Basın Açıklamaları

Polisin bahaneleri kabak tadı verdi

Polisten kaçarken çatıdan düşen Serkan Çedik, götürüldüğü nezarethanede fenalaşarak yaşamını yitirdi. Adli Tıp Kurumu'na (ATK) götürülerek muayene ettirilen ve "yüzünde cilt altı kanama bulgusu" tespit edilen 25 yaşındaki Çedik'in ölümüne ilişkin 2 ihtimal var...

Polisten kaçarken çatıdan düşen Serkan Çedik, götürüldüğü nezarethanede fenalaşarak yaşamını yitirdi. Adli Tıp Kurumu'na (ATK) götürülerek muayene ettirilen ve "yüzünde cilt altı kanama bulgusu" tespit edilen 25 yaşındaki Çedik'in ölümüne ilişkin 2 ihtimal var: Ya ATK'da gerekli muayene yapılmadı ve başındaki kanama ile kırıklar fark edilmedi, ya da bu kanama ve kırıklar karakolda gerçekleşti.
Çedik, uyuşturucu ticareti yaptıkları ileri sürülen kişilere yönelik operasyon kapsamında gözaltına alındı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Narkotik Büro Amirliği yaptığı açıklamayla olayın nasıl geliştiğini anlattı. Açıklamaya göre, Bursa'nın Yıldırım ilçesinde Anadolu Mahallesi'ndeki bazı evlere baskın düzenlendi. Gözaltına alınan Semih Vatansever, Oktay Kırbıyıklı ile oğlu Rıdvan Kırbıyıklı gözaltına alınarak çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı. İfadeler doğrultusunda Çedik'in, oturduğu eve gelen polisleri görünce çatıya çıktığı öne sürüldü.
Adli Tıp'tan sağlam çıktı ya da...
İddiaya göre, Çedik, çatıdan diğer bir çatıya atlamak isterken 3 metre yükseklikten yere düştü.
Yerden kaldırıldığında yüzünde sıyrıklar oluşan Çedik, önce ATK'ya götürüldü ve "yüzünde ekimoz" (cilt altı kanama bulgusu) olduğuna ilişkin rapor verildi. Çedik'in başında kanama ve kırık olduğu ya ATK'da fark edilmedi, ya da bu kanama ve kırık sonradan götürüldüğü Acemler'deki Emniyet Müdürlüğü binasında gerçekleşti. Nezarethaneye giren bir polis tarafından fenalaştığının fark edildiği ileri sürülen Çedik, götürüldüğü Çekirge Devlet Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.
Cenazesi Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılan Serkan Çedik'in karakoldaki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma başlatıldı. (HABER MERKEZİ)


Felç oldu, polisler hala serbest
Adana'da polisin 'dur' ihtarına uymadığı gerekçesiyle sırtına açılan ateş sonucu ağır yaralanan 14 yaşındaki Amed Yıldırım felç oldu. Belden aşağısını kullanmayan Yıldırım'ın en az 5 ameliyat daha geçireceği öğrenildi. Adana Valiliği'nin Yıldırım'ın hırsızlık zanlısı olmadığını açıklaması ve konuya ilişkin rapor hazırlayan İHD, sorumlu polislerin "bilerek ve isteyerek adam öldürmeye teşebbüsten" yargılanmasını istemesi rağmen polisler hala serbest. Aile polislerin tutuklanmamasına isyan ederken İHD polisin korunduğunu kaydetti.
Adana'nın Şakirpaşa Oba Mahallesi'nde 9 Kasım'da motosikletli 3 gençle yine motosikletli iki polis arasında kovalamaca yaşanmış, polisin 'dur' ihtarı üzerine polisin ateş etmesi sonucu Yıldırım sırtından aldığı kurşunla ağır yaralanarak Adana Numune Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Tedavisi devam eden Yıldırım'ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Yıldırım'ın vücuduna giren kurşunun iç organlarını ağır tahribata uğrattığı, bağırsakları, böbreği ve omuriliğin zedelediği öğrenilirken, baba Nuri Yıldırım çocuğunun sağlık durumuna ilişkin bilgi verdi. Baba Yıldırım, şimdiye kadar bir ameliyat geçiren oğlunun iç organlarının tahribat görmesi nedeniyle beş ameliyat daha geçirmesi gerektiğini söyledi.
Oğlunu bir böbreğinin zedelendiğini, bağırsaklarının parçalandığını ve kalça kemiğinin kırıldığını belirten baba Yıldırım, hayati tehlikeyi atlattığını ancak çocuğunun belden aşağısının felç kaldığını ifade etti. Oğlunun şuanda fizik tedavi gördüğünü söyleyen baba Yıldırım, "Doktorların bize söylediğine göre ancak 2-3 ay sonra çocuk cerrahisi iç organlarına müdahale edebilecek" diye konuştu. (Adana/EVRENSEL)


İHD: Polis yakın mesafeden vurdu
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Ahmed Yıldırım'ın polis tarafından ağır yaralanmasına ilişkin yayınladığı raporunda, Yıldırım'ın çok yakın mesafeden belinden vurulduğunu kaydetti. Adana Valisi olaya ilişkin yaptığı açıklamada gençlerin kaçtığını ve polisin motosikleti durdurmak amacıyla lastiğe ateş ettiğini, seken kurşunun çocuğa isabet ettiğini iddia etmişti. İHD Şube Başkanı Ethem Açıkalın "Polislerin bilerek ve isteyerek adam öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılmaktadır. Polisler hakkında adam yaralamaktan dava açılması bir kez daha polislerin korunduğunu görülmektedir" dedi.


Şimdi de demir copla dövecekler!
Polisin eylemlere müdahalesinde sıkça gündeme gelen işkence, kameralar önünde kol kırma, plastik mermi sıkma yetmedi; şimdi de polis, insanların sokağa çıkmasını engellemek için demir copa başvurdu. Emniyet, demir copun yaralanma ve ölümlere yol açabileceğini gözetmiş olacak ki, asayiş ekiplerini eğitimden geçirmeyi 'ihmal' etmemiş! Polisler bu eğitimde, "kafa, kol ve dirseklere değil kaba ete vurmaları" konusunda uyarılıyor.
Yeni demir copların yarım metre uzunluğunda olacağı, ancak içe doğru katlanarak 15 santimetreye kadar küçültülebileceği açıklandı. Polisin copu katlayarak kamufle edeceği ve kemerine takabileceği belirtilirken, demir cop kullanma amacının da halkın 'cop korkusu'nun önüne geçilmesi olduğu ileri sürülüyor.
Demir copların Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa'dan ithal edildiği ve önce bazı büyük şehirlerde kullanılacağı ifade edilirken, pilot uygulamada başarılı olunması halinde Türkiye geneline yayılacağı duyuruldu. Ayrıca, Türkiye'de özel güvenlik kuruluşlarının tercih ettiği demir copların, yakında jandarma tarafından da kullanılabileceği öğrenildi.
Çevik Kuvvet'e cop yok
Eylemlerde, 'orantısız şiddet' uygulayan polisin adının yaralama ve ölümle daha da sık 'anılmaması' için polislere cop kullanma eğitimi verilecek. Eylemlere müdahale ederek insan hakları ihlalleri için örnek oluşturabilecek görüntüler yaratan Çevik Kuvvet ekiplerine ise bu coplardan dağıtılmayacak.

Evrensel