Bu gün Şanlıurfa' da, sivil toplum örgütleri tarafından Uludere katliamını protesto etmek isteyenlere yönelik polisin sert tutumu ve gözaltılar yaşandı.<!--?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /-->
Birçoğu çocuk ve gençlerden oluşan otuz beş kişinin ölmesi nedeniyle toplu katliam olarak adlandırılması gereken böylesi bir kıyımdan dolayı halkın tepkileri ve protesto ile tepki göstermeleri en doğal haklarıdır. Halkın hissiyatını anlamak ve anlayış göstermek gerekirken gaz bombası, biber gazı ve copla; yaşlı, kadın, çocuk ayrımı yapılmadan yapılan sert müdahaleyi gereksiz ve haksız buluyoruz.
Mevcut iktidarla beraber son zamanlarda hız verilen imha ve gözaltı furyası politikası ile bir sonuca varılamayacağı açıkça görülüyor. Kürt halkını cezaevlerine doldurarak susturmanın mümkün olmadığı ortadadır. Bu politikadan vazgeçilerek tekrar diyalog sürecinin başlatılması gerekir.
Olayın vahameti ve insani yönü açısından yas ilan edilmesi meşru ve insani bir eylemdir. Bu anlamda insanım diyen herkesin bu acıyı paylaşması gerekir. Bununla beraber halkı sokaklara çağırmanın da elbette yeniden diyalog ortamına dönülmesini zorlaştıracağı pratikte görülmektedir. Bu kaygı verici sürecin son bulması ve yeniden diyalog ortamı arayışlarına yönelik irade göstermek gerekir.
Bu müdahale sonucu aralarında sivil toplum mensupları ile basın mensuplarının da bulunduğu otuz altı kişi gözaltına alınmıştır.
Tepkilerini meşru zeminlerde gösterirken gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını beklemekteyiz.