Basın Açıklamaları

Etnik infazlar da aklamalar da devam ediyor!

Etnik infazlar da aklamalar da devam ediyor!
MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi, zorunlu askerliğini yaparken şüpheli bir şekilde öldürülen Ermeni er Sevag Şahin BALIKÇI davası ile ilgili bir basın açıklaması yaptı...

<!--[if !mso]> <style> v\:* {behavior:url(#default#VML);} o\:* {behavior:url(#default#VML);} w\:* {behavior:url(#default#VML);} .shape {behavior:url(#default#VML);} </style>

 
ETNİK İNFAZLAR DA AKLAMALAR DA DEVAM EDİYOR                                                       

<!--[if gte mso 9]><xml> 800x600 </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4 </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 10]> <style> /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman","serif";} </style> Zorunlu askerliğini Batman ilinin Kozluk ilçesindeki Gümüşörgü Jandarma Karakolu’nda yapan Sevag Şahin BALIKÇI’nın 24 Nisan 2011 tarihinde şüpheli bir şekilde ölümü üzerine askeri mahkemede süren yargılamada dün karar verildi. Kararda yargılanan er hakkında taksirle (bilmeden/istemeyerek)  adam öldürme suçundan ceza verilirken, sorumlu astsubay hakkında ise görevi ihmalden ceza tertibine gidilmiştir.

Başta Sevag Balıkçı'nın ailesi olmak üzere konuya duyarlı tüm kesimler, tüm yargılama boyunca olayın karanlıkta kalmaması, var olan tüm şüphelerin ortadan kaldırılması ve adil bir yargılama yapılarak sorumluların cezalandırılması talebini sürekli olarak dile getirmiştirler. Ancak devre arkadaşı tarafından kasten öldürüldüğü görgü tanıklarınca ifade edilen Sevag Şahin BALIKÇI’nın ölümü ile ilgili verilen bu karar ile başta ailesi ve sevenleri olmak üzere davanın takipçilerini hayal kırıklığına uğratmıştır. 

Sevag Şahin BALIKÇI'nın ölümü, askerde ilk şüpheli ölüm değildir. Ancak Sevag’ın Ermeni olması, daha önce meydana gelen benzer olayların kurbanlarının çoğunun Kürt olması ve olayların kaza olmadığının ortaya çıkmış olması, dikkatleri vahim bir gerçeğe çevirmiştir. Bu vahim gerçek, insanların bu ülke için zorunlu bir görevi ifa ederken dahi mensup oldukları ırk ve dinleri nedeniyle ayırımcılığa uğraması ve uğranılan bu ayrımcılığın insanların ölümüne sebebiyet vermesidir. Böylesi bir gerçek ortada iken mahkemenin bu hassasiyetleri göz önünde tutarak adil bir yargılama yapması ve olayın en ince ayrıntısına kadar aydınlatması gerekirken verdiği karar ile bu beklentilerin çok dışına çıkarak hüküm tesis etmiştir.

Başından bu yana yaşanan olay kamuoyuna bir intihar vakası ya da bir kaza olarak lanse edilmiş, soruşturma bu minval üzere yürütülmüştür. Olayın kamuoyu nezdinde takip edildiği andan itibaren de ya görgü tanıklarına ya da aileye baskı kurma girişimleri yaşanmıştır.  İddialara göre olay ile ilgili olarak tanık ifadeleri rütbeli askerlerce yönlendirilmiş, tanıklara ve aileye baskı kurulmaya çalışılmış, ifadeler değiştirilmiş ve birbirileri ile çelişen tutanaklar tanzim edilmiştir.

Sevag Şahin BALIKÇI’nın öldürülmesi olayı ve akabinde verilen mahkeme kararı, askerde Kürt kimlikli askerlere yönelik infaz olaylarında ve Hrant DİNK cinayetinde verilen hükümler nedeniyle adalete olan güveni sarsan benzer olaylarla aynı kaderi paylaşmıştır.

İnsanların ırkları, dinleri, ideolojileri ve siyasi eğilimleri yüzünden; zulme uğradığı, ayrımcılığa tabi tutuldukları, infaz edildiği, topluca sürülmesi maalesef bu ülkenin gerçeği halini almıştır. Son 10 yılda TSK’nın “şehit” olarak tanımladığından daha fazla sayıda “intihar” vakasının yaşanmış olması durumun vehametini göstermesi bakımından ilginçtir.Yine askerde Kürt askerlere yönelik infaz olaylarında ve Hrant DİNK cinayetinde verilen hükümlerle de bu ülkede etnik ve dini saiklerle gerçekleşen infazlarda, devlet, infazları yapanları yargılamamak için elinden gelen her türlü imkanı seferber etmekte, mazlumu değil faili koruma refleksi ile hareket etmektedir. Sevag Şahin BALIKÇI hakkında verilen karar da bu refleksin klasik bir örneğidir…

MAZLUMDER olarak; Sevag Şahin BALIKÇI özelinde askerde gerçekleşen infazların, kazaların, intiharların ve şüpheli ölümlerin daha etkin ve kamuoyu vicdanını tatmin edecek bir şekilde soruşturulmasını, sonuçlandırılmasını talep ederken, anayasının 10. Maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin de kamu erkini elinde bulunduranlar tarafından gerektiği gibi uygulanmasını talep ediyoruz.

Sevag Şahin Balıkçı hakkında verilen mahkeme kararını eksik ve yeterli inceleme yapılmadan verildiğini düşünüyor ve bundan soranki hukuki süreci yakından takip edeceğimizi kamuoyuna bildiririz.

Av. Abdurrahim AY
MAZLUMDER Diyarbakır Şb. Bşk.