Basın Açıklamaları

Özgür Özbekistan Dostları Platformu’ndan Kerimov Hakkında Suç Duyurusu

Özgür Özbekistan Dostları Platformu’ndan Kerimov Hakkında Suç Duyurusu

MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nin de içinde bulunduğu Özgür Özbekistan Dostları Platformu, 3 bin kişinin hayatını kaybettiği Andican Katliamı’nın 7. yılında katliamın sorumlusu Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov hakkında soykırım ve insanlığa karşı suç işleme fiillerinden dolayı 11 Mayıs Cuma günü İstanbul Fatih Postanesi'nden suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu dilekçesi Uluslararası Ceza Mahkemesi, BM Genel Sekreterliği, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı'na gönderildi. Dilekçe ayrıca bilgilendirme amaçlı da Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları Örgütü (HRW), TBMM İnsan Hakları Komisyonu, TBMM Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığa da gönderildi. 

Özgür Özbekistan Dostları Platformu Üyesi Namaz Nurmumin ve Özbekler Birliği Başkanı Alibay Yolyahşi tarafından yapılan açıklamalarda insan hakları ihlallerinin hâlâ devam ettiği Özbekistan'da, özellikle namaz kılan ve başörtüsü takan gençlerin ebeveynlerinin çeşitli para ve hapis cezalarına çarptırıldığı, Özbekistan'da şu an 20 bini siyasi olmak üzere yaklaşık 70 bin düşünce suçlusunun çok ağır şartlarda cezaevinde tutuldukları belirtildi. 

MAZLUMDER İstanbul Şube Koordinatörü Av. Arife Gökkaya Dinç ise konuşmasında “Andican Katliamı ve daha sonra devam eden tutuklamalar, işkence ve kötü muameleler, devlet tarafından siviller aleyhine işlenmiştir. Özbekistan'da işlenen  insanlığa karşı suçların ve soykırım suçunun BM ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından kınanması ve UCM Savcılığının Kerimov aleyhine soruşturma ve dava açması gerekir. Bu sebeple gerekli girişim ve ihbarlarımızı yapmış bulunmaktayız” dedi.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu

 
SUÇ DUYURUSU METNİ:

ULUSLAR ARASI CEZA MAHKEMESİ SAVCILIĞINA 

İHBAR EDEN: ÖZGÜR ÖZBEKİSTAN DOSTLARI PLATFORMU

ŞÜPHELİ: İSLAM KERİMOV, Özbekistan Devlet Başkanı

SUÇ: İnsanlığa Karşı Suç (Madde.7)
Soykırım Suçu (Madde.6)

SUÇ TARİHİ: 12.05.2005 ve sonraki tarihler.

OLAY VE AÇIKLAMA: 1991 Yılında bağımsızlığını ilan eden Özbekistan Devleti,
bağımsızlığın ardından başkanlık seçim yapılmış ve İslam Kerimov devlet başkanlığına 
getirilmiştir. Halen de devlet başkanı görevini yürüten Kerimov, iktidarının daha ilk
dönemlerinde muhalefeti tasfiye etmiş, Erk Partisi ve Birlik Halk Hareketi gibi muhalefet partilerinin yöneticilerinin ülkeyi terk etmeye mecbur bırakmıştır. 

Özbekistan’ın Fergana Bölgesinde Sovyetler Birliği döneminden beri faaliyet gösteren Özbekistan İslami Hareketi mensupları bu tasfiye sırasında göçe zorlanmıştır. Bir kısmı Tacikistan’a bir kısmı da Afganistan’a göç etmek durumunda kalmıştır. Baskıcı uygulamaları artarak devam ettiren Kerimov yönetimi, her türlü muhalefeti “köktendincilik” olarak algılamıştır.

Ekrem Yoldaşev isimli eski bir Matematik öğretmeni olan yazar, İslami bir devlet kurmayı amaçlayan fakat şiddet eylemleri mevcut olmadığı için terör örgütü kapsamına alınmayan Hizbuttahrir örgütünün eski üyesi olarak bilinmektedir. Yazar, 1992 yılında yazdığı “İmana Giden Yol” isimli kitabı nedeniyle tutuklanmış ve 17 yıla mahkûm olmuştur.(14.05.2005 tarihli Radikal Gazetesi ve 22.09.2005 tarihli Zaman Gazetesi)

İslam Kerimov’un 1999 yılında şahsına yönelik ancak kendi girişimleri olduğu konusunda iddiaların olduğu suikast girişimi sebebiyle İslami kimliğe sahip pek çok kişinin hürriyeti kısıtlanmış hatta işkenceye maruz kalmıştır. Bu kişilere örnek Mamatkulov ve Askarov adlı şahıslardır. Her iki şahıs suikast girişimi sırasında Türkiye’de bulunduklarını ispat etmelerine rağmen suikast ile suçlanmışlardır. Ülkelerinde ölüm veya kötü muamele riskleri bulunmasına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tedbir kararı olmasına rağmen Türkiye tarafından ülkelerine iade edilmişlerdir. (MAMATKULOV AND ASKAROV v. TURKEY(Applications nos. 46827/99 and 46951/99, 4/02/2005)

