Roboski katliamında hayatını kaybedenlerin aileleri kendilerini 06/03/2012 Tarihinde ziyaret eden Emine ERDOĞAN'a ortak taleplerini içeren bir metin okudular.Okunan metnın yanısıra hayatını kaybedenlerin hikayeleri ve Faruk ENCÜNÜN cezaevinden yazdığı mektubu da kendilerine sundular.
Sayın Emine Erdoğan;
Bizim daha önce kendimize iş alanları açmak için bir takım girişimlerimiz oldu. Ticaretimizi yapmak için bir gümrük kapısı talep etmiştik kabul edilmedi. İki–üç köy birleşerek belde olma isteğimiz kabul edilmedi.
- Köyümüz tarıma ve hayvancılığa elverişli değildir. Ulaşabileceğimiz yakınlıkta bir tek fabrika dahi yoktur.
Burada “kaçakçılık” yapmak, adeta kaderimiz haline getirilmiştir. Yinede kendimize alternatif geliştirmek adına enazından bir meslek sahibi olalım diye ailelerimiz okutmaya çalışıyor. Kaybettiğimiz yakınlarımızın çoğu öğrenciydi.
Bu köydeki herkes TC. Vatandaşıdır. Askerlik yapar vergimizi öderiz her TC vatandaşı gibi. Biz, vatandaş olmanın gereklerini yerine getiriyorsak devletten de “devlet” olmasının gereklerini yerine getirmesini bekleriz.
34 yakınımızı kaybetmek sınırda yaşanan tek olay değildir. Sınırdan her geliş geçişte katırlarımız vurulur, mallarımıza el konulur, bazende yaralanırız. Bu kadar zor bir işi yapmak bizim seçimimiz değildir.
Sınırdan gidiş gelişlerimiz her zaman komutanların bilgisi dâhilinde oluyordu. Sınırda bir tehlike olduğu zaman komutan muhtarı veya korucu başını arayarak, bizden kimsenin o gün sınırdan geçmemesini istiyordu. Bu kez böyle olmadı. Eğere bir istihbarat vardı ise, yakınlarımızın gidişi engellenebilirdi. Son anda alınan bir ihbar/istihbarat vardı ise, yakınlarımızın orada olduğu bilindiğinden daha dikkatli olunmalıydı.
Olay olduktan sonra devletimizin helikopterini gönderip cenazelerimizi ve yaralıları taşıması gerekirdi. Birçok yakınımız yolda katır sırtında, traktör römorkundu götürülürken hayatını kaybetti. İnternette videoları var; biz cenazeleri ve yaralıları taşırken, askeri helikopterler üzerimizde uçuyordu.
Başka yerlerde bir afet olduğunda başbakanımız nasılki hemen olay yerine gidiyorsa, burayada gelmesi gerekirdi. Köyümüze tam iki gün boyunca devleti temsilen hiç kimse gelmedi. Hâlbuki cenazelerimizi defnederken yanımızda sadece insan hakları örgütleri ve BDP milletvekilleri vardı. Ama biz devleti resmen temsil eden birilerinin de olmasını beklerdik. Yakınlarımız öldürülürken de, defnedilirken de, yalnız bırakıldık.
Kaymakam beye yapılan saldırıyı kesinlikle tasvip etmediğimizi defalarca söylememize ve kaymakam bey de şikâyetini geri almasına rağmen, köyümüzden 5 kişi tutuklandı. Hâlbuki sadece saldıranlar değil, köyümüzdeki herkesin psikolojik desteğe ve morale ihtiyacı vardı. Tutuklulardan birisi olan Faruk Encü 29 akrabasını kaybetmişti. O anki psikolojilerinin dikkate alınmasını beklerdik. Tutuklular orada intihar dahi edebilirlerdi. Nitekim amcamın oğlu Faruk un kısa bir süre önce bizlere yazmış olduğu mektubu ayrıca sunuyorum.
Bu gün geldiğimiz noktada zamanı geriye almanın mümkün olmadığını biliyoruz. Ama her şeye rağmen devletten beklediğimiz tutum geçmişi telafiye yönelik olmalıdır.
Biz her şeyden önce olayın faillerinin bulunup cezalandırılmasını istiyoruz. Burada bir albayın görev yerinin değiştirilmesi ile sonuçlanacak bir şey değildir. Bombalama sınırın Irak tarafında gerçekleştiğinden, olayın siyasi sorumlusu da vardır. Askeri ve siyasi sorumluluğunun cezalandırılması hem geleceğe dair güven duymamızı sağlayacak, hem de kaybettiklerimizin ruhları huzura kavuşacaktır.
Devletimiz bizim için ne yaparsa yapsın, olayın adalet yönü eksik kalırsa bizim için bir anlam ifade etmeyecek, bu talebimiz gerçekleşene kadar; ne olayın başından beri sözü edilen tazminatı, ne de burada yaşam koşullarımızın iyileştirilmesi bizim için hiçbir şey ifade etmeyecektir.
Ayrıca; bu ülkede yabancı muamelesi görmek, ötekileştirilmek bizleri çok üzüyor. Yıllardır kan dökülmesi bizleri üzüyor. Devletimizin, yıllardır akan bu kanı durduracak güçte olduğuna inanıyoruz. Ve bu ülkenin herkesin eşit, özgür bir biçimde güvenle yaşayabileceği bir yurt olmasını temenni ediyoruz.
Saygılarımızla,
Roboskili Mağdurlar