Basın Açıklamaları

DEĞERLERİMİZ ÜZERİNDEN BİR PROVOKASYON YAŞANMAKTADIR

DEĞERLERİMİZ ÜZERİNDEN BİR PROVOKASYON YAŞANMAKTADIR
DEĞERLERİMİZ ÜZERİNDEN BİR PROVOKASYON YAŞANMAKTADIR

                          DEĞERLERİMİZ ÜZERİNDEN BİR PROVOKASYON YAŞANMAKTADIR

Değerli Basın mensupları!

Dünyada gündem akıl almaz bir hızla değişmektedir. Suriye’yi tartışırken araya başka gündemler girmekte, bir anda bizi yürekten yaralayan, “zaman ayarlı bir bomba gibi” Müslüman toprakların hepsinde patlayan fakat amacı başka olaylar yaşıyoruz. Tarih boyunca “sana fedayız ya resulullah” dediğimiz peygamberimize hakaret içeren bir filmin gündeme oturması, böyle zaman ayarlı bir bomba işlevi görmekte, Müslüman toplumları galeyana getirmekte ve ağır sonuçlara yol açabilecek şiddet olayları yaşanmaktadır.

Peygamberimize veya başka bir değerimize hakareti elbette kabul etmeyiz ve bu tür girişimleri lanetliyoruz. Bu hakaret teşebbüslerini bertaraf edecek çabalarımız elbette olacaktır. Ancak bir anda bu tür gündemlerin artmasının da bir gayesinin olduğunu unutmamak gerekir. Hele İslâm topraklarında bir değişim rüzgârının estiği dönemde, batının Avrupa ve Amerika olarak farklı sesler çıkardığı bir zaman diliminde, Amerika’da seçim hesaplarının kasırga üretecek bir yarışa doğru gittiği bir vakitte ve hemen yanı başımızda yaşanan Suriye gerçeğiyle zor anlar yaşarken, peygamberimize hakaret içeren bir filmin yayınlanması üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Değerlerimize saldırı karşısında duyarlı olmalıyız ama “bu filmde bir filmin olduğunu da” göz ardı etmemeliyiz. Tepkilerimizin ölçüsünü iyi ayarlamalıyız. Libya’daki bir sonucu doğurabileceğini düşünerek, tepkilerimiz “kan kokusu almış köpek balığı” saldırısına yol açmamalıdır. Zira sular bulanmakta ve İslâm topraklarının çevresinde, sinsi köpek balıkları dolaşmaktadır. Bunlar bizim duyarlı tepkilerimizi kendi hesaplarına nasıl kullanacaklarını hesaplamaktadırlar. Bizimde hesabımız buna göre olmalıdır.

Değerli basın mensupları!

Sanat adına veya başka bir sebep üreterek değerlerimize hakaret edilmesini kabul edemeyiz. Kimse sanat icra ediyorum aymazlığıyla Müslümanların başının tacına dil uzatamaz. Bu tür girişimler, elbette gönül arzu eder ki, dünyanın bütün aklı başında insanları tarafından, ortak bir dil ve müdahale ile ağır sonuçlara yol açmadan yok edilsin. Ancak asırlardır dünyayı sömürenler, yeni bir iştahla başka hesapların peşinde koşmakta, ağır sonuçlara yol açacağını bilerek, sanatı da amaçlarına hizmet için kullanmaktadır. Oysa hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz ve dünya artık her olayın anında duyulduğu bir köy hükmündedir. İnsan kıyameti kendi elleriyle hazırladığını göremeyecek bir “sömürü inadıyla” yol almaktadır. Bu sömürü inadı hepimizi ateşe sürüklemektedir. Duyarlılığımızı buna göre ayarlamak, şekillendirmek ve hesaplarımızı bunları dikkate alarak hayata geçirmek zorundayız.

Malatya’da faaliyette bulunan sivil toplum örgütleri olarak: Bütün dünyayı, gözü kan ve sömürü bürümüş liderleri ve çevreleri, “bu kan yalnızca Müslümanları değil hepinizi yutar” diye uyarıyoruz. Halkımız ve dünya Müslümanları da tepkilerini, bu zalimlerin, kan içici ve gözü sömürüyle dönmüş çevrelerin kullanamayacağı şekilde ayarlamalıdır.

                                                                                                                                                                            MAHMUT BALCI

Malatya Sivil Toplum Örgütleri ADINA

MAZLUM DER     TİMAV  MEŞALE  BİLSAM     SALKIMDER       TAŞEMDER   TECDE DER    HANDER  

MEMURSEN EĞİTİM BİRSEN        YAĞMUR DER    DİN GÖREVLİLERİ  DERNEĞİ    DİYANET SEN  HAK-İŞ