MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL, Doğu Türkistan'daki olaylara ilişkin basın açıklaması yapmıştır.
Doğu Türkistan’da Yaşanan/Yaşanabilecek Olan Olaylara Karşı Uyarıyoruz
18 Haziran tarihinde Doğu Türkistan’da Çin polisinin 8 yaşında bir Müslüman/Türk kızına tecavüz ettiği ve ardından öldürdüğü iddiaları ile başlayan çatışmalarda bugüne kadar 50’nin üzerinde Doğu Türkistan Türk’ünün öldürüldüğü belirtilmektedir.
Çin polisinin Doğu Türkistan’da şehir merkezlerinde barikatlar kurduğu, güvenlik önlemi adı altında keyfi uygulamalar ve tutuklamalar yaptığı, tutuklanan kişilerin nereye götürüldükleri, nerede tutuldukları hakkında yakınlarına ve avukatlarına bilgi verilmediği ifade edilmektedir.
1949 yılından bu yana Çin’in işgali altında bulunan Doğu Türkistan halkı bu süre boyunca onlarca katliama, asimilasyon çalışmasına, yok saymaya, işkence ve kötü muameleye maruz kalmış en son da Urumçi katliamıyla büyük bedel ödemiştir. Doğu Türkistan’da öteden beri süregelen; zorunlu kürtaj, müslüman bölgelere zorunlu Çinli yerleştirme, Müslümanların zorunlu göç ettirilmesi, asimilasyon gibi sorunlar bir yana son on gün içinde yaşanan gelişmelere bakıldığında;
* Müslüman kadınların tesettüre uygun giyinmeleri durumunda ağır para cezalarına çarptırıldıkları,
*Ay yıldızlı tişört giyen gençlerin nedensiz gözaltına alındıkları,
*“Ben Müslümanım” diyenlerin nedensiz gözaltına alındıkları,
*Doğu Türkistan sokaklarında yoğun askeri hareketlilik olduğu, askeri birliklerin ağır mekanize birliklerle birlikte hareket ettiği,
*Son on gün içinde yüzlerce Müslümanın gözaltına alındığı ve kendilerinden haber alınamadığı,
*Çin polisinin ev ve işyerlerini izinsiz basarak aramalar yaptığı, İslami içerikli DVD, CD, kitap vb. materyaller bulunduğunda işyerlerinin mühürlendiği, ev sahiplerinin gözaltına alındığı,
*Hastane, taksi, otobüs gibi araçlara sakallı ve peçeli binmenin yasaklandığı, bu kişileri araçlarına alanların araçlarının trafikten men edildiği,
Haberleri alınmaktadır.
Çin devletinin sicili bozuk geçmişi göz önüne alındığında, yapılan uygulamalar ve askeri hareketliliğin yeni bir katliamın habercisi olabileceğini düşünüyor ve tarih sayfalarına insanlığı utandıracak yeni bir katliamın yazılmaması için herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Bir kapalı toplum örneği olarak Çin devleti de Doğu Türkistanlılara uyguladığı şiddet ve baskı politikalarını “uluslararası dengeler”in arkasına saklanarak gizleyebilmekte ve uluslarüstü toplumun tepkilerini bu pazarlıklar üzerinden kontrol edebilmektedir.
Eğer bu katliam gerçekleşirse sorumlusu, sadece işgalci ÇİN devleti değil; itibarı uzun zamandır tartışmalı olan başta İİT ve BM olmak üzere bütün uluslarüstü güçler ve mekanizmalar olacaktır.
Ahmet Faruk ÜNSAL
MAZLUMDER Genel Başkanı