Basın Açıklamaları

KAYSERİ ŞUBE: GECE BASKINLARIYLA ZULÜM NEREYE KADAR?

Gece baskınlarıyla zulüm nereye kadar başlığıyla MAZLUMDER Kayseri Şube Başkanı Ahmet TAŞ 09.02.2011 Çarşamba günü saat 13.30 da bir basın açıklaması gerçekleştirmiştir

GECE BASKINLARIYLA ZULÜM NEREYE KADAR?

Kamuoyunun yakinen bildiği gibi, Ceza muhakemeleri usulü kanununun 102. Maddesi gereği 2011 yılı başından önce değişik suçlardan binin üzerinde mahkûm serbest bırakılmış idi. Bunlardan basın yayın organlarında en çok yer alanları sayıları yirmi civarında olan Hizbullah davası sanıkları idi. Kamuoyunda çok bahsedilmesi ve basın da uzun bir süre yer alması sebebiyle bunların bir kısmı tekrar yakalanarak ceza evine konmuş. Hizbullah örgütüne yakın olma suçlamasıyla farklı illerden birçok sivil toplum kuruluşu ve yayın organına gece yarısı ve sabaha karşı baskınlar yapılarak insanların uykuda oldukları saatlerde kapılar kırılarak girilmiş, onlarca insan gözaltına alınmış, bunlardan büyük bir kısmı tekrar serbest bırakılmış idi.

Geçerli hukuk kurallarına uygun şartlarda Sivil Toplum Kuruluşları oluşturup faaliyette bulunma, gazete, dergi, kitap çıkarmak ve yayınlamak her vatandaşın en doğal hakkıdır. Devletin güvenlik güçlerinin de Sivil Toplum Kuruluşları, işyerleri ve özel meskenlere girip arama yapmada hukuk içinde kalma ve zanlıları rencide etmeme, haklarında mahkeme kararı olmadan suçlu diye tanıtılmasına fırsat vermeme mecburiyetleri vardır.

Eğer devlet hukuk devleti ise! Başta devlet olmak üzere Sivil Toplum Kuruluşları ve vatandaşların hukuk dışı yollarla hareket etmeme zorunluluğu da vardır.

Son günlerde başta Güneydoğu illeri olmak üzere Adana, Osmaniye, Mersin, Gaziantep ve diğer bazı illerde Mustazaf-der adlı Sivil Toplum Kuruluşları, hizmet binaları, yöneticilerinin ve sempatizanlarının ev ve iş yerlerinde gece yarısı ve sabaha karşı kapılar kırılarak, potinlerle, oturma odası ve yatak odalarına kadar girilmesi, çocukların da uykuda olduğu bu saatlerde silah doğrultarak sanki Irak'ı işgal eden Amerikan askerleri görüntüsünde, her yer aranıp eşyalara, cana ve mala zarar vermek, ne hukukta ne toplum vicdanında yeri olmayan ve Devletin teminatı altında olan temel hak ve hürriyetlere saygıda karşılık bulmayan, vicdanları rahatsız eden uygulamalardır.

İnsan Hak ve Hürriyetlerine daha fazla önem veren yeni bir anayasanın hazırlığının yapılmaya çalışıldığı, Devletin 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 de vatandaşa yaptığı yanlışlar ve hukuksuzluklardan dolayı özür dileyip incinen onurları tamir etmek ve zararları tazmin etmek için çaba sarf etmeye başladığı şu günlerde, sivil toplum kuruluşlarına, üyelerine ve yayın organlarına yapılan akıl ve vicdan dışı bu baskınlar asla kabul edilemez uygulamalardır.

MAZLUMDER olarak: Hizbullahçı olması bahanesiyle sivil toplum kuruluşları, basın yayın organları ve yöneticilerine karşı yapılan haksız, hukuksuz sadece birilerini tatmin etmeye yönelik olduğunu zannettiğimiz vicdanları rahatsız edici bu baskınların bir an önce son bulamasını, Devletin her türlü uygulamasının hukuk düzeni içinde ve yetkileri aşmadan yapılmasını, haklarında suç isnat edilenlerin adalet önüne çıkarılmasında hukukun dışına çıkılmamasını, toplum vicdanının daha fazla rencide edilmeden mağduriyetlerin sona erdirilmesini bekliyoruz.

Ahmet TAŞ

MAZLUMDER Kayseri Şube Başkanı