TBMM yemin töreni, YSK ve yargı kararları neticesinde bazı siyasilerin aldığı boykot kararı ile değişen ülke gündemi sokaklarda da istenmeyen görüntülerin oluşmasına neden olmuştur.
Olaylara müdahale eden kolluk kuvvetlerinin gruplara müdahale esnasında göstericilere yönelik aşırı güç kullanımı özellikle de atılan gaz bombaları neticesinde kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu çok sayıda insanın zarar görmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Demokrasi ve özgürlük taleplerini dile getiren grup ve şahısların eylemlerde şiddet kullanmaları, Molotof kokteyli, taş, sopa kullanarak etrafa saldırmaları, banka şubelerini, toplu taşım vasıtalarını kundaklamaları, kolluk kuvvetlerine saldırmaları ve yolları trafiğe kapatmaları sırasında ciddi hasar ve can kayıpları kamuoyunun malumudur.
Bu tür şiddet yollarının hak arama yöntemi olarak görülmesi anlaşılabilir bir durum olmayıp amaca da hizmet etmemektedir. Bu nedenle tüm toplumsal kesimleri hak ve taleplerini barışçıl yöntemlerle dile getirmelerini ve sağduyulu davranmalarını bir kez daha hatırlatıyoruz.
Bu vesile ile bir kere daha çağrımızı yineliyoruz. Kolluk güçleri, kendilerine verilen yetkiyi şartlar ne olursa olsun dikkatli ve ölçülü kullanmak, sağduyulu ve soğukkanlı davranmak zorundadır. Bu devletin vatandaşına olan en önemli vazifelerinden birisidir.
Aralarında milletvekillerinin de bulunduğu ve milletin hakkının gasp edilmesine yönelik itirazlarını dile getiren kalabalığa yönelik emniyet güçlerinin orantısız güç kullanımı, özellikle de aşırı gaz kullanımı _daha yakın zamanda bir vatandaşımızın ölümünü tetikleyen bir neden olarak hafızalarda iken _ yine taksim sokaklarında uygulanmıştır.
Özellikle basında yer alan elektro cop uygulamasının da emniyet tarafından açıklamaya muhtaç olduğu aşikardır. Bu nemenem bir alet olup insan üzerindeki etkileri nedir ki üç günlük rapor gerektiren bir yaralanmaya neden olmaktadır. İşkenceye sıfır tölerans ifadesi ile karakollardan kalktığı söylenen zulmün direkt meydanlarda uygulanması kabul edilemez.
Bu vesile ile daha yeni toplum iradesinin ortaya konduğu seçimlerden çıkmışken baskıcı ve totaliter bir devlet görüntüsü ve şiddetin araç olduğu eylemler barışa hizmet etmemekte toplumsal fay hatlarını tetiklemektedir.
Tüm kesimleri sağduyulu olmaya davet ederken devlet aygıtını kullanan iktidar ve kurumlarını halkın hak ve özgürlüklerine daha saygılı olmaya davet ediyoruz.
MEHMET CÜNEYT SARIYAŞAR
MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBE BAŞKANI