Basın Açıklamaları

MAZLUMDER Kurban Bayramı'nda da Roboskilileri Yanlız Bırakmadı

MAZLUMDER Kurban Bayramı'nda da Roboskilileri Yanlız Bırakmadı
MAZLUMDER Kurban Bayramı'nda da Roboskilileri Yanlız Bırakmadı

 MAZLUMDER KURBAN BAYRAMI'NDA ROBOSKİLİLERİ YANLIZ BIRAKMADI

MAZLUMDER, 28 Aralık 2011 yılında TSK'ya ait savaş uçaklarınca bombalanan Roboski Katliamı mağdurlarını, katliamın üzerinden geçen 93. haftaya denk gelen Kurban Bayramı'nda da yanlız bırakmadı.

Roboski'ye giderek, Kurban Bayramını Roboskililerle geçiren MAZLUMDER  Genel Koordinatörü Nurcan AKTAY ve MAZLUMDER Üyesi Mervenur ATMACA, Roboskililerin her hafta düzenli olarak Roboski Mezarlığında yaptıkları açıklamaya da destek verdiler. 93. haftanın açıklamasına, katliam mağdurlarının dışında Roboskili Köylüler ve Roboski Katliamına ilişkin bir şiir kitabı çıkaran ve Roboski Şairi olarak anılan Şair Abdurrahman ADIYAN da destek verdiler. 

 Roboskili aileler adına konuşan Veli ENCU , "Bugün yakınlarımızın, insanlıktan, vicdandan, merhametten yoksun bir emirle bombalanmasının 659. günündeyiz. 659 gündür, yakınlarımızın katilleri ortaya çıksın diye mücadele ediyorsak, bu ülkede adalet mekanizması işlemiyor demektir. Çünkü bu katliam, emir komuta zinciri içerisinde işlenmiştir. Çünkü bu katliam, sınırın Irak Kürdistanı tarafında gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla bu “sınır ötesi bir operasyonudur” ve bunun mutlaka siyasi bir sorumlusu vardır. Buna rağmen bugüne kadar emir komuta zinciri içerisinde yer alan hiç kimse sorgulanmamış, “yalandan dahi olsa” bir özür dilenmemiş, üstüne üstlük davamız askeri mahkemeye havale edilmiştir. AB İlerleme Raporunda bu hukuksuzluğa değinilerek “Uludere soruşturmasının sonuçlandırılmamış olduğu ve olayla ilgili sorumluların tespit edilerek cezalandırılmadıkları” eleştirisi getirildi." Davanın Askeri Mahkemede görülecek olmasını da eleştiren Veli ENCU, "TSK’nın bu katliamın ortağı olması hasebiyle bu davayı Askeri Mahkemeye havale etmek demek, katilden adalet beklemek anlamına gelmektedir. Bununla birlikte katliamda yitirdiğimiz yakınlarımızın hepsi sivildir ve yarısından fazlası çocuktur. Bugüne kadar insan hakları örgütleri de, hazırladıkları raporlarda bunu tespit etmişken sivillerin tarafı olduğu bir davayı Askeri Mahkemede görülmesi anlaşılır gibi değildir. Ayrıca Askeri Mahkemelerin bu güne kadar verdiği kararlara bakıldığında, bu davanın üzerinin örtülmesi gibi bir niyet açıkça görülmektedir. Bu nedenlerden dolayı adil bir sonuç çıkmayacağını düşündüğümüzün bilinmesini isteriz." dedi. 

Son olarak Kurban Bayramının anlamına değinen Veli ENCU, "Katliamın 659. günü Kurban Bayramına denk gelmiştir. Bizim için Kurban bayramı, çocuklarımızın, bu devlete kurban edildiğini çağrıştırmaktadır. Dört bayramdır bu ülkede katillere bayram yapma imkânı sunulmuştur.

Oysa Kurban Bayramı, insanların kurban edildiği bir geleneğin sonlandırılmasının kutlanmasıydı. Dolayısıyla bu ülkede bu gelenek sona ermedikçe, çocuklarımızın katilleri cezalandırılmadıkça, bayramların, gerçek anlamda bayram olmayacağını düşünüyoruz." diyerek, İsmaillerin kurban edilmediği gerçek bayramlara kavuşma diledikleriyle konuşmasını sonlandırdı.

 

 

MAZLUMDER Basın Bürosu