Basın Açıklamaları

SÖZ BİTMEDİ, SİLAHLARI SUSTURUN!

Türkiye Cumhuriyeti’nde 1924 Anayasası ile başlayan ve 1982 Anayasası ile devam eden, ülkemizde farklılıkların yok edilerek herkesin tektipleştirilmesi bir devlet politikası olarak süregelmiştir. Halen Anayasa’ya göre, Türkiye’de yaşayan ve farklı etnik kökenlere mensup tüm vatandaşlar, Türk’tür. Bu yaklaşım nedeniyle Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürt sorunu çeşitli şekillerde kendini hissettirmiştir. Son 30 yılda ise, Kürt sorunu nedeniyle gerçekleşen çatışmalı süreç acılarımızı artırmış ve nice insanımızı toprağa gömmüştür.

Acılar bizim acılarımız, ölenler insan ve hepsi bizden birer can parçası. Bütün halleri ile öldükçe, öldürdükçe yaşamdan, bizden, hepimizden eksilten, acıtan bir savaş.

Bu ülkede bir türlü çözülemeyen bir Kürt sorunu var. Darbe anayasası ile yönetme ve demokrasi sorunu var. Düşünce ve ifade özgürlüğü sorunu var. İnanç özgürlüğü ve bu inancı özgürce yaşama sorunu var.

Türkiye, farklı halklardan, dinlerden ve mezheplerden insanların yaşadığı bir ülkedir. Bir arada barış içinde yaşayabilecek bir toplum için gerekli olan sosyal, psikolojik, siyasi, anayasal ve yasal koşulların sağlanması mutlak gerekmektedir. Sorunları çözmekle yükümlü olan devlet, maalesef genellikle sorunları bizzat üreten ve devam ettiren makam olmuştur.

Son dönemde ortaya çıkan PKK-MİT görüşmesinin ses kayıtları olduğu iddia edilen konuşmalar, tam da biz insan hakları savunucularının önerdiği şekilde şiddeti ortadan kaldıracak her ilişkilenme ve diyalogun çözüme, barışa katkı sunmak adına devam etmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bunu özellikle belirtiyor ve önemsiyoruz. Bu görüşmeler nedeniyle Hükümete yönelik barışı dışlayan, sekter muhalefet tarzı tutum ve eleştirileri doğru bulmuyoruz. Devletin silahları susturacak ve kanın akmasını durduracak çözümler için girişimde bulunması bir gerekliliktir.

Mevcut darbe Anayasası ve onun ürünü olan yasaların Türkiye toplumunun ihtiyaçlarına cevap veremediği hemen herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu süreçte, Türkiye toplumunda yeni ve özgürlükçü bir Anayasa ihtiyacı kendisini çok daha fazla hissettirmektedir.

Yine son dönemde artan devlet operasyonları ve PKK saldırılarının derhal son bulması için çağrıda bulunuyoruz.

• Söz bitmedi, Sözden ve barıştan başka çözüm yolu yoktur.
• Silahları susturun, ölümleri durdurun!
• Siyasi alandaki tıkanıklık diyalog ile aşılmalı ve savaşın kanalları ebediyyen kapatılmalıdır.
• Çözümün adresi olarak siyaset alanı ve müzakereler esas alınmalıdır.
• PKK elindeki sivil ve askeri şahısları derhal serbest bırakmalı ve saldırılarına, sivil ölümlerine son vermelidir.
• Devlet sınır içi ve sınır dışı her türlü operasyonlarına, sivil ölümlerine, Kürt siyasetçilere yönelik kitlesel gözaltı ve tutuklamalara son vermelidir.
• Hiçbir halkın diğerinden üstün sayılmadığı, adaletli, eşitlikçi, özgürlükçü, çoğulcu, demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır.

ZAFERLERİN EN BÜYÜĞÜ ADALETLİ BİR BARIŞTIR!

MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ - İNSAN HAKLARI DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ - TOPLUM VE HUKUK ARAŞTIRMALARI VAKFI (TOHAV) - TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI İSTANBUL TEMSİLCİLİĞİ