Özbekistan halkı bütün bu insan hak ve hürriyetlerine yapılan saldırıları kanamak, haksız yere yargılanan kişilerin serbest bırakılması için, yoksulluk ve haksızlıklara tepki göstermek için 12 ve 13 Mayıs 2005 tarihinde Andican kentinde gösteriler düzenlemiştir. 13 Mayıs 2005 tarihindeki gösteri sırasında ise siviller üzerine Devlet Görevlileri tarafından Devlet Başkanı İslam Kerimov’un talimatıyla otomatik silahlarla ateş açılmış ve 3000 sivil hayatını kaybetmiştir. Siviller tarafından karşı bir saldırı ya da karşı koyma sözkonusu olmamıştır. Bundan sonraki tarihlerde de İslami kimliğe sahip kişiler öldürülmüş veya uzun yıllar hapis hayatı yaşamışlardır. Halen haksız tutuklamalar devam etmektedir. Siviller, yönetim tarafından insan haklarına uygun olmayan uygulamalarla bedensel hürriyetten yoksun bırakılmakta, ülke dışına göçe zorlanmaktadır. UNHCR’nin değişik ülkelerdeki Özbekistan vatandaşlarına ait başvurular incelendiği zaman yönetimin baskıcı tutumu ve kötü muameleleri görülecektir.

Andican kentinde yaşanan ve şüpheli tarafından gerçekleştirilen eylemler İnsanlığa Karşı Suç (Roma Statüsü Madde.7) ve Soykırım Suçu (Roma Statüsü Madde.6)’dur. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW, www.hrw.org/legacy/campaigns/andijan), AGİT’in raporu ve AGİT’in dönem başkanı Slovenya Dışişleri Bakanı Dimitri Rupel’in bildirimleri, UNHCR İnsan Hakları Yüksek Komiseri Loise Arbour ve Sözcüsü Jose Diaz’ın söylemleri ve görgü tanıklarının anlatımlarından bu sonuç çıkarılmaktadır. Yabancı diplomatik temsilciler Özbekistan Polisinin Sokak ortasında infaz yaptıklarına şahit olduklarını beyan etmişlerdir. Uluslar arası haber ajanslarında yer verilen tanık Abdulvahid Gasurov; “200 ceset gördüm. Bu gerçek bir savaş” diyerek gördüğü dehşeti anlatmaya çalışmıştır.( www.afp.com/afpcom/en/ )

Andican olayları ve devamındaki cürümler yaygın ve sistematik bir saldırının sonucudur. 

Sivil nüfusa karşı yapılmıştır ve halen de yapılmaya devam etmektedir.

Suç tarihindeki ve sonrasındaki eylemler cinayet, yok etme, işkence, apartheid suç şeklinde, zorla sürgün ve göç ettirme, uluslar arası hukuk kurallarına aykırı hapis ve bedensel özgürlükten ağır yoksunluk şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Soykırım, insanlığa karsı suçlar hem cürüme girişen hem de kurban acısından kollektif nitelik arz etmektedir.

Sivillere karşı bu suçların işlenmesi doğrudan veya dolaylı olarak Özbekistan Devleti ile ilgilidir. Devletçe sağlanmış olan dokunulmazlık zırhına dayalı olarak suç eylemine girişilmiş ya da devletin ya da onun bir parçasının organize ettiği bir plan dâhilinde suç işlenmiştir.

Anılan cürüm, belli ve benzer özelliklere sahip Özbek insanının dünya kültürel çeşitliliğine katkısını yok etmekte ve dolayısıyla dünya kültürel mirasını tehdit etmektedir.

Bütün raporlar, tespitler ve tanık anlatımları incelendiği zaman, bu eylemler, salt insanlık karşıtı suçlar oluşturmayıp, ayrıca ve açıkça soykırım suçunu da oluşturmakta olduğu ve bu durumda Mahkemenizin yargı yetkisinin doğmuş olduğu kanaatini taşımaktayız.

DELİLLER :HRW Andijan Raporu, www.hrw.org/legacy/campaigns/andijan/,

Gazete Haberleri, www.afp.com/afpcom/en/,

14.05.2005 tarihli Radikal Gazetesi, www.radikal.com.tr, 

22.09.2005 tarihli Zaman Gazetesi www.zaman.com.tr)

Mahkeme Kararları, 

MAMATKULOV AND ASKAROV v. TURKEY(Applications nos. 46827/99 and 46951/99, 4/02/2005)

İSTEK VE SONUÇ: Yukarıda izah edilen nedenlerle 12 ve 13 Mayıs 2005 tarihinde Özbekistan’ın Andican Kentinde, daha sonra ülkenin değişik yerlerinde sivillere yönelik şüpheli tarafından veya devlet ile bağlantılı kişiler tarafından, yaygın ve kolektif şekilde gerçekleştirilen katliam, cinayet, sürgün ve zorla göç ettirme uluslar arası hukuk kurallarına aykırı hapis ve bedensel özgürlükten ağır yoksunluk gibi eylemlerin insanlığa karşı suç ve soykırım suçu oluşturduğu kanaatimizi takdirlerinize sunuyor ve bu ihbarımızı değerlendirerek soruşturma konusu yapmanızı ve mahkeme nezdinde dava açmanızı talep ederiz. 

ÖZGÜR ÖZBEKİSTAN DOSTLARI PLATFORMU ADINA 
BURHAN KAVUNCU