Basın Açıklamaları

MAZLUMDER İstanbul, Devlet Tarafından Kaybedilen Tolga Baykal Ceylan İçin Hesap Verilmesini İstedi

MAZLUMDER İstanbul Şubesi, devlet tarafından kaybedilen Tolga Baykal Ceylan’ın akıbeti hakkında annesi Kadriye Ceylan ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar, Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Ali Devecioğlu, Genel Koordinatör Demet Tezcan ile Tiyatro Yönetmeni ve Oyuncu Mehmet Atak da katıldı.

Toplantıda Cüneyt Sarıyaşar, 10 Ağustos 2004 yılında İğneada’ya giden Tolga Baykal Ceylan’ın orada devlet güvenlik güçlerince kaybedilmesinin üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen hala ölü ya da diri olduğu bilgisinin verilmediği, devlet tarafından devamlı olarak farklı senaryoların ortaya sürüldüğünü ve bunların hepsinin yalan olduğunun ortaya çıktığını belirtti.

Sarıyaşar konuşmasının devamında “Devlet vatandaşına karşı sorumlu olan bir aygıt olup, vatandaşının her halükarda can, mal ve beden bütünlüğünü sağlamakla sorumludur. Devlet kendisini bu konudan uzaklaştırma gayreti içerisindedir. Biz MAZLUMDER olarak devletin aileye net bir cevap vermesini istiyor ve bu konuyu takip edeceğimizi tekrar hatırlatıyoruz” dedi.

Daha sonra bir konuşma yapan anne Kadriye Ceylan ise Tolga Baykal Ceylan’ın kaybedildiği günden bu yana yaşadıkları süreçleri ve devletin gerçekleştirdiği hukuksuzlukları belgeler ile anlattı. Kadriye Ceylan konuşmasında şunları söyledi: “Oğlumun ve benim, bizim gibi annelerin başına gelenler Türkiye’de yaşayan insanları, toplumu aşağılamak, insanları aptal yerine koymaktır. Meclis İnsan Hakları Komisyonu eğer düzgün çalışmayacaksa biz böyle bir komisyon istemiyoruz. Türkiye’de yaşayan herkes hayatlarında en az bir kez devlet tarafından haksızlığa uğramıştır. Tüm bu sebeplerden dolayı, bu meseleler hepimizin meselesidir. Benim oğlumun yaşama hakkı ihlal edildi. Allah bile suçlu olanları ölmeden yargılamazken bu devlet binlerce kişiyi kaybetmiştir, yaşama hakkını ihlal etmiştir. Bizi hem evlatlarımızdan mahrum ettiler, hem de ömür boyu sürecek bir işkenceye soktular. Bunu bize yapmaya kimin hakkı olabilir?”.

Daha sonra söz alan Mehmet Atak ise Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’in şahısların gözaltında kaybedilmesini önleyen sözleşmesini imzalamamasının hükümet tarafından açıklanmamasına tepki göstererek bu sözleşmenin imzalanmadığı sürece aynı olayların devam edeceğini söyledi. MAZLUMDER’e bu konuya gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür eden Atak, insan hakları ihlalleri konusunda tüm kesimlerin birlikte hareket etmesinin çok önemli olduğunu ve aslında “öteki” dediğimiz kişilerin karşılaştığı ihlallerin kendi başımıza gelen ya da gelebilecek olan ihlallerin bir izdüşümü olduğunun görülmesi gerektiğini söyledi.

Basın toplantısı, Av. Mehmet Ali Devecioğlu’nun açıklama metnini okuması ile son buldu.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Halime Kökçe ve Genel Koordinatör Demet Tezcan, 13 Ağustos Cumartesi günü İHD organizasyonu ile birlikte Kadriye Ceylan ve diğer Cumartesi Annelerine destek olmak için İğneada’da gerçekleştirilen protestoya da destek vermişti.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu


Basın Açıklaması Metni İçin Tıklayın