İsrail silahlı kuvvetlerinin 31 Mayıs 2010 günü Gazze Özgürlük Filosu’na yaptığı saldırı sonucunda Cevdet Kılıçlar, İbrahim Bilgen, Necdet Yıldırım, Fahri Yaldız, Ali Haydar Bengi, Cengiz Akyüz, Çetin Topçuoğlu, Cengiz Songür ve Furkan Doğan adlı 9 insani yardım görevlisi hayatını kaybetmiş, birçok yolcu da yaralanmıştı. Uğur Süleyman Söylemez adındaki insani yardım gönüllüsü 2,5 yıldır koma halinde bulunuyor. Saldırı sırasında ve sonrasında İsrail askerleri birçok filo katılımcısına işkence ve kötü muamelede bulunmuş, özel ve şahsi eşyalarına da el koymuştu.
Mavi Marmara saldırısının ardından şehit yakınları ve diğer filo katılımcıları İsrail’e karşı büyük bir hukuk mücadelesi başlattı. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada aralarında İsrail Genelkurmay Dönem Başkanı Korgeneral Gavriel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Eliezer Marom, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Tuğgeneral Avishai Levi ve İsrail İstihbarat Başkanı Tümgeneral Amos Yadlin’in de bulunduğu sanıklar, Türk Ceza Kanunu`na göre kasten adam öldürme, kasten adam öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, yağma, deniz veya demiryolu ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma, mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eziyet etme` suçlarından yargılanıyor.
İlk duruşması 6 Kasım 2012 tarihinde İstanbul Çağlayan Adliyesinde başlayan bu ceza davasına, İHH olarak Trabzon’dan da destek vermek ve bu tarihi davaya tanık olmak için kardeşlerimizle birlikte İstanbul’a gittik. Mavi Marmara davasının 4. duruşması 10 Ekim 2013 Perşembe günü gerçekleşecektir.
Türkiye ve İsrail’in de taraf olduğu Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi(SİDAS) gereği, sanıklar hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının çıkması halinde İsrail’in sanıkları iade etmesi gerekiyor. Birleşmiş Milletler(BM) İnsan Hakları Konseyi tarafından oylanan ve kabul edilen Mavi Marmara raporunda “Saldırıda gerçekleşen hukuka aykırı fiillerden dolayı IV. Cenevre Sözleşmesi hükümleri ihlal edilmiştir” tespiti yapılmıştır.
İHH (İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı) dava için yoğun bir çalışma sürdürüyor. İHH davayı, tıpkı Mavi Marmara gemisinde buluşan renkli topluluk gibi farklı dini, etnik, kültürel kimliğe sahip insanlık ailesinin ortak davası şeklinde tanımlıyor. İHH ayrıca devam eden davaya yüzlerce avukatın müdahil olması için de çalışmalar yürütüyor.
Davaya 37 ülkeden yolcu ve şehit yakınları dâhil 490 kişi "müşteki-mağdur" olarak katılıyor. Davanın tüm duruşmalarına Türkiye ve dünyanın dört bir yanından gelen İnsani Yardım Filosu yolcuları, şehit yakınları ve avukatları hazır bulunuyor. Duruşmalar Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinden gelen insan hakları gözlemcileri, medya mensupları, hukukçular ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor.
Hiçbir zaman saldırının sorumluların cezalandırılması talebinden vazgeçmeyen Gazze Özgürlük Filosu organizatörleri, katılımcıları ve şehit yakınları, İsrail’in hukuk alanı dışındaki siyasi girişimlerinin kendileri için hiçbir bağlayıcılığı ve anlamı olmadığını belirtmişlerdir. Sadece özür ve tazminatla bu hukuksuzluğun üstünü örtmeyi hedefleyen İsrail’in, hukuk mercilerinde verilecek kararla zarar gören tüm gerçek ve tüzel kişiler için tazminat ödeyerek zararları karşılaması ve saldırı kararı alan ve saldırıya karışan tüm suçluların cezalandırılmasını istemektedirler.
Trabzon İHH, MAZLUMDER, MEMURSEN, HAK-İŞ, KULDER olarak Mavi Marmara mağdurlarının yanında olduğumuzu bir kez daha belirtirken Mavi Marmara saldırısında şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralananlara şifalar diliyoruz. 09 Ekim 2013