Basın Açıklamaları

Suriye’de Sağlık ve İnsan Hakları Kurumlarına Saldırılara Son Verilmelidir

Suriye’de Sağlık ve İnsan Hakları Kurumlarına Saldırılara Son Verilmelidir
Suriye’de Sağlık ve İnsan Hakları Kurumlarına Saldırılara Son Verilmelidir

         Suriye’de Sağlık ve İnsan Hakları Kurumlarına Saldırılara Son Verilmelidir

11/11/2013 tarihinde, Rojava’nın Kobanî kentinde, insani yardım dağıtımı esnasında sağlık örgütü Heyva Sor ve insan hakları örgütü Rojava İnsan Hakları Kurumu(SMMR)’na saldırı gerçekleşmiş ve aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 14 sivil yaşamını yitirmiş, onlarca sivil de yaralanmıştır.

İç savaş, iç savaş gerilimi üzerinden yürütülen siyaset, kundaklama, sivillerin ve sivil yerleşim birimlerinin hedef alınması, sağlık kurumlarına ve din görevlilerine askeri birim ve görevlilerden ayırt edilmeksizin yapılan tüm bu saldırılar, insanlığı hedef almaktadır. Suriye’de hukuk ayaklar altına alınmakta insan hakları askıya alınmaktadır.

Türkiye’nin de taraf olduğu 1949 Cenevre Sözleşmeleri, uluslararası olan veya olmayan çatışma durumlarında silahlı güçler ve insani yardım örgütleri tarafından uyulması beklenen standartları belirler. Buna göre harp halindeki silahlı kuvvetlerin, hasta ve yaralılarının vaziyetlerinin ıslahı, harp esirlerine yapılacak muamele, harp zamanında sivillerin korunmasına ilişkin sözleşmeler gibi birden çok protokol ile sivil, hasta, kadın, çocuk, din görevlisi ve bağlı kurumların “ayırt etme ilkesi” uyarınca çatışanlar tarafından korunması ve ayırt edilmesi gerekmektedir. Bu gruplar çatışmanın tarafı olmadığı gibi, hedef haline de getirilmemelidir. Uluslararası hukukun uygulanmadığı, insan hak ve hürriyetinin askıya alındığı ülkede her türlü haksızlığın önünde durulmalı ve buna karşı insan hakları örgütleri, sağlık örgütleri ve diğer sivil toplum örgütlerinin de bu açık ihlal karşısında tavır almaları ve seslerini yükseltmeleri gerekmektedir.

Yine 1977 tarihli ek protokolle, uluslararası çatışma veya uluslararası olmayan çatışmalarda muhariplerin, sivil halkı ve sivil halkın mallarını koruma yükümlülüğü vardır. Muhtemel mal ve can kayıplarını azami düzeyde koruma ve sonuçlarını asgariye indirme yükümlülüğü olup, çatışan taraflar maalesef bu yükümlülükleri yerine getirmemektedirler.

MAZLUMDER olarak, mevcut çatışmaların taraflarını, muharipleri ve destekçilerini, uluslararası hukukun objektif kurallarına riayet etmelerini bekliyor ve davet ediyoruz.

Sağlık kurumu ve insan hakları örgütlerinin çalışması esnasında yapılan saldırı ve ülke genelindeki benzer saldırıları açıkça ve istisnasız olarak kınıyoruz.

Üstün BOL

MAZLUMDER Başkan Yardımcısı