Basın Açıklamaları

Dünyaya Ne Zaman Barış Günü Gelecek?

Dünyaya Ne Zaman Barış Günü Gelecek?
MAZLUMDER Diyarbekir Şubesi, 1 Eylül Dünya Barış Günü münasebetiyle bir açıklama yayınladı...

 

 

Dünyaya Ne Zaman Barış Günü Gelecek?


Barışa en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanlardan geçiyoruz. Türkiye, Kürdistan, Suriye, Mısır ve Ortadoğu... Gezi Parkı talepleri, çatışmasızlık süreci, Rojava’daki gelişmeler, Sisi askeri darbesi…

1 Eylül dünya barış günü özellikle Türkiye ve Ortadoğu barışı adına çok önemli yol ayrımlarından geçiyor. Bilhassa Türkiye’de Kürt meselesine ilişkin aylardır çatışmasızlık sürecinin devam ettiği tarihi bir dönemden geçmekteyiz. Silahların sustuğu ve müzakerelerin yapıldığı şu dönemde yakalanan bu büyük fırsat siyasal ve ideolojik rantlara kurban edilerek heba edilmemelidir. Bunu için her iki tarafa da büyük sorumluluklar düşmektedir. Sürecin kalıcı bir barışa evirilmesi kaçınılmaz olup bunun için siyasal iktidarın barışa yönelik bir an evvel somut adımlar atması gerekmektedir. Çünkü kalıcı bir barış ancak güven veren somut adımlarla sağlanır.

Bu bağlamda yeni anayasa yapım süreci kapsamında üzerinde çalışmalar yürütülen demokratikleşme paketi Kürtleri tatmin edici nitelikte olmalıdır. Başta Terörle Mücadele Yasası olmak üzere tüm antidemokratik yasalar kaldırılmalı, sivil ve demokratik bir anayasa yapılmalıdır. Seçim barajı engeli, anadilde eğitim/öğrenim hakkı, siyasi ve hasta tutsakların durumu, koruculuk sisteminin kaldırılması, kalekol yapımlarının son bulması, Roboski’nin faillerinin cezalandırılması, halkların kendi kaderini tayin hakkı bağlamında Kürtlerin Kürdistan meselesine dair statü hakkı konularında acil ve kararlı çalışmalar yürütülmelidir. Ve süreç seçimler gerekçe gösterilerek uzatılmamalıdır. Ayrıca dört parçadan Kürtlerin katılımı ile eylül ayında gerçekleştirilecek olan Kürdistan Ulusal Konferansının dünya barışına hizmet edeceği öngörüsü ile tüm katılımcıları konferansı sağduyu ile gerçekleştirmeye davet etmekteyiz.

Suriye’deki iç savaş nedeniyle Suriye halkının ve Rojava Kürtleri’nin yaşadığı trajedi katlanılır boyutta değildir. PYD ve bazı gruplar arasında çıkan çatışmalar ve Esed rejiminin kendi halkına reva gördüğü katliam kabul edilemezdir. Amerika’nın Irak ve Libya’ya da “barış” tesis etme gerekçesi ile girdiği ve buralarda barışı hala tesis edilemediği göz önünde bulundurulduğunda Suriye’ye müdahalesi oldukça düşündürücüdür. Aynı şekilde Mısır’da demokratik halk oylaması ile başa geçen siyasal iradeye yapılan askeri darbe yirminci yüzyılda Ortadoğu demokrasisi adına utanç vericidir. Askeri darbeye yönelik halk ayaklanması ve direnişine yapılan müdahale ve katliamlar ise insan hak ve özgürlükleri açısından son derece tehlikeli bir boyuttadır.  

MAZLUMDER olarak; İnsan hakları savunucularını ve tüm barışseverleri dünya mazlum halkların yanında olmak, barışı savunmak için ve daha adil bir dünyada yaşamak için savaş çığırtkanlarına karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. Allah’ın arzı yeryüzündeki tüm insanlığa yetecek kadar genişken iç ve dış savaşların yaşandığı dünya coğrafyasında akan kanların hesabını ancak mazlum halkların yanında durmasını bilen, toplumsal şahitliğini cesurca yapabilecek olan hak ve özgürlük mücadelecileri verebilirler. Sessizlik dehlizine dalanlar ise Suriye’de, Mısır’da ve zulüm altındaki tüm coğrafyalarda mazlumların gözyaşında boğulacaklardır. Tarih sessiz kalanları vicdanlarda boğulacak ve kara bir leke olarak unutturmayacaktır.

 
MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi