2010 YILINDA İNSAN HAKLARI
İnsanın, doğuştan sahip olduğu kabul edilen, mutlak ve vazgeçilemez olduğu bir takım temel hakları mevcuttur. İnsanlar arasında dil, din, mezhep, ırk, renk, yaş, cinsiyet ayırımı yapmadan sevgi, saygı, dostluk ve kardeşlik duygularını geliştirmek amacıyla sahip olması gereken hakların tümüne "İnsan Hakları" denir.
"İnsan Hakları" ilk kez, Hz. Muhammed'in (SAV) "Veda Hutbesi" ile gündeme geldi. Daha sonraki yıllarda bazı ülkelerde insan hakları ile ilgili muhtelif kanun ve bildiriler kabul edildi. Uluslararası alanda ise bu temel haklar, 10 Aralık 1948 yılında Birleşmiş Milletler (BM) örgütü tarafından kabul edilerek "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi" adıyla 30 madde halinde yayınlandı. Dünyada birçok ülke bu bildirgeyi onaylayarak kabul etti. Bu nedenle 10 Aralık günü tüm dünyada "İnsan Hakları Günü" olarak kutlanmaktadır.
Günümüzde, dünyanın değişik bölgelerinde başta en temel insan hakkı olan "Yaşam Hakkı" olmak üzere birçok "İnsan Hakkı" ihlâllerine rastlanılmaktadır. Örneğin Filistin'de, Somali'de, Afganistan'da, Çeçenistan'da, Irak'ta, Keşmir'de, Doğu Türkistan'da, Pakistan'da çok açık bir şekilde "İnsan Hakkı" ihlâlleri yaşanmaktadır. Bu ülkelerde suçsuz ve günahsız insanlar öldürülmekte, ırz ve namusları lekelenmekte, hapishanelerde haksız yere tutulmakta, işkence ve eziyetlere maruz bırakılmakta, açlık ve susuzluğa mahkûm edilmektedirler. Tüm bunları sözde "İnsan Hakları" savunucusu kesilen batılı emperyalist ülkeler yapmaktadır.
"İnsan Haklar" konusunda ülkemiz de istenilen seviyeye yükselmiş değildir. Ülkemizin kimi yerleri kamusal alan dayatması ile bölünmüştür. Eğitimde fırsat eşitliği tam olarak sağlanamamıştır. Din eğitimi kanunlarla sınırlandırılmıştır. Töre ve aile cinayetleri bitirilememiştir. Kadınlara karşı ayrımcılık ve şiddet önlenememiştir. Düşünce ve fikir özgürlüğü yeterince yerleştirilememiştir. Basın suçu nedeniyle birçok gazeteci ve yazar cezaevinde yatmaktadır. Darbeci zihniyetler darbelerden medet ummakta ve mücadelelerini sürdürmektedirler. 12 Eylül, 28 Şubat gibi darbe dönemlerinde yargısız infaza tabii tutulan birçok subay ve astsubay ordudan atılmış ve hâlâ kanuni haklarını alamamıştır.
MAZLUMDER Trabzon Şubesi olarak, ülkemizde ve dünyada yaşanan her türlü "İnsan Hakkı" ihlâllerinin son bulmasını ve tüm insanların barış içinde yaşanmasını temenni ediyoruz. Saygılarımızla. 10.12.2010
MAZLUMDER Trabzon Şubesi
Yönetim Kurulu