Değerli Basın mensupları, değerli Malatyalılar
Temel insani hak olan yaşama hakkına yapılan ve adına kürtaj denilen cinayeti dile getirmek için buradayız. Bir cinayet olarak kürtaj insan onurunun çiğnenmesi ve büyük bir zulümdür.
Bildiğiniz üzere son günlerde kürtaj gündemin sıcak konusu haline geldi. Tabi yıllardır, bu cinayet işleniyor ancak çokta gündeme alınmıyordu. Başbakanın meseleyi dile getirmesinden sonra konunun önemli hale gelmesi ayrıca dikkat çekicidir. Bu durum meselelerimizi siyasiler dile getirene kadar, sivil toplum olarak, konuşması gereken kurumlar olarak ne kadar az sahiplendiğimizi gösterir.
Hangi vesileyle olursa olsun, ülke gündemine gelen bu konuya elbette ki duyarsız kalamayız. Kürtaj insan nesline yönelik ciddi bir saldırı olarak mutlaka üzerinde durulması gereken bir yaradır.
Mesele gündeme geldikten sonra, kimi insanların “bedenim benim, istediğim gibi kullanırım” tarzı yaklaşımlarını bir özgürlük ve insan hakkı gibi göstermesi insanlık adına utanılacak bir durumdur. Zira insanın yaşama hakkına kast eden hiçbir saldırıyı ve insana yapılan hiçbir işkenceyi kabullenemez ve adına özgürlük diyemeyiz. Kürtaj bir canlıya yapılabilecek en iğrenç işkencelerden biridir.
Bedenime dokundurtmam’ sloganı ile masumlaştırılmaya çalışılan bu cinayete yönelik insanlık damarımızı devre dışı bırakamayız. Kürtajı masum bir özgürlük hakkı gibi göstermek garabettir.
Haklı bir sağlık gerekçesi olmadığı halde; çeşitli bahaneler arkasına gizlenip kürtaj yaptıran kadınları ve onları destekleyen erkekleri MAZLUMDER olarak aklıselime, insan onurunu korumaya, cinayeti pervasızca savunmayı terk etmeye çağırıyoruz.
Anne karnındaki bir bebeğe karşı işlenen cinayetin ahlaken ve hukuken bir insanın öldürülmesinden farkı yoktur. Ancak kürtaja giden yolu kolaylaştıran kirli yolların da tedavi edilmesi gerekir. Yalnızca yasal düzenlemelerle meselenin halli elbette zordur, insanlık onurunu her şeyden önde tutan bir eğitim anlayışı ile insanın yetiştirilmesi gerekir.
Kürtajla parçalanan ceninin feryadını duymayanların, özgürlüğün diğer alanlarına, insan haklarının ve onurunun çiğnenmesine yönelik doğru bir duruş sergilemeleri mümkün olmaz.
Herkesi bir kez daha ciddiyetle düşünmeye, bütün insanların özgürlük ve adalet feryatlarını duymaya çağırdığımız gibi, kürtajla parçalanan ceninin feryadını da duymaya davet ediyoruz.
SALİH GÖNEN
MAZLUMDER YÖNETİM KURULU ÜYESİ