Kürt sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle son dönemde artan ve özellikle sivil insanların ölümüne yol açan şiddet olayları hakkında MAZLUMDER İstanbul Şubesi, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul Temsilciliği ortak bir basın toplantısı yaptılar.
İlk olarak MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar, ortak olarak hazırlanmış olan basın açıklaması metnini okudu. Açıklamada “Son dönemde ortaya çıkan PKK-MİT görüşmesinin ses kayıtları olduğu iddia edilen konuşmalar, tam da biz insan hakları savunucularının önerdiği şekilde şiddeti ortadan kaldıracak her ilişkilenme ve diyalogun çözüme, barışa katkı sunmak adına devam etmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bunu özellikle belirtiyor ve önemsiyoruz. Bu görüşmeler nedeniyle Hükümete yönelik barışı dışlayan, sekter muhalefet tarzı tutum ve eleştirileri doğru bulmuyoruz. Devletin silahları susturacak ve kanın akmasını durduracak çözümler için girişimde bulunması bir gerekliliktir. Mevcut darbe Anayasası ve onun ürünü olan yasaların Türkiye toplumunun ihtiyaçlarına cevap veremediği hemen herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu süreçte, Türkiye toplumunda yeni ve özgürlükçü bir Anayasa ihtiyacı kendisini çok daha fazla hissettirmektedir” denilerek silahların susturulması, siyaset alanı ve müzakerelerin esas alınması, PKK’nin elindeki sivil ve askerleri bırakması, Devletin sınır içi ve sınır ötesi operasyonlara ve Kürt siyasetçilere yönelik kitlesel tutuklamalara son vermesi çağrısında bulunuldu.
Daha sonra konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Baki Boğa ise hükümetin sınır ötesi operasyona yönelik tezkere kararını eleştirdi ve “Tezkere demek savaş, kan ve gözyaşı demektir. Halkları birbirinden ve barıştan uzaklaştıran tezkere kararının geri çekilmesi gerekmektedir” dedi.
Boğa’nın ardından söz alan Cüneyt Sarıyaşar ise şunları ifade etti: “Siyasiler, halkın yaşadığı sorunlara karşı sorumludurlar. Konu ile ilgili her iki tarafa da açık çağrımız şudur; Tek ellerinizi barış için oturduğunuz masanın üzerine koyup, diğer elinize sopa alarak masanın altında tutmayın. Barışın yolu tüm ellerin masanın üstünde olmasında geçer. Hükümetin kendi gücünü halktan, milletten alma argümanının hayata geçmesinin yolu barışın alternatifinin güç gösterisi olmadığını topluma göstermesidir. Eli tetikte olan herkes elini tetikten çekmelidir. 80 yıldır Kürt halkına yapılan zulmün her yönüyle son bulması gerektiğini açıkça ifade ediyoruz. Tüm alanlarda Allah’ın ayeti olan anadil hakkının tanınması gerekiyor. Bunun en temel argümanları da anadilde eğitim, anadilde savunma vb. yaşam alanı haklarının ve kültürel haklarının verilmesidir” dedi.
PKK tarafından alıkonulan kişilerin ailelerinin başvurularını beklediklerini belirten Cüneyt Sarıyaşar ve Baki Boğa, bu konuda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade ettiler.
Toplantı, basın mensuplarının sorularının cevaplandırılması ile son buldu.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu
Ortak Basın Açıklaması Metni İçin Tıklayın
Konuyla İlgili MAZLUMDER ve İHD Diyarbakır Şubelerinin 29 Ağustos 2011 Tarihli Açıklaması İçin Tıklayın