BASIN AÇIKLAMASI
Trabzon Sivil İnisiyatifi olarak; 29.07.2013 pazartesi günü saat 15.00 de Trabzon meydan parkında "Mısır'daki Olaylar" nedeniyle bir basın açıklaması yaptık. Basın açıklaması öncesi Trabzon Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükcüoğlu konu ile ilgili kısa bir görüş bildirdi. Daha sonra basın açıklamasını inisiyatif adına KULDER(Karadeniz Uluslararası Öğrenci Derneği) sekreteri Yüksel Keleş okudu.
Kahhar ve Aziz olan Allah'ın adı ile
Bütün Müslümanlar bilir ki Ramazan rahmet, mağfiret ve kardeşlik ayıdır. Ne var ki bu Ramazan Mısır'da küresel emperyalist güçler ve onların bölgedeki işbirlikçilerinin birbirinden destek alarak yaptıkları askerî darbe, bu mübarek zamanları bir kez daha hüzün zamanlarına dönüştürdü.
Mısır'da iki yıl önce diktatör Hüsnü Mübarek rejimi devrildi ve sonrasında serbest seçimlere gidildi. Seçimde Muhammed Mursi halkın R'sinin oyunu alarak Cumhurbaşkanı oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin üzerinden bir yıl geçmeden 03.07.2013 tarihinde gerçekleşen askeri darbe ile yönetim askeri cuntanın eline geçti. Cumhurbaşkanı Mursi bilinmeyen bir yerde ev hapsine alındı. Seçilen meşru yönetimi, halk iradesine karşı çevirdikleri namlularla iktidardan uzaklaştırmaya çalışan darbeciler, halkın, seçtiği idarecilere sahip çıkması karşısında şaşırmışlar ve bu sefer namluyu bizzat halka çevirmişlerdir. Sözde Mısır ordusu tüm dünyanın gözleri önünde kendi halkına karşı bir katliama girişmiştir. Halkına kurşun sıkmaktan çekinmeyen bir zihniyetin Mısır'a hizmet etmesi, Mısır'ı yönetmesi ya da Mısır'ı temsil etmesi söz konusu değildir. Kendi halkına kurşun sıkan Mısır Ordusunun bir terör örgütünden farkı yoktur. Bu terör örgütünün başındaki General Sisi artık sadece bir darbeci değil aynı zamanda eli kanlı bir canidir, katildir.
Mısır'da ilk günden itibaren halkın sahuruna zalimlerin akıttığı kan karıştı. İftarlar askerlerin açtığı kurşunlarla yapılıyor. 26 günlük sürede darbe cuntası ve destekçileri tarafından 480 kişi şehid edildi, 8.000 kişi yaralandı ve 1.500 tutuklama oldu. 9 televizyon kanalı kapatıldı. Mısırın şeffaf seçimler sonucunda seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin güpegündüz alaşağı edilmesine rağmen, ne gariptir ki demokrasinin sözde havarisi kesilmiş batılı güçler ısrarla sessiz kalmaktalar. İşine geldiğinde demokrasi havarisi kesilen Batı, bu darbeyi alenen desteklemektedir. Barışçıl gösteri yaparak seçtikleri iradenin ardında duran Mısır halkına karşı uygulanan şiddet, Batılı demokrasileri hiç de rahatsız etmemektedir. Çünkü General Sisi ve beraberindeki darbe yönetimi işgalci İsrail'in çıkarlarını gözeterek hareket etmektedirler. Sözde Mısır Ordusu ırkçı emperyalizmin ve Siyonizmin taşeronluğunu yapmaktadır. Başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin tutumu kronik bir ikiyüzlülüğe ve çifte standarda bizleri tekrardan şahit yapmıştır.
Hem meşru yollardan seçilmiş bir cumhurbaşkanını gözaltına alıp akıbetini belirsiz kılacaksınız ve ülkedeki en büyük halk hareketine karşı darbe yapıp, sokak ortasında keskin nişancılarınızla, eli kanlı baltacılarla katliamlar işleyeceksiniz, hem de demokrasi havarisi kesileceksiniz! Biz Batının bu demokrasi söylemini, adeta puttan bir helva olarak yeri geldiğinde nasıl yediğini Bosna'da, Cezayir'de, Irak'ta, Afganistan'da ve İslam coğrafyasının daha birçok bölgesinden biliyoruz! Öte yandan Mısır cuntasının ve ona yaslanarak sözde demokrasi-özgürlük naraları atan liberallerin, solcuların ve yargı diktasının darbeye direnen halka karşı giriştiği kıyımın boyutlarını acı ve endişeyle izliyoruz. Sadece Batı dünyası veya onların yerli işbirlikçileri değil, darbecilere destek olan birtakım Körfez ülkelerini de ibretle seyrediyoruz. Darbeye ve darbecilere destek veren tüm kişi, grup ve ülkeleri darbeye destek vererek yaptıkları ihanetten vazgeçmeye, halkın iradesine ve "İnsanlık Onuruna" sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Bugün buraya, Mısır'da onuruyla direnip, şehadete hazır olduğunu tüm dünyaya haykıran kardeşlerimizle aynı safta olduğumuzu ilan etmek, zalimlere karşı tek yumruk, tek yürek olduğumuzu bildirmek için toplandık. Yaşanan sıkıntılar bir kez daha göstermiştir ki Müslümanlar ancak birlikte hareket ederek kurtuluşa erebilirler. Ve biz diyoruz ki ; Nerede bir zulüm varsa, nerede bir yetim ağlıyorsa nerede haksız yere akıtılan bir damla kan, bir damla gözyaşı varsa bu hep BİZİM ORADA OLMADIĞIMIZDANDIR.
Bu açıklama vesilesiyle Trabzonlu Müslümanlar olarak bizler sadece Mısır'da değil aynı zamanda Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da, Pakistan'da, Bangladeş'te, Arakan'da, Doğu Türkistan'da, Sudan'da, Somali'de, Libya'da, Tunus'ta , Çeçenistan'da……adalet ve özgürlük mücadelesi yapan kardeşlerimizin yanında olduğumuzu tekrar ilan ediyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun dili, dini ve ten rengi ne olursa olsun, masum halklara karşı gerçekleştirilen alçakça katliamları, baskıları şiddetle kınıyoruz. Mısır'da askerî cuntanın karşısında kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha haykırıyoruz! Gün taraf olma günüdür… Gün, halk iradesine ve kardeşine sahip çıkma günüdür… Gün her türlü darbe ve darbecilere karşı olma günüdür… "Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor. İbrahim Süresi 42. ayet"
Trabzon Sivil İnsiyatifi (Anadolu Gençlik Derneği, Araştırma Kültür Vakfı, Büyük Birlik Partisi, Hak-İş, İlim Yolcuları Derneği, Karadeniz Uluslar arası Öğrenci Derneği, Mazlumder, Memur-Sen, Şuurlu Öğretmenler Derneği, Trabzon Belediyesi ve Trabzon İHH )