Basın Açıklamaları

Gündeme İlişkin Açıklamalar

Gündeme İlişkin Açıklamalar

ÜLKEMİZDE DARBELER SON BULSUN


12 Mart, 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleri milletimizin geleceğini elinden çalan tarihler olarak anılmaktadır. Darbelerde her fikirden vatandaşımız mağdur olmuş, düşünceler farklı olsa da acılar aynı şekilde yaşanmıştır. Bizler de bugün artık darbelerin tekrar etmemesi için gerekli önlemlerin hem devlet tarafından hem de vatandaşlarımız tarafından alınmasını talep ediyoruz. 
 
Fikri, ideolojisi, yaşam tarzı ne olursa olsun her türlü sivil toplum örgütü darbelere karşı tek yürek olmak zorundadır. İnsanlar fiziksel şiddet hariç her türlü düşüncelerini özgürce söyleyebilmeli ve ‘Hapse atılırım, davalarla mal varlığıma el konur.’ korkusu yaşamamalıdır. Darbelere karşı net önlemler alınmalıdır. Özellikle 28 Şubat darbesiyle başörtüsü takanları mazlum ve mağdur eden zihniyete karşı kanuni önlemler alınmadığı görülmektedir. İmam hatiplerde hala bazı subaylar, milli güvenlik dersi kalkmasına rağmen kızlarımızı ‘kanunlara dayanarak’ derslere almamaktadırlar. Başörtüsü yasağı fiili olarak devam ediyor, çünkü ne yazık ki önyargılı zalimlere karşı net kanunlar oluşturulmuş değildir.
ABD VE İSRAİL KAN DÖKMEYE DEVAM EDİYOR
 
Tüm dünyanın gözü önünde 60 yıldan fazla bir süredir Filistinli Müslüman kanı döken İsrail son günlerde Filistin de seri katliamlara başladı.
 
Bir haftadır ambargo altında yıllardır yoksulluk çeken Gazze ye hava saldırıları düzenleyen İsrail yirmiden fazla insanı öldürdü, onlarca insanı yaraladı, onlarca işyeri ve evi bombalayarak kullanılamaz hale getirdi.
 
Tüm dünyanın gözü önünde devam eden bu vahşetin sona erdirilmesi için dünyada ve bölgede tüm insanlık dostu kuruluş, devlet ve örgütleri olaya sessiz kalmamaya tepki vermeye davet ediyoruz.
 
İsrail katliamlarının en büyük yardımcısı ABD ise onun katliamlarına paralel olarak on yıldır işgal altında tuttuğu Afganistan da masum kanı dökmeye devam ederek katilliğini sürdürüyor.
En son ABD askerlerinin bu ülkede yaptığı seri katliamda 16 masum Afganistanlı hayatını kaybetti. Bu katliam 10 yıldır ABD askerlerinin işlediği binlerce katliamdan bir olarak kayıtlara geçti.
 
MAZLUMDER olarak İsrail’in Filistin de, ABD’nin Afganistan da uygulamaya devam ettiği soykırım ve insanlık suçunun bir an önce sona ermesi için BM teşkilatı, İslam Konferansı Teşkilatı, bölge ülkeleri ve erdemini kaybetmeyen kuruluş ve insanları tepki vermeye davet ediyoruz.  

İstiklal Marşı’nın yazılmasına sebep olan büyük savaşta tüm dünya müslümanları yanımızda olmuştur. Pakistanlı, Filistinli ve nice kardeş milletlerle beraber kanımız Çanakkale’de ve Anadolu’nun dört bir yanında akmıştı. Bugün Filistinli kardeşlerimiz hunharca ve kalleşçe öldürülmektedir. Hiçbir silahı olmayan, hatta yiyeceğe, ilaca muhtaç olan kardeşlerimizin üzerine bombalar yağmaktadır. İsrail’in bu zulmüne seyirci kalanlar elbette hem bu dünyada hem ahirette hak ettikleri adaleti bulacaklardır. Filistin’e yardım götüren bir barış gemisini, Mavi Marmara’yı dahi durduran, kardeşlerimizi öldüren İsrail barbarlığının bu sözlerimizi anlamayacağı, anlasa da dinlemeyeceği malumdur. O sebeple Mazlumder olarak diyoruz ki, masum insanları, bebekleri, yaşlıları, silahsız vatandaşları hunharca katleden zalim İsrail devletine karşı tüm dünya müslümanları ve vicdanı körelmemiş her dinden, ırktan dünya vatandaşları karşı koymalıdır. İsrail bir şekilde artık durdurulmalıdır. Birileri siyasi dengeler güderken orada kardeşlerimiz ölüyor. Onların yerinde biz de olabilirdik. Yetkililere sesleniyoruz. Oraya sizi getiren bu milletin hatırına artık İsrail’e fiili olarak da dur deyin. Daha fazla kan dökülmesin. İsrail’de yaşayan sağduyulu Yahudi vatandaşlar olduğunu da biliyoruz. Onları bahsettiğimiz eli kanlı katillerden ayrı tutuyoruz.
Suriye’de yaşananlar vahşetin ötesine geçmiştir. Beşar Esad’ın adalet anlayışı ortadadır. Dikkat edilirse dünya savaşlarının çoğu bugün müslüman ülkelerde, İslam topraklarında yaşanmaktadır. Müslüman devletler artık Cumhuriyet rejimine tam olarak geçmeli ve halk kimi seçerse onlar başa gelmelidir. Saltanat sadece Osmanlı’da işe yaradı. 600 yıl süren adaletli bir dünya hakimiyeti kuruldu. Artık saltanatlar işe yaramamaktadır. Zalim Beşar Esad Suriye’yi rahat bırakmalıdır. Dünya Müslümanları’nın birlik olması ancak liderlerini kendilerinin seçmesiyle mümkün olur. Türkiye Cumhuriyeti önderliğinde büyük bir Ortadoğu Birliği kurulmalı ve Avrupa ile ilişkiler bu birlik aracılığı ile devam etmelidir. Artık İslam coğrafyasında kan akmasını istemiyoruz. Bu kan hangi din, hangi ırk olursa olsun artık durmalıdır.

Ayrıca hayatı bin bir zorlukla geçen, sürgünlerde yaşam mücadelesi veren İstiklal Marşı şairimiz merhum ve mazlum Mehmet Akif ERSOY u saygı ve rahmetle anıyoruz. “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diyen Akif, darbe dönemlerini görseydi herhalde bir de Millet Marşı yazardı. Akif’in marşı milletimizin ortak duygu ve düşüncelerini yansıtmakta, ortak acıları göz önüne sermektedir.


Hacı YAKIŞIKLI 
MAZLUMDER Kayseri Şb. Yön. Kurl. Üyesi