Biz bu bağlamda halkların hissettiği kardeşlik duygusunu İslam ülkelerini yöneten devlet adamlarının da hissetmelerini temenni ediyor; onlara akıl, izan, basiret ve cesaret telkin ediyoruz.
Birçok üniversiteli gencimizi kaybettiğimiz sağ-sol çatışmaları sonucunda sözümona 'şartlar olgunlaşınca' yapılan 12 Eylül Darbesiyle de henüz hesaplaşabilmiş değiliz. Halen darbecilerin villalarda yaşadığı, darbecilerin yaptığı yasakçı anayasanın yürürlükte olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Darbecilerle hesaplaşılmamış olması, buna teşebbüs eden savcıların başına gelenler darbe özlemi içinde olanları cesaretlendirmektedir. İçinde yaşadığımız ülke darbe yapanların yanına kar kalan bir ülke olmaktan çıkarılmalıdır. Bu anlamda Ergenekon davasının sonuna kadar götürülmesi, hiçbir grupla hiçbir pazarlık yapılmadan bu davanın sonuçlandırılması gerektiğine inanıyoruz.
Diğer taraftan üniversite kayıtlarının yapıldığı şu günlerde başörtüsü yasağı yine acımasız ve zalim yüzünü gösterdi. Bu konuda 'Türkiye'nin tek meselesi bu mu?', 'Başka sorunumuz yok mu?' diyenlere şunu söyleyebiliriz. Elbette tek mesele bu değildir. Ancak başörtüsü de bir mesele ve önemli hem de önemli bir mesele olarak önümüzde durmaktadır. Biz ülkemizin ekmek meselesinden en önemli entelektüel meselesine kadar bütün meselelerinin çözümüne varız.
Daha özgür, daha yaşanılır bir ülke ve bir dünya ümidiyle haftaya aynı gün ve aynı saatte buluşmak üzere sizleri Allah'a emanet ediyor, katıldığınız için teşekkür ediyoruz.
Akyazı Başörtüsüne özgürlük
Platformu adına
Eğitimbir Sen Adına
Muammer Yücel