HAYVANLARA EZİYET EĞLENCEMİZ OLAMAZ
Ankara Büyükşehir Belediyesi geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da 'Büyük Ankara Sirki' adı altında kapsamlı bir sirk gösterisi düzenledi. Bu sene ilki 17 Ekim'de, yani mübarek Kurban Bayramı'nın ikinci gününde başlayan etkinliklerin bayram sonrasında da hafta sonları ikişer gösteriyle sürdürülmesi planlanıyor.
Bilindiği üzere sirkteki gösterilerin hatırı sayılır bir kısmı bu iş için özel olarak ‘‘eğitilmiş’’ hayvanlar tarafından icra edilmektedir. Bu hayvanlar sirklerde gösteride bulunabilmeleri için kendi doğal ortamlarından koparılmakta ve ömürlerini kafeslerin arkasında geçirmeye mahkûm edilmektedirler. Bunun için de tabiatlarına aykırı olan gösteri içeriklerini gerçekleştirmeleri için eziyet ve işkence dolu bir 'eğitim' sürecinden geçirilmektedirler. Türlü dayak ve işkence altında öğrendiklerini bir grup insan kendileriyle neşelensin diye sergilemekte, ardından kafeslerde sürdürdükleri hayata geri dönmektedirler.
Türkiye'nin de taraf olduğu 14 maddelik Hayvan Hakları Bildirgesinin 10.maddesine göre: "Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan haklarına aykırıdır". Türkiye'de gelenekselleşmiş horoz dövüşü, deve güreşi gibi hayvanlara işkence ve eziyet veren bu gösteriler insanların eğlencesi ve kumar aracı olmaya devam etmektedir. Yine birçok ülkede yasaklanan hayvanlı sirk gösterileri maalesef Türkiye’de vahameti anlaşılmış değildir.
Bu sahne insan soyunun bilhassa modern dönemde en üst raddesine ulaşan doymak bilmez hırs ve kibrinin görünür hale geldiği alanlardan birisidir. Kısa süreli ve ciddi bir ihtiyacın giderilmesine tekabül etmeyen zevkler için hayvanların ömürlerini sefalet ve eziyet içinde geçirmelerine göz yummak kabul edilemez. İnsanların geçici ve kısa süreli hevesleri için hayvanların doğal hayatlarından koparılarak türlü eziyet ve işkenceye maruz bırakılmaları, doğayla 'emanet' bilinciyle değil egemenlik ve büyüklenme bilinciyle ilişki kurulmasının ibretlik bir neticesidir.
Rivayet edilen bir hadiste, Hz. Peygamber'in bineklerinin üzerindeyken sohbete dalan sahabîleri, hayvanlara eziyet ettiklerinden dolayı önce işlerini bitirmeleri ve ardından bineklerinden inerek sohbet etmeleri yönünde uyardığı bildiriliyor. Bu gibi örnekle tebellür eden zarafet ve inceliğin hayvanların eziyetlerle eğitildikleri fıtratlarına aykırı faaliyetlerle kitleler halinde insanları eğlendirmelerindeki çirkinlikle büyük bir tezat oluşturduğu açıktır.
MAZLUMDER olarak, İslam'ın ana kaynaklarından aldığımız ilham ile insanların olduğu gibi hayvanların da temel haklarının insan merkezli saldırılardan korunmasının hayatî bir mecburiyet olduğunun altını çiziyoruz ve son olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bu gibi bir organizasyonda bir yerel yönetim olarak destek vermesini hayretle karşılıyor ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni 'Büyük Ankara Sirki'nde görünür hale gelen hayvanlara yönelik bu sistematik hak ihlalini kınıyoruz.
Mehmet Can ÇAĞLAYAN
MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı