BASINA VE KAMUOYUNA
Suriye'deki tüm şehitleri buradan selamlıyoruz! Suriye özgür yaşasın diye kanlarını son damlaya kadar veren şehitlere "kanlarınız boşuna gitmeyecektir" diyoruz .Bu kanlar bizi ne kadar acıttıysa o kadar DA özgürlüğün önemini gösterdi. Bu kanlara değer ve saygı göstermek için buradayız.
Altı bin yıllık bir ülkeden bahsetmek çok uzun süreceği için medeniyetin beşiği olan Suriye'nin en karanlık son 41 yılından bahsedeceğiz:
(Esad ailesi) şimdiye kadar ne yaptı? Askeri darbe ile cumhurbaşkanlığını ele geçiren Hafız Esad tüm askeri darbedeki yardımcılarını idam etti veya müebbet hapse çarptırarak rakipsiz kalmayı başardı. Tüm siyasi partileri de kapatarak ve muhalif siyasetçileri tasfiye ederek, kendisine bağlı partiyle ülkeyi yönetmeye başladı. Baas Partisinin dışında siyasi bir arayış içine giren, siyasetle ilgilenen herkes ya müebbet hapse mahkum oldu ya da idam edildi.
1979 yılında halkın başlattığı yönetim karşıtı kitlesel gösterilere katılanların önemli bir kısmı acımasızca öldürüldü. 1982'de hükümete muhalif olduğu gerekçesiyle tarihte eşine az rastlanır bir katliama sahne olan Hama şehri Hafız Esad tarafından yerle bir edildi. Hama'da 40.000, diğer şehirlerde 30.000 insan hayatını kaybetti. Camiler, kiliseler, okullar, resmi ve özel binalar, kısacası şehir yok edildi.
Hafız Esad'ın ölümünden sonra, oğlu Beşşar Esad'ı Cumhurbaşkanı yapmak için Suriye anayasasını yarım saat içinde değiştirdiler. Cumhurbaşkanı olma yaşını 40 yerine 34'e kadar düşürdüler. Şimdi Beşar Esad, babasının izinden giderek 1980'li yıllarda yaptığını tekrarlıyor, yani muhalefet edenleri ya öldürüyor ya da hukuksuz bir şekilde tutuklayıp kimsenin haber alamayacağı şekilde kaybediyor.
Beşar Esad'dan emir alan askerler ve tüm polis teşkilatları Der'a, Humus, Banyas ve Hama'ya saldırıyorlar, protestoculara canlı kurşun yağdırıyorlar. Der'a şehrinde gıda ve su kıtlığı başladı, elektrikler kesildi ve iletişim sağlanamıyor. Suriye genelinde olaylar başladığından bugüne kadar 1000'den fazla kişi hayatını kaybet, binlerce yaralı çok zor durumda yaşamaya çalışıyor. Gözaltına alınan 10 000 kişiden haber alınamıyor.
Der'a'da sokağa çıkma yasağı devam ediyor ve sağlıklı haber alınamıyor. Dünya medyasından hiç kimsenin olay olan yerlere ulaşmasına izin verilmiyor. İnsan Hakları Örgütleri de olayların meydana geldiği yerlere yaklaştırılmıyorlar.
Bugün bizim burada bir araya gelmemizi sağlayarak, mücadelemize destek veren ve uzun zamandan beri Suriye'deki sorunlarla ilgilenen MAZLUMDER'in Suriye'deki olayları yerinde inceleme talebine, Suriye yönetimi izin vermiyor. Çünkü doğruların ve işlediği cinayetlerin ortaya çıkmasını istemiyor.
Biz Türkiye'de yaşayan Suriye vatandaşları olarak ülkemiz ve ailelerimiz için büyük bir endişe içindeyiz. Bu katliamın hemen durdurulmasını ve halkın istediği bir yönetimin iş başına gelmesini istiyoruz. Diktatörlüğe, zulme, baskıya, haksızlığa son verilmesini; herkesin özgürlük ve adalet içinde yaşamasını istiyoruz. Bu yolda sonuç alıncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi herkesin bilmesini istiyoruz.
Bize destek veren Sivil Toplum Kuruluşlarına, Türkiye halkına, öğrenci arkadaşlarımıza ve tüm medya mensuplarına teşekkür ederiz. 14.05.2011
TÜRKİYEDE YAŞAYAN SURİYE VATANDAŞLARI
ADINA MÜCAHİT SAĞMAN
MAZLUMDER GAZİANTEP ŞUBESİ