Gazze’ye Özgürlük filosunda bulunan ve ‘filoya yapılan saldırıdaki İsrailli asker ve yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunmak’ için İsrail’e giden İsveç Milletvekili Mehmet Kaplan ve beraberinde bulunan Ship to Gaza İsveç sözcüsü Dror Feiler’in Telaviv’de havaalanına iner inmez gözaltına alınması ve kötü muamele görmeleri, İsrail’in hukuku hiçe sayan tavrını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Özgürlük filosunda da bulunan milletvekili Mehmet Kaplan ve Dror Feiler havaalanı gümrüğünde önce işkenceye varan bir yöntemle aranmış daha sonra da gözaltına alınmışlardır. İsveçli Parlamenter Mehmet Kaplan, kendi telefonuna el konulmadan önce bildirebildiği kadarıyla Feiler’a kötü muamelede bulunulmuştur. İsrail halen daha gözaltına aldığı bu kişilerden haber alınmasını engellemektedir.
İsrail’in uluslararası sularda gerçekleştirdiği katliam göz önünde bulundurulduğunda İsrail’in hakimiyet alanında gözaltına alınan aktivistlerin durumu endişe vermektedir. İsrail bu tavrı ile uluslararası anlaşmalara kulaklarını tıkayarak insani yardım çalışmasında bulunan aktivistlere yönelik yükümlülüklerini ihlal etmekte ve insani yardım kuruluşlarına gözdağı vermeye çalışmaktadır. Bu haksız gözaltı sebebiyle aktivistlerin dava açma hakları da İsrail tarafından engellenmiştir. İsrail, kendi mahkemelerinde dahi saldırılarına ilişkin dava açılmasından korkmakta, baskıyla, kötü muameleyle aktivistleri sindirebileceğini sanmaktadır.
Bilindiği üzere; İsrail donanması, 31 Mayıs 2010 tarihinde uluslararası sularda seyreden Mavi Marmara gemisine kanlı bir saldırıda bulunmuş, saldırıda 9 kişi şehit olmuş ve 50’yi aşkın insan yaralanmıştır. İsrail askerleri abluka altında bulunan Gazze’ye götürülmek üzere gemide bulunan insani yardım malzemelerini de talan etmişlerdir. Bu olaydan sonra Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan ön raporda da İsrail, suçlu bulunmuş ve kullandığı gücün tamamen gereksiz ve gaddarca olduğu sonucuna varılmıştır. İsrail, kanlı saldırıyı telafi etmek için dünya kamuoyundan özür dilemek yerine mağdur aktivistlerin ülkelerinde ve uluslararası mahkemeler nezdinde dava açmalarını önlemek için çeşitli baskı ve yıldırma yollarına başvursa da, insani yardım gönüllüleri kararlı bir şekilde İsrail aleyhine hem ülkelerinde hem de Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde dava başvurularını yapmışlar, yapmaya da devam edeceklerdir.
Gazze’ye giden yardım filosunda yer alan İsveç gemisinde bulunan, baskın sonrası bir süre tutuklu kalan ve sonra serbest bırakılan Kaplan ve Feiler‘in İsrail’e gitme amacı İsrailli sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmaktı. Aktivistler avukatları Gasby Lasky’nin 5 aydır üzerinde çalıştığı suç duyurusunu polise verecekti. Kaplan, yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada suç duyurusunda bulunacakları konuların ‘gasp, soygun, adam kaçırma ve kötü muamele’ olduğunu söylemişti. ‘İsrail devletinin kendilerine ait özel eşyaları geri vermediğini’ ifade eden Kaplan bununla beraber ‘yolculuk sırasında kullandığı İsveç devletine ait cep ve uydu telefonunun da hala İsrail devleti tarafından tutulduğunu’ ifade etmişti.
İsveç Parlamenteri Mehmet Kaplan’ın ve Dror Feiler’in, hiçbir suç isnadı olmadan gözaltına alınmalarını ve kendilerine kötü muamelede bulunulmasını İsrail hukuken ve siyaseten açıklayamaz. Dava açmak için İsrail’e gelen Kaplan ve Feiler’in gözaltına alınması, kötü muameleye tabi tutulmaları ve nezarethanede tutulmaları uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırıdır. İsrail’in iddia ettiği gibi bir ‘hukuk devleti’ değil, ‘korku ve terör devleti’ olduğunun kanıtıdır. İsrail’in bir başka ülkenin parlamenterini gözaltına alması ve iki gün boyunca kendisiyle irtibat kurulmasını engellemesi, Mehmet Kaplan'ı hukuksuz bir şekilde Almanya'ya sınırdışı etmesi; İsrail’in ne denli hukuk tanımaz bir terör devleti olduğunun da kanıtı niteliğindedir. İsrail hukuk tanımaz tavrına son vermeli, aktivist Dror Failer derhal serbest bırakılmalı ve Mavi Marmara saldırısına katılan İsrailli askerle ve yetkililer hakkında suç duyurusu dilekçelerini mahkemeye sunmalarına izin verilmelidir.
MAZLUMDER - MAVİ MARMARA PLATFORMU