SİVAS OLAYLARI AYDINLATILSIN, YENİDEN YARGILAMA AÇILSIN
Toplumumuz arasında ihtilaflar çıkararak çatışma, kan ve göz yaşından örülü ayrılık duvarları oluşturmak için Alevi ve Sünni kesim defalarca birbirine düşürülmeye çalışılmıştır. Amacı ; kalkınma ,gelişme, fikir ve inanç Özgürlüklerinin önünü açmak olan halkın iradesini ipotek altına alarak , kendi egemenliklerinin devamı için mezhebi ve etnik çatışmalarla darbe zemini oluşturmak olan darbeci zihniyetinin düğmeye bastığı yıl 1993 yılıdır.Bu süreçte yaşanan en trajik olayda Sivas Olaylarıdır.
Artık gün yüzüne çıkan yeni deliller ve tanık ifadeleri bize gösterilen resmin hiç de göründüğü gibi olmadığını söylemektedir. Bizce Sivas Olaylarının üç aşaması vardır. Olayları çıkarmak için hazırlanan provokasyonlar, Kitlenin provokatif eylemler sonucu Aziz Nesin ve Peygamberimize hakaretleri protesto etmek için toplanması ve Madımak Oteli Yangını’dır.
Sivas olaylarının bir gösterilen yüzü bir de yeni çıkan deliller ışığında araştırılması, soruşturulması gereken yüzü vardır. Son olarak gazeteler tarafından gündeme getirilen Sivas’ta katledilen insanların bazılarının kurşunlama sonucu öldürüldüğü iddaları , ihtimal olarak bile tüyler ürperten bir durumdur. Ancak Sivas Numune hastanesi başhekiminin olaylar sonrası istifa etmiş olması , otopsi raporlarının başkaca kişiler tarafından hazırlanmış olması bu iddiayı son derece kuvvetlendirmektedir.Olay gününde Özel Harp Dairesinden 13 kişilik bir timin Sivas’ta kitleyi provoke etmek için orda olduğunun ortaya çıkması , PKK Terör Örgütü militanlarının otel yangını anında görüntülenmelerinin yanına bu ihtimalinde konması karanlık senaryonun büyüklüğüne işaret etmektedir. Tüm bunlar yıllardır Sivas olaylarının bir kışkırtma, iki kardeş kesimi çatıştırmayı temel alan bir sosyal mühendislik projesi olduğu iddialarını pekiştirici kanıtlarıdır.
Sivil Toplum Kuruluşları olarak talebimiz; ısmarlama yargı kararlarıyla üstü örtülen Sivas Olayları Davasının, ortaya çıkan deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda yeniden yargılamaya açılmasıdır. Umut ediyoruz ki, Malatya Özel Yetkili savcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Özel Yetkili Mahkemeler yerine kurulan Bölge Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından kaldığı yerden devam ettirilecektir. Nasıl ki 19 yıl sonra Kazım Çillioğlu’nun yeniden yapılan otopsisinde ölüm vakasının intihar değil de cinayet olduğu ortaya çıkmıştır, Sivas Olayları maktullerinin de yeniden otopsilerinin yapılması eminiz ki konun hiç de derin yapıların bize yansıttığı gibi olmadığını ortaya koyacaktır. Bu kadar ciddi iddialar asla hafife alınamaz ve yok sayılamaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Darbeleri Araştırma Komisyonu Sivas olaylarını incelemeye almıştır. Sivas Olayları Hakim ve savcıları ile dönemin Sivas valisini ifadeye çağırmıştır. Bu son derece önemli adımın yanı sıra ayrıca talebimiz son dönemde bir çok önemli konuyu araştıran, karanlık yönlerini ortaya çıkaran Devlet Denetleme Kurulunun , Sayın Cumhurbaşkanımızca Sivas Olaylarını araştırmak için görevlendirilmesidir. Devlet Denetleme Kurulunun konuyu araştırmak için görevlendirilmesi bizce hem devlet olarak Sivas Olaylarının aydınlatılması için gerekli iradenin ortaya konduğunun işareti olacak , hem de üstü örtülen bir çok delile ulaşılmasının önünü açacaktır.
Ortaya çıkan yeni deliler, konuşmayan tanıkların yeni beyanları, vicdanların sesini dinleyen şahitlerin yeni ifadeleri Sivas davasının yakın geçmişin yargı raflarından indirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Sivas olayları davasının yeniden yargılamaya açılması, darbelerin, balans ayarlarının, demokrasi katillerinin yargılanması demektir. Yargılamadan beklenen sonuç; provakatörlerin, bu oyunu kurgulayan senarist ve yönetmenlerin ortaya çıkarılmasıdır. Yargılama aşamasında savunma hakları türlü oyunlarla elinden alınan mahkûmların uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda yargılanarak, gerçek sorumluların, katillerin ortaya çıkarılmasıdır.
Gerçekler ortaya çıkarılmalı, toplumun kanayan yarası olan ve aydınlatılmadığı sürece hep böyle kalacak olan Sivas Olayları aydınlatılmalıdır ki Alevi ve Sünni kesim kurmaca oyunlarla birbirine bir daha düşürülmesin, halkımız arasına atılmak istenen ayrılık tohumları halkımızı bir daha kamplara bölmeyi başaramasın.
AV Abdullah DEMİREL
MAZLUMDER YÖNETİM KURULU ÜYESİ