Bu demek oluyor ki; İngiliz hükümetinin Raid Salah'ı alıkoyması yasalara aykırıydı. Salah, gözaltında tutulduğu süre boyunca gördüğü zarar nedeniyle tazminata da hak kazandı.
İçişleri Bakanı haksız yere özgürlüğünden alıkoyduğu Salah'ın kefaletle serbest bırakılmasını dahi reddetmişti.
Yüksek mahkemede yargıç Nicol, Salah'ın gözaltına alınmasının hukukiliğine dair yeniden inceleme talebini yerinde buldu. Yargıcın kararı Filistin İslami Hareket önderi Salah'ın hukuk dışı olarak gözaltında tutulduğunu, ve bu durumdan kaynaklanan her türlü mağduriyetin tazminini talep etme hakkı olduğu kararını açıkladı.
Özgür düşünce ve ifade hakkının engellenmesine yönelik baskıcı tutumun keyfiliği bu geç gelen kararla ortaya konmuştur. Yalnız gözaltına almanın amacı ve siyasi temelleri yargı sonucunda değerlendirmeye alınmamış, dolayısıyla önleyici yani tedbiren gözaltıların yolu açılmıştır.
Raid Salah konferansa katılmak amacıyla geldiği İngilteredeki otel odasından 28 Haziran 2011 tarihinde, parlamentoda Kudüs hakkında yapacağı konuşmadan bir gün önce göz altına alınmıştı.
İngilteredeki İsrail lobisinin bu konuşmayı yaptırmamaları için hükümete her türlü baskıyı uyguladığı biliniyor.
MAZLUMDER olarak Raid Salah'ın serbest bırakılmasını geç gelen bir adalet olarak görüyor, İsrail lobisini memnun etmek uğruna hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğünü hiçe sayan İngiliz hükümetini bir kez daha kınıyoruz.