Basın Açıklamaları

SURİYE’DEKİ TÜRKMENLERİN KİMLİKLERİ VE HAKLARI GÖZARDI EDİLEMEZ

SURİYE’DEKİ TÜRKMENLERİN KİMLİKLERİ VE HAKLARI GÖZARDI EDİLEMEZ
Suriye’de 1,5 ila 3 milyon arasında bulunduğu ifade edilen Türkmen nüfusu, yaşadıkları...

Suriye’de 1,5 ila 3 milyon arasında bulunduğu ifade edilen Türkmen nüfusu, yaşadıkları yıllar içinde kendi kimliklerini korumaya çalışmış ve halen de var olma mücadelesini sürdürmeye çalışmaktadır.

Ortak tarihi kader ve birlikteliklerin yaşandığı coğrafya on yıllardır katliamlar asimilasyon ve temel insan hakları ihlallerine sahne olmaktadır. Sınırların belirlenmesi ile 1963 Hafız Esad rejiminden itibaren Suriye’de kalan Türkmenler de Suriye halkının yaşadığı ihlallere ek olarak tam bir asimilasyon sürecine tabi tutulmuş, yıllardır süren kimliksizleştirme, baskı ve zulüm politikası artarak devam etmiştir.

MAZLUMDER olarak, Suriye halkının ve özelde Türkmenlerin yaşadığı insanlık dramına ve asimilasyona karşı çıkıyor, her tür insanca yaşama taleplerine destek veriyoruz. Bu kapsamda:

  • Suriye’de yaşayan Türkmenler, öncelikle temel yaşam hakkı ihlalleri giderilmeli, etnik kökenleri sebebiyle uğradıkları tutuklama, kaçırılma, cinayet, yargısız infazlara son verilmeli, bütün hak ve hürriyetleri kullanmaları sağlanmalıdır.
  • Baskı ve zulüm döneminde sürgün ve göç ettirme hamlesine maruz kalmış kişiler hakkında takibatlar ve engellemeler kalkmalı, ülkelerine ve ailelerine geri dönme imkânı tanınmalıdır.
  • Kendilerini ifade etmenin yolları olarak sosyal hayatın vazgeçilmezi olan dernek, vakıf, sendika gibi oluşumların hayat bulmasını sağlayan yasal zemin oluşturulmalıdır.
  • Şimdiye kadar uygulanan baskı ve zulümler sonucu anadillerini unutma ve sosyla alanda işlevsiz hale gelen Türkmenlerin anadillerini öğrenme ve eğitim görme hakkı tanınmalı, etnik kültürlerini yaygınlaştırmaları ve gelecek kuşaklara aktarmaları için okul açma, yaşadıkları yerlere kendi dillerine uygun isim verme ve gerekli diğer kültürel faaliyetleri yapmalarına müsaade edilmelidir. Eğitim sisteminde bulunan ötekileştirme ve aşağılama içerikli programlar kaldırılmalı ve kendi etnik kimliklerini tanıyan ve geliştirmeye müsait programlar benimsenmelidir.
  • Tarihte yaşanan bir takım sebeplerle kendi köylerinden uzakta yaşamak zorunda kalan akrabalarının pek çoğu ile ailesel ilişkilerini sürdüremeyen tüm etnik ve dini gruplara, bu özelde Türkmenlere kolaylaştıran formüller geliştirilmelidir.
  • Mülkiyet hakkı ile ilgili haksızlıklara son verilmesi için gerekli girişimler yapılmalı ve yaşadıkları toprakların üzerindeki temel mülkiyet hakkı tanınmalıdır.
  • Kimliklerine uygun, insanca ve refah içinde yaşamak istemeleri ve gelecek nesilleri kendi tercihlerine göre yetiştirmek olan bu insanların kendi dini ve mezhebe bağlı inancını yaşama imkânı sağlanmalı, resmi inanış ve ideoloji dayatılmamalıdır.

Yoğun insan hakları ihlallerinin kontrol edilemez bir şekilde yaşanmaya devam ettiği coğrafyada Suriye halkı özelinde Türkmenler ve muhalefetteki tüm dini ve etnik kimliklerin taleplerinin dikkate alınması için MAZLUMDER olarak katliamların başladığı 2011 Mart ayından beri dile getirdiğimiz çağrımızı burada yineliyoruz.

On yıllardır demir yumrukla yönetilen Suriye rejimi, hürriyet, haysiyet ve şerefleri elinden alınan binlerce muhalifi kadın, erkek, çocuk gözetmeksizin katletmeye devam ediyor. Esad rejimi, Kaddafi, Mübarek, Zeynel Bin Abidin gibi diktatörlerin akıbetlerinden ders alarak daha fazla kan dökmeden bu kıyıma bir son vermelidir.


MAZLUMDER İstanbul Şubesi