Basın Açıklamaları

Mısır İntifadasına İstanbul’da Destek Eylemi

Tunus halkının Bin Ali diktatörünü devirmesinin ardından Mısır halkı da on yıllardır despotik tahakkümünü sürdüren Mübarek yönetimine karşı ayaklandı. Protestolar polis şiddetine rağmen devam ederken sokakları, meydanları özgürlük talebiyle dolduran Mısır halkıyla dayanışmak ve taleplerine destek vermek üzere İslami kuruluşlar bugün cuma namazı sonrasında Fatih Camii avlusunda kitlesel bir basın açıklamasıyla intifadayı selamladılar.

MAZLUMDER, Özgür-Der, İHH, Medeniyet Derneği, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Anadolu Platformu, Fatih Akıncıları Derneği, Akabe Vakfı, Araştırma Kültür Vakfı ve Hikmet Vakfı'nın aralarında bulunduğu İslami kuruluşların birlikte organize ettiği eylemi sunan MAZLUMDER İstanbul Şube Müdürü Murat Özer, Tunus’tan sonra Mısır halkının da laik-diktatör Hüsnü Mübarek’i çöküşün eşiğine getirdiğini belirtti. Basın açıklamasında Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak, Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ve MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Cüneyt Sarıyaşar konuşma yaptılar.

Tunus’ta başlayan siyasi depremin Mısır’da şiddetini artırarak sürdüğünü belirten Abdurrahman Dilipak, intifadanın Mübarek ailesini Mısır’dan çıkma noktasına getirdiğini ve Mısır Fir’avunu Hüsnü Mübarek’in de bugün yarın ülkeden kaçmak durumunda kalabileceğini söyledi. Dilipak, sürecin yüklediği ödevlerin bilincinde olarak Müslümanların günü ve geleceklerini inşa etmede daha çok okumak, çalışmak ve projeler geliştirmek durumunda olduklarını belirtti. Mısır diktasının Türkiye’deki tek parti dönemine, derin devlete ve Ergenekon çetesine tekabül ettiğini belirten Dilipak, bu bağlamda Türkiye hükümetine de çağrıda bulunan Dilipak, ABD ve Avrupa’dan önce hükümetin direnişi destekleyici açıklamada bulunması, Meclis’te bulunan Türkiye-Mısır Dostluk Grubu’nun öne çıkarak Mısır diktasıyla değil direnen halkıyla dost olduğunu ilan etmesi ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nun bölgeye izlenimlerde bulunmak üzere komisyonlar göndermesi gerektiğini ifade etti.

Tunus’tan sonra 30 yıllık Mısır diktatörlüğünün de sarsılmaya başladığını belirterek konuşmasına başlayan Rıdvan Kaya, 30 yılın özetinin baskı, zulüm, yağma ve işbirlikçilik olduğunu, ABD-İsrail işbirlikçiliği ve halkına karşı izlediği baskı politikaları dolayısıyla Mısır’daki sistemin çürümüş, kokuşmuş bir diktatörlük olduğunu ve şimdi Mısır halkının direnişiyle bu çürümüşlüğe karşı “Yeter!” dediğini ifade etti. Tunus ve Mısır’da on yıllarca uygulanan sistem ile Türkiye’deki benzerliklere dikkat çeken Kaya, Türkiye Müslümanlarının da durumu değiştiren bu tablodan ders çıkarmaları gerektiğini ifade etti. Kaya, konuşmasını şu vurgularla tamamladı: “Başörtümüzle uğraşan, İslami kimliğimizi her fırsatta saldıran, aşağılayan, çocuklarımızı her sabah tağut üzerine yemin etmeye zorlayan, onların gencecik dimağlarını köhnemiş resmi ideolojik dayatmalarla kirleten, kısacası İslami kimliğimize yönelen tüm baskı ve dayatmalara karşı tepkimizi ortaya koymalı, taleplerimizi yükseltmeliyiz.”

Son olarak topluluğa hitap eden Cüneyt Sarıyaşar da halkları zulme karşı harekete geçiren dinamiklere dikkat çekerek şehadetin, tanıklığın, öncülüğün önemini belirtti. Bu bağlamda Tunus’ta ve Mısır’da toplu tanıklıkta bulunan insanların Kabil’e karşı Habil, Yezid’e karşı Hüseyin’in onurlu çizgisini devam ettirdiklerini belirten Sarıyaşar, Şikaki ve Musaviler gibi bu direnişe, halk ayaklanmasına ön ayak olan insanları da tarihin rahmetle anacağını söyledi. Mısır’daki intifadayı da ateşleyen Tunus’u Türkiye Müslümanları olarak yakın geçmişten tanıdıklarını belirten Sarıyaşar, 28 Şubat darbe sürecinde birilerinin akıl danışmak üzere Tunus diktasına gidiş-gelişlerini unutmadıklarını belirtti. Sarıyaşar, yerel ve küresel diktatörlere seslenerek halkların hak ve adalet mücadelesi karşısında duramayacaklarını, iktidarlarını zulümle sürdüremeyeceklerini ve Tunus’a, Mısır’a bakarak bundan ders almaları gerektiğini ifade etti. Cüneyt Sarıyaşar son olarak MAZLUMDER olarak Tunus ve Mısır intifadasını yerinde gözlemlemek, halka karşı uygulanan zulümleri raporlayıp ifşa etmek için her iki ülkeye yönelik tanıklık heyetleri oluşturduklarını belirterek dayanışma eylem ve etkinliklerinin devam ettirilmesi çağrısında bulundu.

“Yaşasın Mısır İntifadası, Kahrolsun Mübarek Diktası!” ve “Diktatörlük ve Zulme Karşı Mısır Halkının Direnişinin Yanındayız!” yazılı iki pankartın açıldığı, “Mısır Halkı Yalnız Değildir!”, “Hak ve Özgürlük Mücadelesini Destekliyoruz!”, “Diktatör Mübarek, Mısır’dan Defol!” yazılı dövizlerin taşındığı eylem Murat Özer’in Mısır’da yaşanan son gelişmeleri özetlemesiyle sona erdi.