Basın Açıklamaları

DİYARBAKIR ŞUBE: LİNÇ KÜLTÜRÜNÜN YAYGINLAŞTIRILMASI SAĞDUYUYU YOK EDER

MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı Av. Selahattin ÇOBAN ''Bazı il ve İlçelerde artan linç girişimleri, şiddet ortamının yaygınlaştırılmasına ilişkin" aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

LİNÇ KÜLTÜRÜNÜN YAYGINLAŞTIRILMASI SAĞDUYUYU YOK EDER

Bursa İnegöl ve Hatay Dörtyol'da yaşanan olaylar sonrası, "Kürt" yurttaşlara yönelik yaşam hakkını ihlal edecek düzeyde saldırılar gerçekleştirilmiş, bireyler linç edilmiş ve yine "Kürt" yurttaşlara ait birçok işyeri, ikametgâh kundaklanmış ve yağmalanmıştır.

Kürt yurttaşlara yönelik bu saldırıları, saldırının faillerini ve organize eden güç odaklarını kınıyoruz. Söz konusu saldırılar, toplumsal barışı ve halkların kardeşliğini hedef alan provokatif eylemlerdir.

"Kürt Sorunu"nun çözümsüzlüğü ve bununla bağlantılı gelişen şiddet ve çatışmalar, her şeyden önce bu toplumda yeni bir ayrışma ve gerilim atmosferi yarattığı kadar, birçok alanda insan hakları ihlallerine de zemin hazırlamaktadır.

Her şiddet ve ölüm, bu ülkede yaşayan insanların yüreğinde ve vicdanında yeni ve derin yaralar açmaktadır. Yaşam hakkı ihlal edilen her asker ve militan bizim insanımızdır. Yitirdiğimiz, bizim canımızdır. Her ölüm ve acı daha fazla gözyaşı olarak yeni şiddet ve ayrışma tohumuna zemin hazırlarken, halkların birlikte yaşama iradesine derin darbeler vurmaktadır. Bu nedenle toplumsal ayrışmayı derinleştirecek olan her türlü çabanın önüne geçilmeli, mutlaka toplumsal barışın zeminine katkı sağlanmalı ve sağduyu elden bırakılmamalıdır. Yaşanacak yeni ölümler ve şiddet bu ülkede ortak yaşamın alanını daraltacaktır.

Ölü bedenler üzerinde yapılan tahribat ve insanlık dışı muamelenin faillerinin araştırılıp ortaya çıkarılması ve yargılanması yerine, bu fiilin normal bir olaymış gibi gösterilmeye çalışılması hepimizi derinden yaralamış ve bu tutum bizleri ciddi ölçüde kaygılandırmıştır.

Bunun yanı sıra, şiddet ve ölüm haberleri karşısında ortaya konulacak tepkinin, yeni hak ihlalleri doğuracak nitelikte olmaması ve şiddet içermemesi gerekmektedir. Bu bağlamda farklı il ve ilçelerde hem Barış ve Demokrasi Partisinin hem de Adalet ve Kalkınma Partisinin il ve ilçe teşkilatlarına yapılan saldırıları kabul edilemez buluyor ve kınıyoruz.

Ayrıca; Barış ve Demokrasi Partisi yetkilileri ile diğer Sivil Toplum Örgütlerinin olay yerlerinde yapacağı görüşme, araştırma ve incelemelerin engellenmesine yönelik tutumlarını (idarenin güvenlik bahanesi ile de olsa) kabul edilemez buluyor ve bir devlet zaafı olarak görüyoruz; hakikat ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için engellemelerden vazgeçilmesini talep ediyoruz.

Yaşanan ölümler sonrası özel olarak çatışma ve kaos yaratacak olan söylemlere karşı, ısrarla demokrasi ve yeni bir demokratik anayasa için çabalarımızı ortaklaştırmalı, çatışmalar yerine barışa katkı sağlayacak bir çalışma içinde olmalıyız. Bu konuda özellikle başta tüm siyasiler olmak üzere herkesi çatışmacı ve militer bir dil ve söylemden uzak durmaya davet ediyoruz.

PKK, Kürt yurttaşlara birer saldırı olarak dönen eylemlerine son vermeli; silahı bir hak arama yöntemi olarak kullanmaktan vazgeçmelidir.

MAZLUMDER olarak; yaşam hakkını, mülkiyet hakkını, özgürlük ve güvenlik haklarını zedeleyen bütün eylem, saldırı ve ihmalleri kınıyor, bu durumdan dolayı yönetsel ve siyasal sorumluluğu olanları, kamuoyuna hesap vermeye davet ediyoruz.

MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı

Av. Selahattin ÇOBAN