayan devlettir.(Anayasa madde 2)
Kazanılmış hakların korunması Hukuk Devleti ilkesinin bir gereğidir.(Danıştay 1. D.1991/211)
Kazanılmış haklara saygı gösterilmesi aynı zamanda devlet ve idareciler için bir yükümlülüktür.

Hiç şüphesiz yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre kişisel hak kazanan kimselerin kazanımlarının sonradan yapılacak mevzuat değişikliği ile ortadan kaldırılması gibi bir durum Hukuk Devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Buna göre, yürürlükteki mevzuat hükümlerine duyulan güven (yani hukuk güvenliği ) ile kazanılmış olan haklara saygı gösterilmesi sağlanmalı ve bireylerin kazanmış oldukları hakka sonradan yürürlüğe giren düzenlemelerle zarar verilmemelidir.

Eğitimde ve eğitim olanaklarında eşitliğin esas olması, insanlara karşı ayrımcılığın kabul edilmezliği, kazanılmış haklara saygı ilkesi evrensel hukuk ilkeleridir.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi ve insan hakları savunucuları olarak, her alanda adalet ve özgürlükleri önceleyen yeni, ideolojisiz bir ANAYASA temennisi ile üniversitelerdeki haksızlıklara son verilmesini, üniversitede başlarını örterek öğrenim görmek isteyen öğrencilerin özgürce haklarını kullanmalarının sağlanmasını, Mimar Sinan Üniversitesi’nde, Özel Fatih Üniversitesi’nde ve Marmara Üniversitesi’nde olduğu gibi kazanılmış hakları dikkate almayan ve öğrencilerin geçtikleri ders ve sınıfları yok sayan işlem ve uygulamaların kaldırılmasını, hatta haksızlıklara uğrayan bu insanların zararlarının tazmin edilmesi için gerekli çalışmanın bir an önce yapılması taleplerimizi kamuoyunun şahitliğinde bildiriyoruz.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi