Basın Açıklamaları

MAZLUMLAR AHINIZI YERDE KOYMAYIN

MAZLUMLAR AHINIZI YERDE KOYMAYIN

 

 MAZLUMLAR AHINIZI YERDE KOYMAYIN

 

            Sovyetlerin dağılmasıyla rakipsiz kalan ABD ve Batı Dünyasının İsrail ile birlikte düşman tahtasına koyduğu gelişen siyasal İslam’ı yok etme operasyonunun Türkiye ayağı olan 28 Şubat 1997 Post Modern darbe döneminin üzerinden 15 yıl geçti.

 

            ABD ve İsrail’in ülkemizde ittifak kurduğu kökü dışarıda asker, basın, işveren, işçi ve sermaye ayağının oluşturduğu çeteler 28 Şubat 1997 de yapılan Postmodern darbe döneminde milyonlarca insanı fişlediler, uygulattıkları başörtü yasağı ile binlerce üniversiteli genç kızı eğitim hakkından, çalışan memuru işinden ettiler, bankaları hortumlatarak milletin parasını çetelere peşkeş çektiler, Müslüman olduğu, namaz kıldığı, eşi başörtülü olduğu için binlerce askeri personeli yargılamadan, sorgulamadan işlerinden attılar.

 

            Bu dönemde halkın oylarıyla seçilen, arkasında meclis desteği olan meşru iktidar görevden istifa ettirilerek çeteler ve kökü dışarıda güçlerin destekçisi payanda bir hükümet kurdurularak darbecilerin emir kulu bir hükümet işbaşına getirildi.

 

            28 Şubat darbesinin üzerinden 15 yıl geçtikten sonra bu hukuk dışı darbeyi yapanlar bugün yargı önüne çıkarılmaya, yaptıkları hukuksuzluk ve zulümlerin hesabı sorulmaya başlandı. Zamanın Genelkurmay ikinci başkanı Çevik Bir dahil 31 sanık hakkında soruşturma açıldı, bunlardan 18’i tutuklanarak yaptıkları darbe döneminde millete karşı tankları yürüttükleri Sincan cezaevine konuldular.

           

            Bu olay göstermiştir ki! İnsan hayatında mahkeme kadıya mülk kalmıyor. Yapılan zulümlerin, haksızlıkların, hukuksuzlukların ve adaletsizliklerin hesabı bir gün geliyor yapanlardan soruluyor.

 

            Hakkın ve hukukun sahibinin kendisi olduğunu zannedip! Gücü ve otoriteyi elinde topladığında müstekbirleşip milleti yok yerine koyan tüm kurum, kuruluş, makam ve mevki sahipleri bu olaydan ibretle ders almalı, yaptıklarının bu dünyada olduğu gibi, öbür dünyada da hesabının sorulacağından gafil kalmamalıdırlar.

 

            28 Şubat döneminde Kayserinin de içinde bulunduğu birçok ilde tutuklamalar, sorgulamalar,  yargılamalar ve buna bağlı zulümler yaşandı. Vakıf, dernek, sendika basın kuruluşu mensupları, iş adamları, kamu çalışanları ve öğrenciler çok zulümler görüp mağduriyetler yaşadı.

 

            1998 de Erciyes üniversitesinde 12 yıllık hemşire iken görevden atılan Fatma TANRISEVEN TBMM’ye iadeyi itibar dilekçesi vermiş olup tüm mağdurlarında haklarını meclis aracılığı ile aramasını talep ediyoruz.

           

            MAZLUMDER olarak 28 Şubat 1997 darbe döneminin faillerinin yargı önüne çıkarılarak adalet önünde hesap sorulmasını insanlık adına, hukuk adına olumlu gelişmeler olarak görüyor, dönemin mağduru tüm kurum, kuruluş mensupları ile kamu çalışanları ve öğrencileri uğradıkları zulümlerin hesabını sormak için davaya müdahil olmaya davet ediyor, bu konuda her türlü yardıma hazır olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.

 

                                                                                   

                                                                                                          Ahmet TAŞ

                                                                                  MAZLUMDER Kayseri Şube Başkan Vekili