1925 yılında idam edilen Şeyh Sait, şahadetinin 87. Yılında MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nin içinde olduğu birçok STK tarafından 30 Haziran Cumartesi günü Fatih Camii’nden Saraçhane Parkı’na yapılan yürüyüş ve basın açıklaması ile anıldı. Yaklaşık 2000 kişinin katıldığı protestoya İstanbul’a yakın illerden de katılanlar oldu.
Şeyh Sait, dava arkadaşları ve katledilen tüm mazlumların Şeyh Sait’in ailesinden Seyda Diyadin Fırat ve iki kıyam tanığının da katılımıyla anıldığı protesto İkindi namazının ardından Fatih Camii’nden yürüyüş ile başladı.
Türkçe ve Kürtçe sloganlarının atıldığı anma yürüyüş boyunca "Şehit Şeyh Said yolun yolumuz", "Şeyh Said'in kıyamı onurumuzdur", "Zalimler İçin yaşasın cehennem", "Zulme karşı omuz omuza", "İstiklal Değil Zulüm Mahkemeleri", "Arşivler Açılsın Hesap Sorulsun" sloganları atıldı.
Saraçhane Parkı’nda son bulan yürüyüşün ardından program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Daha sonra ise Şeyh Said Efendinin torunu Diyadin Fırat bir konuşma yaptı. Fırat, Şehit Şeyh Said'in kıyamının İslami bir kıyam olduğunu belirterek, Şeyh Said'in korkusuzca zulme karşı başkaldırdığını belirtti. Şeyh Said'in şahadetinden önce bir namaz kılıp vasiyet yazdığını belirten Diyadin Fırat, bu vasiyetin kendilerine verilmesini ve mezar yerinin bildirilerek, burada Şeyh Said için bir mezar yapılmasını istedi.
Diyadin Fırat'ın konuşmasının ardından "Şehit Şeyh Said Anma Platformu" adına hazırlanan ortak basın açıklaması metni MAZLUMDER İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Postacı tarafından Kürtçe ve Türkçe olarak okundu.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu
ORTAK BASIN AÇIKLAMASI METNİ:
ŞEHİD ŞEYH SAİD KAHRAMAN BİR HALK ÖNDERİDİR
Değerli basın mensupları, aziz bacı ve kardeşlerimiz!
Toplumların belleğinde derin izler bırakmış trajediler vardır. Bu trajedilerle yüzleşmekten en çok zalimler kaçar. Çünkü onlar için hakikatle yüzleşmek zordur. Lakin mazlumlar, yaralı bellekleriyle çıktıkları hak arayışı yolunda er ya da geç zalimleri zulümleriyle yüzleştirirler.
Şeyh Said adı, katledilen 80 bin dolayında mazlumun trajik öyküsünün başlığıdır. Tarihin bu onarılmaz trajedisinde mahkum etmek istediğimiz şey, siyasal ve ideolojik heveslerin kana ve katliama yükledikleri çözümleyici tanımdır. Zira bu tanım, tarihin bu anında hala hükümranlığını elden bırakmış değildir.
Laik Türk ulusçuluğunu resmi ideoloji haline getirip Kürt halkının varlığını inkar eden egemen güçler, Şeyh Said’in başkaldırısı ile büyük bir engelle karşılaşmışlardı. O bir lider, yanı sıra, kendini bütün coğrafyada İslami değerleri savunmaya adamış bir İslam önderi idi.
Şehid Şeyh Said bu mücadelesiyle kendini mazlumlara ve İslam’a adamıştı; kendisinin de ifadesiyle “ölümü Allah ve İslam için” idi. Ne yalnız kalmaktan, ne de darağaçlarına asılmaktan asla korkmamış ve mücadelesinden dönmemiştir. Zira o Allah’a verdiği sözde sadakat gösteren aziz bir peygamber varisi idi.
Bugün bizler burada mazlum halkın ve onurlu bir mücadelenin önderi aziz şehidimiz Şeyh Said ve arkadaşlarını rahmet ve minnetle anmak, şahadetlerinin 87. yıldönümünde onların ölümsüz mesajlarını bir kez daha haykırarak, zalim, faşist Kemalist tuğyana karşı tevhid, özgürlük ve adalet feryatlarımızı yükseltmek için toplandık.
Şeyh Said, dava arkadaşları ve on binlerce mazlumun omuzlarımıza yükledikleri ağır sorumlulukla, mazlum bir halkın belleğindeki boşluklara cevap bulabilmek için, tarihin bu kirli satırlarında estirilen devlet terörünü tüm netliğiyle anlatabilmek için buradayız.
Hala resmi sorumlular tarafından gizlenen Genelkurmay ATASE ve İstiklal Mahkemeleri arşivlerinin bir an önce kamuoyuna açıklanmasını iktidara hatırlatmak için buradayız.
Başta Şeyh Said olmak üzere katledilen on binlerce şehide ailelerinin müracaatı halinde yer göstermelerin veya cenazelerin derhal iadelerinin sağlanabilmesi için buradayız.
Şahadetlerinin yıldönümünde aziz şehidimiz Şeyh Said ve arkadaşlarını bir kez daha minnetle anarken, onların kutlu mirasına sahip çıktığımızı, zulmün, ırkçılığın, zorbalığın her çeşidi tamamen ortadan kalkıncaya dek şehitlerimizin kaldırdığı özgürlük ve adalet bayrağını en yükseklerde dalgalandıracağımızı ilan ediyoruz.
Yolun yolumuzdur ey şehit!
Verdiğin mücadeleye, adandığın kavgaya binler kere selam olsun.
Seni hiçbir zaman unutmadık ve unutmayacağız!
Sen özgürlerin yüreklerindesin.
Dinmeyen bir feryad, inmeyen bir bayrak, sönmeyen bir meşalesin!
Sen bizim ahdimiz, mücadelemizde rehberimiz, zillet ve esarete karşı onurumuzsun.
Ruhun şad olsun, ruhunuz şad olsun…
Akabe Vakfı, MAZLUMDER, Fatih Akıncıları, Kudüsder, Nubihar, Med Zehra, Beşemder, MTTB, Beyan, Kudüs TV, Doğu Batı Kardeşlik Platformu, Özgün Duruş, Diriliş Saati Dergisi, Sakarya Dayanışma Derneği, Kalemder, Fader, İlkadım Derneği, Başakder, Asya-Der, Kayaşehir Der, Genç Osman Vakfı, Hasbahçeder, Hikmet Vakfı, Karınca Der, Sima Der, Umut Gençliği, Zehra-der, Fırat-Der, Özbek Birliği, Aras-der, Kurtuluş Kur'an'da Platformu, Türkistan Platformu, Garip-der, Bağder, Hakder, Elifder, Bursa Kalemder, Diayder