
MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Recep KARAGÖZ, 11 Mayıs 2013 tarihinde Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde sivillerin katliamına yol açan eylemle ilgili bir basın açıklaması yapmıştır.
12.05.2013
Reyhanlı; Kirli Siyasetin, Karanlık Odaklar Üzerinden Sistemli Organizasyonu!
Bilindiği gibi Suriye’de Esed rejiminin kendi halkına karşı uzun yıllardır uyguluya geldiği baskı ve şiddet son iki buçuk yıldır katliamlara ve bir soykırıma dönüşmüş durumdadır. Bu katliamdan kaçan yüz binlerce Suriyelinin Türkiye’ye sığınması ve Türkiye hükümetinin de Suriye’de rejime karşı halk isyanında halktan yana tavır alması, içte ve dışta pek çok kesimi rahatsız etmişti.
Genelde tüm Türkiye insanın özelde de Hataylıların özellikle Reyhanlıların sınırlarına yığılmış bu mağdurlara kucak açmaları, mültecilere evlerine almaları, her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için seferber olmaları, Suriye’de Esed rejimine isyan eden muhalefetin moralini yükselttiği, Suriye rejimi ve onun uzantılarının dikkatinden kaçmamıştı. Bu moralin kırılması ve desteğin ortadan kaldırılması için son bir yıldır Reyhanlı özelinde özel provokasyonlar yapıla gelmekteydi. Çünkü Reyhanlı sakinleri, hem bölge halkının, kendilerine sığınan mazlumlarla dil, etnik köken ve inanç birliği içindeki akrabalar olmaları hasebiyle Suriye rejiminin kara listesine alınmış durumdaydılar. Bu nedenle, yöredeki ulusalcı unsurlar da yönlendirilerek Reyhanlı halklıyla Suriyeli göçmenleri karşı karşıya getirecek provokasyonlar yapılıp durmaktaydı. Patlamadan sonra acılı halkın kendi akrabaları olan göçmenlerin ev ve araçlarına karşı saldırıya geçmeleri bu kanaati desteklemektedir.
13.05.2013 itibari ile elliye yakın insanın ölümü, elliden fazla insanın hastanelerde ağır yaralı, bir o kadarının da yaralanmasına neden olan bu bombalama eylemini Cilvegözü sınır kapısında bomba yüklü aracın patlatıldığı ve 14 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı ile birlikte değerlendirilmesi ve doğrudan bölge halkına yapılmış bir tehdit olarak okumak gerekir. Temel amaç Suriye’deki çatışmaları bölgeye taşımaktır. Çünkü bölgenin demografik yapısı ve çeşitli odakların orada konuşlanmış olmaları bunu kolaylaştırıcı unsur olarak görülmektedir. Bu bombalamaların bunun alt yapısını oluşturmaya yönelik bir çaba ve bunun üzerinden Türkiye’ye verilen bir mesaj olduğunu düşündürtmektedir.
Ancak katliamlarla sonuç alacağını düşünen insanlar bölge halkının tarih bilincinin buna imkân vermeyeceğini unutmuş görünmektedirler.
MAZLUMDER, her şeyden evvel Reyhanlı’daki saldırıyı insanlık dışı bir saldırı olarak niteleyip açık bir dille kınamakta; ölen ve yaralanan masum insanların uğradığı zulmü ve insan hayatı üzerinden yapılan kirli siyaset biçimlerinin icracılarını da net bir şekilde lanetlemektedir. Beraberinde, konuya dair geliştirilecek her tür refleksin olası sonuçlarını doğru bir akılla değerlendirmesi gereken öncelikle bölge insanına, daha genelde de tüm Türkiye kamuoyuna sağduyulu davranmaları çağrısında bulunmaktadır. Zira yaşanan olayın sıradan bir şiddet olayı olmadığı, insan yaşamı üzerinden birtakım hassasiyetlerin kaşındığı ve tahrik edildiği kirli bir siyaset icrasına işaret ettiği açıktır. Bu sebeple MAZLUMDER, ilgili tüm kurum, kişi ve fertleri, insan yaşamını hiçe sayan bu kirli siyasetin bir biçimde farkında olmadan da olsa enstrümanı haline gelmemeleri noktasında uyanık olmaya çağırmaktadır.
Recep KARAGÖZ
MAZLUMDER Genel Başkan Yrd.