MAZLUMDER İstanbul Şubesi 11. Olağan Genel Kurulu’nda yayınlanması kararlaştırılan deklarasyon aşağıdadır.
MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ 11. GENEL KURUL DEKLARASYONU
Türkiye ve dünyada yaşanan insan hakları ihlallerinin tespit, teşhir ve önlenmesi için 22 yıllık bir mücadele azmiyle çalışmalarını yürüten MAZLUMDER, geldiğimiz noktada İstanbul Şubesinin 11. Genel Kurulunu yapmış ve Genel Kurul iradesi aşağıdaki hususları deklare etmek hususunda irade beyan etmiştir:
1. Balkanlardan Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Afrika’ya kadar uzanan İslam coğrafyası hiç olmadığı kadar hareketli bir akışın içerisine girmiş durumdadır. Bütün yıllanmış diktatörlüklerden çatırdama sesleri gelip her birinin onurlu halkları zulme karşı direniş bayrağını kanlarıyla yükseltirken emperyalizm ve yerli unsurları boş durmamaktadır.
ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin gibi “Küresel İstikbar” güçleri bir yandan NATO ve BM Güvenlik Konseyi gibi araçlarla bir yandan türlü ayak oyunlarıyla İslam coğrafyasındaki hareketleri rayından çıkarmaya ve bu hareketlerden devşirmeler türetmeye, olmazsa tıpkı Afganistan, Irak ve Afrika’da olduğu gibi doğrudan müdahalelerle direnişin asli unsurlarını yok etmeye çalışmaktadırlar.
Bugün Suriye’de olanların bunlardan farkı yoktur. Yıllardır desteklenen zalim Esad ve ailesi Suriye’de halkı katliamlarla, hapishanelerle, işkencelerle ve sürgünlerle tam bir korku çıkmazının içerisine hapsetmişken, oluşan direniş dalgasının etkisiyle kurduğu korku devleti her yerinden sarsılmaya başlamıştır. Devreye giren emperyalistler ve bölgesel siyasi hesaplar içerisinde olan kimi bölge ülkeleri bütün sahte numaralarına rağmen Esad’ın nefes alması için elinden geleni yapıyor, rayından çıkaramadıkları direnişi boğmak için fırsat kolluyorlar.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Genel Kurulu olarak, Bangladeş’ten Yemen’e, Arakan’dan Tunus’a, Mısır’dan Suriye’ye, Irak’tan Libya’ya kadar yaşanan hareketlenmeleri bu kapsamda değerlendiriyor, onurlu direnişleri tebrik ediyor ve Allah’tan bu direnişleri bereketlendirmesini ve asli hüviyetlerinden saptırmamasını temenni ediyoruz.
Bunu tersine çevirecek mekanizmalara, ‘Hak ve Adalet’ merkezli mücadele pratiklerine hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyulmaktadır. Bu “mustakim” duruşu sergileyen her sesin ve pratiğin yanında ve destekçisi olduğumuzu beyan ediyoruz.
2. Dünyada yaşanan zulüm dalgası 28 Şubat sürecinde Türkiye Müslümanlarının kapısındaydı. Bu süreçte binlerce insan başörtülü oldukları için türlü işkencelere maruz bırakılmış, Müslüman kimlik görünmez hale getirilmeye çalışılmış, yüzlerce Müslüman ciddi işkenceler sonucunda cezaevlerine tıkılmış, öğrenciler okullarını bırakmak zorunda kalmış, insanlar mesleklerinden atılmış, inancıyla sınanmış, katıldıkları kitle gösterileri, yazdıkları fikri eserler, çıkardıkları dergiler ya da oluşturdukları hayır kurumları, eğitim ve yardım kuruluşları dolayısıyla idamla yargılanıp tutsak edilmiştir. Geldiğimiz süreçte 28 Şubat zulmünün giderilmesi noktasında ciddi gelişmeler yaşanmış olmasına rağmen 28 Şubat’ın birçok yönüyle halen devam ettiği açıktır. Bu sürecin mağdur ettiği onlarca Müslüman halen cezaevlerinde tutulmaktadır. Uzun uğraşlarımız neticesinde 28 Şubat darbecilerinin yargılandığı bu vasatta 28 Şubat yargı kararlarının iptal edilmesi artık ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.
3. Türkiye gündeminin neredeyse dünya gündeminden daha hızlı bir seyir içerisine girdiği bu günlerde umarız ki 30 yıldan beri yaşanan ve binlerce insanın ölmesine neden olan çatışma ortamı sona erer. Bu bağlamda yaşanan barış sürecini sonuna kadar desteklediğimizi ve sürecin geniş toplum kesimlerinin bilgi ve tartışmasına açılmasının gerekliliğini vurgulayarak ifade ederiz. Sürecin her halükarda çeşitli komplolarla engelleneceği açık olduğundan aktörlerin maksimum sabır ve dikkatle hareket etmesinin gerekliliğini vurgularız.
MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
GENEL KURULU