Bilindiği üzere, Uluslararası Barış Bürosu ve Uluslararası Politik Etütler Enstitüsü, 12 Nisan gününü, dünyada ilk kez, "Askeri Harcamalara Karşı Eylem ve Direniş Günü" olarak ilan etti
Küresel ekonomik krize rağmen dünyadaki silahlanma son 10 yılda ikiye katlandı. 2009 yılında askeri harcamalara ayrılan toplam para 1 trilyon 531 milyar dolar. Türkiye de 1988-2008 yılları arasında dünyada en çok silah ithal eden ilk beş ülke arasında.
Küresel silahlanma yarışı, doğanın tahribatını, teknolojinin olumsuz etkilerinin de katkısıyla, göçler, insan kaçakçılığı, kadın ve çocuk istismarı, ahlaksızlıkların yaygınlaşması, cinsel sapkınlıklar, uyuşturucu ticareti ve kullanımının artması, alkolizm insanlığın geleceğini tehdit etmeye devam ediyor.
Küresel aktörler, genetiği değiştirilmiş gıda tekeli kurarak yeni sömürü alanları oluşturuyorlar. Gıda ve ilaç sektörü üzerinden insanlığı kobay yaparak zehirlemekte bir sakınca görmüyorlar.
Dünya açlık ve sefaletin, adaletsiz paylaşımın pençesinde kıvranmaktadır. Açlık, yoksulluk, asimilasyon, kan ve gözyaşı devam etmektedir.
Temel sorunlarını çözme yolunda bir türlü kendisiyle yüzleşme noktasına gelemeyen Türkiye'nin, zorluklarla elde ettiği bütçesinin önemli bölümünü silahlanmaya ve askeri harcamalara ayırması ve askeri harcamaların denetim dışında olması artık ülke insanının kaldırabileceği bir durum olmaktan çıkmıştır.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin yayınlanmasının üzerinden 62 yıl geçti. Bugüne kadar konuyla ilgili birçok çalışma yapılmasına, Uluslar arası sözleşmeler imzalanmasına, bildiriler, farklı metinler oluşturulmasına rağmen bir arpa boyu yol alınamamıştır. Yüksek teknolojiye sahip ülkeler mazlum ülkelerin halkları üzerinde uluslar arası kurallara göre yasak olan silahları kullanmaya devam etmektedir.
Oysa ki silahlanmaya harcanmadığı takdirde, yeryüzünün kaynakları bugünkü dünya nüfusundan çok daha fazlasını beslemeye yeterlidir. Bugünkü verilere bakıldığında dünya nüfusunun yarısının günde 2 dolardan, 1,5 milyar insanın ise günde 1 dolardan daha az bir gelirle yaşadığı görülmektedir. Dünya genelinde açlık çeken 800 milyonu aşkın insanın