Basın Açıklamaları

Resmi İkinci Dil

MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Turgay ETÇİBAŞI, hündemdeki resmi dil konusuna ilişkin bir açıklama yapmıştır.

RESMİ İKİNCİ DİL.

<!--?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /-->

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşundan bugüne halka karşı takınmış olduğu tutumdan mütevellit sorunlar üretmektedir. "Tek tip" insan üretme ile özetlenebilecek bu davranış, günümüz sorunlarının temelini oluşturmaktadır.

Doksan yıla yakın süre gelen bu baskı politikaları toplumsal travmalara sebep olmuştur. Bunalıma giren bir birey psikologa gittiğinde doktor ilk iş olarak hastayı oldukça mahrem de sayılabilecek konulara kadar konuşturmak ister. Bunu başarabilirse yani hastanın kendini ifade etmesine imkan verirse bu tutum ilaç kullanmadan iyileşme sürecinin başlangıcı olarak kabul edilir. Bu gün de yaşadığımız sorunların iyileşme sürecinin ön şartı en üst düzeyde düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Halkın razı olacağı ortak çözümlerin rahatça tartışılabildiği bir ortamın sağlanmasıdır.

İfade özgürlüğü, bir düşünce, inanç, kanaat, tutum veya duygunun barışçıl yollardan açığa vurulmasının veya dış dünyada ifade edilmesinin serbest olması demektir. İfade ve örgütlenme özgürlüğü, demokratik amaçların gerçekleştirilmesi için gerekli ve zorunludur. Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü, sadece kabul gören fikir ve ifadeler için değil, halkın veya resmi makamların hoşuna gitmeyen, hatta şok eden ifadeler için de sağlanır. Herkesin söyleye geldiği şeyler toplumları geliştirmez, ancak toplumu sarsacak söylemlerin teminatı önemlidir.

Bu bağlamda ikinci resmi dil söylemi ya da birden çok resmi dil talebini, meşru bir isteğin ifadesi olarak algılamaktayız. Türkiye'de yaşayan her insanın devletten bir şeyler talep etme hakkı vardır. Bu isteğini de dillendirebilir. Bu söyleme itirazı olanlar da kendi söylemlerini meşru bir zeminde ifade etmelilerdir. Fikirlerin panzehiri baskı ve şiddet değil başka fikirlerdir.

Ülkemizin batısındaki insanların bölünme korkusu diye bir fobisi var. Bu aşikar olarak görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti korkularıyla yüzleşebilecek kadar güçlü olduğu kanaatindeyiz. Güçlü devlette her fikir bir yerlere çarpmadan özgürce dolaşır. Korkular zayıf devlet refleksleridir.

Türkiye'de çoğunluk sayılabilecek bir nüfus, olan biteni sabırla takip etmekte 30- 40 bin insanımızın ölümüne yol açan geçmişten ders almaya çalışmakta, kendi algılama alışkanlıklarına ters dahi gelse bu süreci, bilhassa sonuçlarının meyvesine güvenerek desteklemektedir. MAZLUMDER olarak düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamına giren her türlü ifadeyi desteklemekteyiz. Burada iyi anlaşılması için açıklamakta fayda var. MAZLUMDER olarak bizim desteklediğimiz fikirlerin haklılığı ya da ifade edilen şeylerin doğruluğu, yanlışlığı değildir. Bu konuda taraf değiliz. Bizim taraf olduğumuz konu " baskı ve şiddet ve hakaret içermeyen her söylemin ifadesinin " özgürlüğüdür.

Dil tartışmalarına genelkurmay başkanlığının müdahil olmasını da demokratik bulmuyoruz. Darbe geleneği kafası olarak görüyoruz. Bu konular siyasal konulardır. Askerlerin siyasi tercihleri olabilir. Bu tercihlerinin ifadesi seçim zamanı geldiğinde destekledikleri partiye oy vermektir. O kadar. Bunun dışında siyasi bir söylemde bulunmaları kabul edilemez. Siyasilerin bu konularda derhal gereken tutumu almaları gerekmektedir. Askerlerin artık siyasal alandan çekilmesi gerekmektedir.

MAZLUMDER Sakarya Şubesi olarak bu süreçte ifade edilen fikirler tahammül sınırlarını zorlasa dahi herkes için, her düşüncenin ifade edilebilmesi için özgür bir ortamın gerekliliğinin altını çiziyoruz. İfade özgürlüğü hepimize gerekli bir kavramdır. Bu bağlamda demokratik açılım ile srüdürülen sürece olumlu bakıyor ve gelişmeleri takibe devam ediyoruz...

MAZLUMDER SAKARYA ŞUBESİ BAŞKANI

TURGAY ETÇİBAŞI