MAZLUMDER İstanbul Şubesi, Geleneksel İftar Programında Üye ve Gönüllüleri İle Buluştu
MAZLUMDER İstanbul Şubesi, bu yıl piknik ile birleştirdiği geleneksel iftar programını üye ve gönüllülerinin yoğun katılımıyla Zeytinburnu Sur Cafe piknik alanında gerçekleştirdi.
MAZLUMDER mütevelli heyeti, yöneticileri, üye ve gönüllüleri, STK yöneticileri, Suriye muhalefet liderleri ile yazar ve akademisyenlerin katıldığı ve 500’ü aşkın kişinin bir araya geldiği program, ikindi namazının ardından başladı. İftar vaktine kadar hasbihal ile devam eden program, iftar öncesinde açılış konuşması ile sürdü.
Sunuculuğunu Hüseyin Tuncer’in yaptığı programda, MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar katılımcılara teşekkür ederek bir konuşma yaptı. Sarıyaşar konuşmasında şunları söyledi:
“Bizim neslimiz tekbiri alkışın yerine ikame eden, bunun için çaba gösteren bir nesildir. Çünkü biz kula kulluğa karşı duruşun en veciz ifadesini tekbirde bulduğunu biliyoruz. İşte 22 yıl önce aslında kula kulluk sebebiyle ortaya çıkan zulümlere karşı adaleti ikame etmek için yola çıkan MAZLUMDER, Allah’a şükürler olsun sizlerin desteğiyle, adalet için dertlenenlerle beraber yoluna devam ediyor. Bizler, haydi kurtuluşa diyen nidaya olan sözümüzü unuttuk. Kendi dertlerimizle dertlenirken kendi içimize kıvrıldık. Ama hep beraber görüyoruz ki insanlığa ait bir sözün tebliğcileri olarak, hak ve adalet savunusunun sahiplenenleri olarak bize düşen sorumluluğu üstlendiğimizde yeryüzünde bir hareket, bir kıpırdanma oluyor. İşte bu hak ve adalet mücadelesi bundan 30 yıl önce nasıl Şah’ın silahlarına karşı Allahuekber diyerek zulme karşı direndiyse son 3 yıldır görüyoruz ki Tunus, Suriye, Libya, Cezayir, Mısır, Bahreyn ve Yemen de aynı duygularla Allahuekber diyerek zalimlere karşı hak ve adalet mücadelesini gösterdi.
Allahuekber demek Allah en büyük demektir. Ama aynı zamanda hepimiz eşitiz demektir, Siz neden büyüklendiniz de bizim haklarımızı gasp ettiniz demektir. Onun için Allahuekber devrimci bir slogandır. Onun için hak ve adalet mücadelesini ortaya koyan en veciz ifadedir.
22 yıldır insan hakları anlayışını vahiy ile temellendirip yeryüzüne bu sesi duyuran MAZLUMDER’in kıymetli dostları; Sizler varsanız biz varız, sizlerle beraber varız. Kısaca son günlere değinmek istiyorum. Sanal ve yazılı basından sizler de şahit olmuşsunuzdur. Kim diyorsa ki MAZLUMDER nerede duruyor, MAZLUMDER kim olursa olsun zalime karşı, kim olursa olsun mazlumdan yana, kurulduğu günden bu yana aynı yerde, aynı mefkurede ve MAZLUMDER o yeri muhkem bir kale olarak, sanki Uhud’daki, gazvedeki insanlardan ders alarak muhafaza etmektedir. Biz diyoruz ki; Bir gün bizimle birlikte yan yana duran insanlar da yanlış yaparlarsa biz bu yanlışı söyleriz. Onlar da bilsinler ki bu söz dosttan gelen bir sözdür.
Geçmişte zor zamanlardan geçtik, şubelerimiz basıldı, sadece Türk polisi değil Fransa’nın JITEM’leri de geldi bastı derneği. İnsanlarımız sorgulandı, bazıları büyük eziyetler gördü. İlk 10 yılımızda yaşadıklarımız zordu ama son 10 yıldır başka türlü bir zorluk yaşıyoruz. Son 10 yılımızda, bizimle omuz omuza mücadele vermiş insanların iktidarda söz sahibi oldukları dönemdi. Bizler bir tek şeyi söylemeye çalışıyoruz; Adalet ile ilgili talebimiz var, bu konuda size ikazımız var. Bunun size dosttan geldiğini bilin. Bu ikaz, Peygamber Efendimizden bize emanettir. Bunları doğru anlamayanlara, bizi çok hızlı bir şekilde ötekileştirenlere de selam ediyoruz.
MAZLUMDER yalnızlaştı diyenlere bu mekanı arz ediyorum. MAZLUMDER yürüyüşünü aynı muhkemlikle devam ettirmekte elhamdulillah. MAZLUMDER hiçbir milleti, ümmetin hiçbir parçasını ötekileştirmeden, şeytanlaştırmadan adalet talebini, her coğrafyadaki iktidara, yaptıkları zulümlerle ilgili ikazını yapmaya devam etmektedir ve devam edecektir. MAZLUMDER’i, ümmeti ve insanlığı ötekileştirirken değil, şeytanlaştırırken değil, bir rahmet vesilesi olarak insanlığa hak ve adaleti götüren, insanların hak ve adalet taleplerini yükselten bir kurum olarak her zaman göreceksiniz. MAZLUMDER’in bu sabit, mustakim duruşu sizlerin murakabesi altındadır kardeşlerim.
MAZLUMDER, geniş bir sosyolojinin bir mücadele platformudur. Bu geniş sosyolojinin bu mücadele platformunda yürüyüşü aynı istikamet üzere devam etmektedir. Bu devamlılığın insanlara başka şekilde aksettirilmesi, raydan çıkmakla itham edilmesi sizlerin murakabesi altındadır. Birileri köşe bucak Ankara’da tezgahladıkları derneklerini nerede kurarlarsa kursunlar, bu topluluk içerisinde, geçmişteki birikimi ve mustakim duruşuyla dost bir dernek gelirse başımızın üzerinde yeri var. Ama bu duruş, bu emek sadece 22 yılla ifade edilemez. Biz biliyoruz ki MAZLUMDER bundan 22 yıl önce kurulmadı. Türkiye’deki Müslüman düşüncenin hayatta söz sahibi olma sürecinin çok önemli bir kilometre taşıydı. Hangi gafil bunu değiştirip yenisini icat edecek? Biz her zaman MAZLUMDER’in yönetimini bir emanet olarak idrak ettik. Bu emanetin sahibi sizlersiniz. Bu emanete sahip çıkarak buraya geldiğiniz için teşekkür ediyoruz. Her birinizi bir kelebek biliyoruz. Bu kelebek etkisinden korksun zalimler!”
İftar vakti dağıtılan yemekler ile orucun açılmasının ardından Faslı mülteci Ahmet Şehit tarafından Kur-an’ı Kerim okundu. Daha sonra ise Suriye Muhalefetinden “Tayyar-ı Vatan’is Suri” lideri İmaduddin Raşid akşam namazını kıldırdı.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu