Basın Açıklamaları

GAZİANTEP ŞUBE: SİLAHLAR SUSMALIDIR

MAZLUMDER GYK üyesi Mehmet ALKIŞ, son zamanlarda artan şiddet olaylarına ilişkin MAZLUMDER Gazantep Şubesi ve Gaziantep Gönüllü kuruluşlar adaına bir açıklama yapmıştır.

SİLAHLAR SUSMALIDIR

Farklı inanç ve etnik grupların bir arada sorunsuz yaşayabilmesi insanlığın en kadim sorunlarındandır. Tarih boyunca en büyük zulümler, katliamlar, soykırımlar, savaşlar, göçler bu yüzden meydana gelmiştir. Dünya tarihi ve özellikle Batı'nın yeryüzüne egemen olma sürecinde sayısız kitlesel imha örnekleri tarih sayfalarında yerini almıştır.

Tarihte karşılaştıkları günden bir asır öncesine kadar yüzyıllarca, bir arada, sorunsuz, kavgasız yaşayabilmiş nadir iki etnik grup Türkler ve Kürtler olmuştur. Anadolu'nun Müslümanlaşması ve Türklerin buralara yerleşmesi, ardından Osmanlı'nın bir dünya Devleti olarak kurulması ve İslam Birliği'nin sağlanmasında her zaman Müslüman Kürtlerin yardım ve desteğini görmüşlerdir.

Yeryüzü Müslümanlarını çağında temsil eden Osmanlı Devleti, Batı'lı Emperyalistler tarafından parçalandığında, diğer Müslüman etnik unsurlar kendi Ulus Devletlerini kurarak ayrılmışlardır. Türklerle birlikte elde kalan toprakları Çanakkale'de ve İstiklal Harbi'nde savunanlar yalnız Kürtler olmuştur. Ayrı bir Devlet kurmak yerine Türklerle bir arada yaşamayı sürdürenler de yalnızca Kürtler olmuştur.

Buna rağmen; İstiklal Savaşı'ndan sonra kurulan Ulus Devlet; Kürtleri yok sayan Ulusalcı politikalara yönelmiştir. "Yeni bir ulus inşa etmek" üzere ret ve inkâra, baskı ve dayatmalara dayalı metotlarla bir "Kürt Sorunu" üretmiştir.

Muhatap kitlenin, yani Kürtlerin doğal haklarını, insani talep ve beklentilerini karşılamak şöyle dursun, bunları istemeyi suç kabul etmiş ve cezalandırma nedeni saymıştır.

Hak talebi ile çeşitli dönemlerde ortaya çıkan ve mücadele eden bireyler ve örgütlü yapılar baskı ve dayatmalara maruz kalmıştır. Şiddete bulaşmadan Hak ve Özgürlükler için Düşünce ve İfade Özgürlüğü kapsamında yapılan mücadeleler uzun süre şiddet, baskı ve işkenceyle sindirilmiştir.

Çözüm yollarını tıkayan ve Kürtlerin eşit haklara sahip olma talebini her seferinde görmezden gelen, meşru, insani ve fıtri hakları baskı ve şiddetle yok sayan Devlet içindeki güçler; şiddete yönelecek bir muhalefetin ortaya çıkmasını adeta kışkırtmışlardır. "Kürt Sorunu"nu ürettiği gibi, çözümsüzlükte ısrar etmek suretiyle ve adaleti dışlayan tutumuyla şiddeti tahrik ve davet etmişlerdir. Bunun sonucunda ortaya çıkan, şiddeti mücadele yöntemi olarak seçen ve en kutsal hak olan Yaşama Hakkı'nı ihlal eden eylemlere yönelen Silahlı Örgüt'ün yaptıkları ise, çözümsüzlüğü büsbütün ileri taşımıştır. İşin içinden çıkılmaz bir hal almasına neden olmuştur. Şiddet sarmalı, her yerde kan ve gözyaşını, kin ve nefreti arttırmıştır. Sonuçta bugün karşı karşıya bulunduğumuz olumsuz tablo bütün vicdanları kanatan bir kâbusa dönüşmüştür.

Şiddet, baskı ve dayatma; çözümü engellemek için üretilen senaryoların bir sonucudur. Devlet içinde şiddeti savunanlar ile şiddeti tek yol olarak savunan Silahlı Örgüt'ün varacağı sonuç çözümsüzlükten başka bir şey değildir.

Bu oyun mutlaka bozulmalıdır.

Çözüm için dillendirilen irade, söylem boyutunu aşarak somut ve kalıcı projelere dönüştürülmelidir. Cumhuriyet Tarihi boyunca Hükümet'in ilk defa ortaya koyduğu AÇILIM süreci bütün engellemelere rağmen ısrarla sürdürülmelidir. Halkın talepleri ve adaletin gereği yerine getirilmelidir. İnisiyatif; şiddeti ve çözümsüzlüğü sürdürmek isteyen iç ve dış odaklara bırakılmamalıdır.

26.06.2010

MAZLUMDER VE GAZİANTEP GÖNÜLLÜ KURULUŞLAR ADINA

Mehmet ALKIŞ

MAZLUMDER GYK Üyesi