Basın Açıklamaları

Bangladeş'te Cemaati İslami Mensuplarına Yönelik Baskı Ve Zulme Son Verilmelidir

Bangladeş'te Cemaati İslami Mensuplarına Yönelik Baskı Ve Zulme Son Verilmelidir

 

MAZLUMDER, Bangladeş'te Cemaat-i İslamı liderlerine dönük idam kararları ile ilgili Banladeş Büyükelçiliği önünde düzenlediği etkinlikte Genel Başkan Ahmet Faruk ÜNSAL Cemaat-i İslam'a dönük baskı, yargılama ve idamların Hindistan'ın etkisiyle olduğunu ve amacın siyasi tasfiye olduğunu açıkladı. İdam kararlarının iptalini ve tutukluların serbest bırakılmasını talep etti. Ayrıca Myanmar-Arakan müslümanlarının ülkelerindeki zulümden kaçarak Bangladeş'e sığınmasını engel olan Şeyh Hasina yönetimindeki Bangladeş Hükümetinin Hindistan-ABD merkezli müslümanların siyasi hayattan tasfiyesi operasyonundan vazgeçmesi çağrısı yaptı. Daha sonra MAZLUMDER Ankara Şubesinin hazırlamış olduğu basın açıklaması metnini Şube Başkanı Şerife Gül ARIMAN okudu.


Basın Açıklaması Metni:


Bangladeş’te geçtiğimiz üç yıl boyunca süren muhaliflere yönelik baskı ve ihlaller, özelde Cemaati İslam mensuplarını, genelde ise İslami grupların tümünü hedef almıştır. İçlerinde Cemaat-i İslami Partisi lideri Motiur Rahman Nizami ve eski lider 91 yaşındaki Ghulam Azam’ın da bulunduğu sekiz idareci, 1971’deki dokuz ay süren “ayrılık savaşında” savaş suçu işledikleri iddiasıyla tutuklanmışlar, idam talebiyle yargılanmışlar ve Ghulam Azam’ın da içinde bulunduğu 4 kişi hakkında idam cezası kararı verilmiştir.


2010 yılında tutuklanan Ghulam Azam’ın durumu; iki yılı aşkın bir süredir gayr-i adil bir şekilde yürütülen süreç ve hukuki bir mesnede dayanmadan hakkında verilen idam kararı, maalesef uluslararası kamuoyu ve insan hakları kuruluşlarınca da göz ardı edilmektedir.


Yargılamaları protesto etmek üzere yapılan gösteriler sonucunda şimdiye kadar 5500 kişi tutuklanmış ve bunlardan sadece 300 kişi serbest bırakılmıştır. Keyfi tutuklama ve gözaltılarda şiddet uygulandığı iddiası yaygınlaşmakta olup, yönetimin ulusal basına uyguladığı blokaj sebebi ile konu uluslar arası kamuoyunun gündemine de yeterince taşınamamaktadır.

 

4 Eylül 2010 Cuma günü Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina (Sheikh Hasina), Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, 1971 Bangladeş “Ayrılma Savaşı”nda işlenen suçlarla ilgili Uluslararası Suçlar Mahkemesi kurulmasından söz etmişti. Başbakan Şeyh Hasina, savaş suçlarıyla ilgili yapılacak yargılamanın, Bangladeş’in onaylamış olduğu Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kuran Roma Statüsü’nün ruhuna da uygun olacağını ifade etmişti. Ülkede yaşanan ihlallere temel oluşturan Başbakan Hasina’nın bu yaklaşımının hukuki dayanağı yoktur. Roma Statüsü’ne göre Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yargı yetkisi, üzerinden 40 yıl geçmiş olan suçları kapsamamaktadır. Ayrıca, o günkü adı Doğu Pakistan olan Bangladeş’in, Birleşik Pakistan’dan kopma savaşı sürecinde Pakistan Ordusu ile işbirliği yaptığı iddia edilenlerin savaş suçları dosyaları 1972 ve 1973 yıllarında Bangladeş mahkemelerinde görülmüş, 1974’te Pakistan’ın Bangladeş’i tanımasıyla mesele halledilmişti. Bugün suçlananların hiçbiri o gün ne itham edilmiş ne de suçlu bulunmuşlardı. Ayrıca Cemaat’in tutuklu bulunan beş üst düzey yöneticisinden dördü 1971 “Ayrışma Savaşı”nda öğrenci, diğeri ise Cemaat’e 1973’te katılmıştır. Ayrılma sürecinde Cemaat yöneticisi olması imkânsız olan, hatta o tarihlerde Cemaat’e üye dahi olmayan kişilerin bugün savaş suçu işledikleri gerekçesiyle yargılanmaları, siyasi tasfiyeden başka bir şey değildir. Bu tasfiye, ABD-Hindistan kolonyalizminin Şeyh Hasina taşeronluğu eliyle, küresel istikbara direnebilme takati en yüksek olan ve Afganistan ve Pakistan’da bir türlü kurutulamayan İslami muhalefetin bölgeden tamamen süpürülmesi çabasıdır. Ayrıca yaşanan bu tartışmalar ülkedeki sosyo-ekonomik geriliğini daha da ağırlaştırmakta, her türlü yatırım ve istikrarı engellemektedir. 


MAZLUMDER olarak, başta Bangladeş hükümetini, Ghulam Azam ve 4 kişi hakkında verilmiş idam kararlarının infazının derhal durdurması, ve muhaliflere yönelik baskı, keyfi yargılama ve tutuklamalardan vazgeçilmesi çağrısında bulunuyoruz.


 

Şerife Gül ARIMAN 

MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı