MAZLUMDER İstanbul Şubesi, askeri alana bitişik ve araç trafiğine kapalı çocuk oyun parkında oynarken, İSKİ'nin talebi doğrultusunda, Tugay Komutanlığınca verilen şifahi izinle usulsüz ve güvenliksiz olarak açılmış bir güzergâhtan geçip hafriyat döken hafriyat kamyonunun çarpması sonucu vefat eden 10 yaşındaki Volkan Beyhan'ın babasıyla birlikte bugün duruşma öncesi Gaziosmanpaşa Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı yapan MAZLUMDER İstanbul Şube Hukuk Koordinatörü Av. Arife Gökkaya Dinç, "2006 yılından beri süren soruşturmada, kazayı yapan aracın bağlı olduğu şirket, 66. Mekanize Tugay Komutanlığı, İSKİ ve Büyükşehir Belediyesi yetkililerine karşı bir dava açılmamış, ailenin ve avukatlarının bütün taleplerine rağmen şoför dışında hiç kimse hakkında işlem yapılmamış, yapılan suç duyurusu ve itirazlar da sonuçsuz kalmıştır" dedi.
Olayda delil karartma da olduğunu ifade eden Arife Gökkaya Dinç, açıklamasını şu sözlerle bitirdi: "Yaşam hakkının ihlali ciddi, adil ve kamuoyunu tatmin edecek bir soruşturmaya tabi tutulmalı, olayda kusuru bulunan bütün sorumlular hakkında adli ve idari işlem yapılmalıdır. Ayrıca olay yerinin kazadan sonra ciddi biçimde değiştirildiği iddiası dikkate alınarak delillerin karartılması şüphesinin üzerine gidilmeli, alınmayan önlemler, göz yumulduğu düşünülen eksiklikler ve eksik soruşturma nedeniyle Görevi Kötüye Kullanma yönünden de bütün sorumlular hakkında işlem yapılmalıdır”.
Daha sonra konuşan Volkan Beyhan'ın babası Halil İbrahim Beyhan ise şunları söyledi: "Olayın gerçekleştiği gün savcı olay yerine gelmeyerek telefonla talimatlar verdi. Dolayısıyla olay yeri ve deliller korunmadı. Oğlumun cesedi 3 saat annesinin kucağında kaldı, otopsi 8 saat geciktirildi. Organize işlenen bir suçun yine organize bir şekilde örtbas edilmesi söz konusu. Bu olayda sorumlu olan herkes hakkında Özel Yetkili Savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum. Çünkü burada hırsızlık, cinayet ve rüşvet var. Bu olayı kamuoyunun vicdanına sunuyor, adaletin yerine getirilmesini istiyorum" dedi.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu
BASIN AÇIKLAMASI METNİ
YAŞAM HAKKI İHLLALİ CİDDİ BİR SORUŞTURMAYI HAK EDER!
İstanbul, Sultançiftliği Mahallesinde, 2 Aralık 2006 tarihinde, bir trafik kazası meydana gelmiş ve 10 yaşındaki Volkan Beyhan isimli çocuk vefat etmiş bir çocuk da yaralanmıştır. Birinci derecede asli kusurlu olduğu tespit edilen araç şoförü hakkında 2007 yılında dava açılmış ve halen devam etmektedir.
Ailenin beyanına göre, yapılan eksik soruşturma neticesinde olayda kusuru bulunmasına rağmen, kazayı yapan aracın bağlı olduğu şirket, 66. Mekanize Tugay Komutanlığı, İSKİ ve Büyükşehir Belediyesi yetkililerine karşı bir dava açılmamıştır. Yapılan suç duyurusu ve itirazlar da sonuçsuz kalmıştır.
Bilindiği üzere Volkan Beyhan isimli çocuk; askeri alana bitişik ve araç trafiğine kapalı çocuk oyun parkında oynarken, İSKİ’nin talebi doğrultusunda, Tugay Komutanlığınca verilen şifahi izinle usulsüz ve güvenliksiz olarak açılmış bir güzergâhtan geçip hafriyat döken, İSKİ adına iş yapan taşeron şirkete ait hafriyat kamyonunun çarpması sonucu vefat etmiştir. Aile tarafından, olaya ilişkin sorumluluğu bulunan kişi ve kurumlar aleyhinde deliller toplanmış ve mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen 2006 yılından beri süren soruşturmada şoför dışında hiç kimse hakkında işlem yapılmamıştır. Ailenin ve avukatlarının diğer sorumlular hakkında da soruşturma ve dava açılması talepleri kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Olaydan sonra kazanın gerçekleştiği yerde yapılan büyük değişikliklerle delillerin karartıldığını beyan eden baba İbrahim Halil Beyhan; savcının olay yerine gelmeyip sadece telefonla talimatlar verdiğini, olay yerinin ve delillerin korunmadığını, cesedin 3 saat annesinin kucağında kaldığını, otopsinin olaydan 8 saat sonra yapıldığını ve neticede etkin bir soruşturma yapılmadığını belirtmiştir. Delillerin karartılması bağlamında hafriyat taşıyan araçlara açılan tel örgünün kaldırılarak yerine duvar örüldüğü, trafiğe kapalı olan yolun genişletilerek trafiğe açıldığı dosyadaki tanık ifadelerinden ve yazışmalardan açıkça anlaşılmaktadır.
MAZLUMDER olarak yukarıda verilen bilgiler ışığında, kamuoyunun ve ailenin adalet arayışı çerçevesinde, basit bir trafik kazası olarak geçiştirilemeyeceği açık olan olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargıdan bağışık tutulmasının önüne geçilmesi için, aşağıdaki hususları bir kez daha tekrarlıyoruz:
• Genel güvenliğin ve bunun neticesi olarak yaşam hakkının ihlali ciddi, adil ve kamuoyunu tatmin edecek bir soruşturmaya tabi tutulmalı, olayda kusuru bulunan bütün sorumlular hakkında adli ve idari işlem yapılarak insan hayatının bu kadar basit olmadığı gösterilmelidir.
• Olay yerinin kazadan sonra ciddi biçimde değiştirildiği iddiası dikkate alınarak delillerin karartılması şüphesinin üzerine gidilmeli ve sorumlular hakkında işlem yapılmalıdır.
• Alınmayan önlemler, göz yumulduğu düşünülen eksiklikler ve eksik soruşturma nedeniyle Görevi Kötüye Kullanma yönünden de bütün sorumlular hakkında işlem yapılmalıdır.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi