KADINA YÖNELİK ŞİDDET ZULÜMDÜR
Türkiye de kadınlara yönelik şiddet bu yılda devam ediyor. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde ve özellikle bölgemizde doğumdan ölüme kadar kadınlar, devlet toplum ve aileleri tarafından şiddet ve ayrımcılığa maruz kalmaktadır.
Kadına yönelik şiddet her defasında kendini başka bir biçimde göstermektedir.
Kız çocuklarını okula göndermemek, çocuk denecek yaşta bir eşya gibi satılmak, berdelle evlendirmek, zorla kaçırmak, ensest ilişkilere zorlanmak, ebeveyn rızası ile cinsel taciz, tecavüz ile bunun yanında aile meclisleri tarafından verilen kararlar doğrultusunda infaz edilmek, intihara zorlanmak sokak ortasında aşağılanmak ,darp edilmek gibi sorunlar kadınları en çok etkileyen sorunlardır.
Ayrıca kadınlar, psikolojik şiddet ve yıpratmaya da muhatap bırakılmaktadır. Sırf başörtüsü taktığı için eğitim ve çalışma hakkından mahrum edilmektedir. Bazı kadınlar bir meta haline getirilip cinsel bir obje olarak satışa konu edilmekte veya pazarlama aracı olarak kullanılmaktadır. Bu durum kadın onurunu çiğnemektedir.
Devlet kurumları tarafından kendi eşi veya ailesi tarafından darp sonucu yaralanan kadınlar çoğu zaman yine şiddeti gördüğü / göreceği ailelerine veya evlerine hiçbir koruma önlemi alınmaksızın teslim edilmekte,sonrasında gelişen ve çoğu ölümlerle sonuçlanan facialara zemin hazırlanmaktadır. Ayrıca yargı da en son N.Ç. olayında görüldüğü üzere olayı gerçekleştiren faillere yönelik hafifletici hükümler uygulamakta, buna girişecek insanlar adeta cesaretlendirilmektedir.
Kadınlara fiziki veya psikolojik şiddet uygulanması bir insan hakkı ihlalidir. Bu nedenle, İnsan Hakları Sözleşmesine, Çocuk Hakları Ve Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmelerine taraf olmuş devlet, her bir kadının ve kız çocuğunun can güvenliği, beden dokunulmazlığını, haklarını ve sağlığını korumak yükümlülüğü altındadır. Bu nedenlerle kadına yönelik şiddete son verilmesi için devletin bütün ilgili kurum ve kuruluşlarının sorunu gerçekten çözmeye yönelik daha etkin tedbirler alması gerekmektedir. Konuyu bir merhamet ve şefkat meselesine indirgeyerek kadınlara yönelik şiddeti ortadan kaldırmak mümkün değildir.
MAZLUMDER olarak;
- Kadınlara fiziki veya psikolojik şiddet uygulanmasını bir zulüm olduğunu belirterek, bu duruma herkesin karşı çıkması gerektiğini,
- Türkiye'de kadın-erkek eşitliği adına sağlanan gelişmelerin yeterli olmadığını,
- İlgili kurumların kadına yönelik toplumsal cinsiyet ayrımcılığının kaldırılması için, kadına yönelik pozitif ayrımcılık ilkesi temelinde çalışmasını,
- "şiddete sıfır tolerans" yaklaşımı ile kararlı politikalar izlemelesini,
- Tüm kadınların kendi doğal hakları konusunda bilinçlenip, güçlü bir tutum sergilemeleri gerektiğini ifade etmekteyiz.
MAZLUMDER DİYARBAKIR ŞUBESİ
BAŞKAN YARDIMCISI
Av. Mustafa SARIHAN