BASINA VE KAMUOYUNA
11.05.2011
İNSANLIK ONURU İNFAZ EDİLMİŞTİR...
Değerli basın mensupları!
Dersim/ Tunceli kırsalında 26 Nisan 2011 tarihinde güvenlik güçleri tarafından düzenlenen operasyon sonucunda 7 PKK 'nin yaşamını yitirmiştir.
Gerçekleştirilen operasyon sonucu öldürülen bu PKK 'liye ait cenazelere ölüm olayı gerçekleştikten sonra işkence yapıldığına ve gerçekleştirilen operasyonda kullanımı yasak kimyasal silahların kullanıldığına ilişkin olarak yerel kamuoyunca ve bir kısım medya tarafından dile getirilen iddialar son derece vahim ve tüyler ürpertici olup, üzerinde dikkatle durulması ve bir an önce aydınlatılması gerekmektedir
Değerli basın mensupları!
Böylesi bir iddia başka bir demokratik ülkede ortaya atılmış olsaydı yer yerinden oynardı. Başka bir ülkede yaşansaydı bunlar, toplumu da, savcıları da, hükümeti de şoke ederdi. Ancak olayın geçtiği yer DERSİM olunca, olayın mağduru da yedi PKK üyesi kürt olunca sanki rutin bir gelişmeyle karşılaşılmış gibi bir durum yaratılmıştır.
Oysa ortaya atılan iddia, Öldürülen yedi PKK 'linin cesetleri üzerinde işkenceler yapıldığı ve Uluslar arası sözleşmelerde de kullanımı yasaklanmış olan kimyasal Silahların bu operasyonu gerçekleştiren güvenlik güçleri tarafından kullanıldığı iddiasıdır.
Bölgemizde 27 yıldan buna yana devam eden çatışmalı ortam içerisinde binlerce hak ihlali meydana gelmiştir. Bu güne kadar çok sayıda PKK 'li örgüt üyelerinin cesetlerine işkence yapıldığı ve operasyonlarda kullanımı yasak Kimyasal Silahların kullanıldığına dair iddiaları sıkça kamuoyuna yansımıştır. Ancak şu an dile getirilen iddia bu denli net ve ciddi delil ve belgeleriyle birlikte ortaya çıkmıştır. Ama ne yazık ki bu iddiaların üzerinden yaklaşık iki hafta geçmiş olmasına rağmen kamuoyunu ve ölen PKK'linin ailelerini aydınlatmaya yönelik resmi çevrelerden de konuya ilişkin bir tek açıklama yapılmamıştır.
Ayrıca Diyarbakır'da 4 Mayıs'ta meydana gelen olayların, kente getirilen ve defin işlemleri gerçekleştirilen PKK 'lilere ait cesetlere işkence yapıldığına ilişkin haberlerin toplumda yarattığı insani ve vicdani büyük tahribatın sonucu olduğu bilinmektedir.
Her fırsatta hükümet tarafından analar ağlamasın diye dile getirilen sloganvari açıklamalarda sözü edilen anaların Kürt anaları olmadığı ve bu anarlın kastedilmediği açıklıkla görülmektedir. 8 Mayıs anneler gününe bu görüntülerle girmek hepimizi insanlığımızdan utandırmıştır.
Biz insan hakları savunucuları olarak;
Etnik kimliği, düşüncesi, inancı, dili, dini ne olursa olsun herkesin yaşam hakkı başta olmak üzere insan hak ve özgürlüklerinin sağlanması ve güvence altına alınması sorumluluğunun Türkiye Cumhuriyeti devletinde olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.
Öldürülen 7 PKK mensubuna ait cesetlere işkence yapıldığı ile güvenlik güçleri tarafından operasyonda kullanımı yasak kimyasal silahların kullanıldığına ilişkin iddiaların ciddiyetle araştırılmasını, sorumlularının yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz.
MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi ve İHD Diyarbakır Şubesi olarak konuya ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulanacağımızı, konuyu TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonuna taşıyacağımızı ve olayın yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.
İHD Diyarbakır Şubesi
MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
DİYARBAKIR
MÜŞTEKİ : İNSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR İÇİN
DAYANIŞMA DERNEĞİ DİYARBAKIR ŞUBESİ ADINA
Av. Mustafa SARIHAN (35842284332)
SUÇ: insanlığa karşı suç işlemek
SUÇ YERİ TARİHİ : DERSİM/ TUNCELİ 26 Nisan 2011
AÇIKLAMALAR
26 Nisan 2011 tarihinde Dersim/ Tunceli kırsalında çıkan çatışma sonucunda yaşamını yitiren 7 PKK gerillasının ad ve soyadları: Kenan Taş 1980 / Hakkari, Rojvan Serhat Başalak1992 Kozluk, Batman, Şehmus Akak1992 / Diyarbakır, Hakan Gem 1991 / Diyarbakır, Uğur Utanç 1986 / Diyarbakır, Ercan Veske 1987 / Mardin , Şerfedin Can 1982 / Solhan, Bingöl'dür
Operasyon sonucu ölen PKK Gerillalarının ekte de sunmuş olduğumuz CD kayıtlarında incelenen görüntülerinde İNSANLIK ONURUYLA BAĞDAŞMAYAN muamelelere maruz kaldığı, cesetlerin parçalanmış olduğu , uzuvların kopmuş olduğu, cesetlerin şişkin olduğu açıkça görülmektedir.
Bizce yapılan bu uygulama insanlık onuruyla bağdaşmayan, Türk Ceza Kanununun ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tarafı olduğu Uluslar arası sözleşmelerin de açıkça ihlal edilmesidir.
Bu fiili gerçekleştiren kimseler ve bu kimseleri denetlemek durumunda bulunan ve gerekli denetim ve özeni göstermeyen amirler de en az bu suçun failleri kadar kasıt veya kusurları mevcut bulunmaktadır.
CD görüntülerinde yapılan inceleme neticesinde çatışma sırasında ya kullanımı yasak olan kimyasal silahlar kullanıldığı
NETİCE VE İSTEM : Meydana gelen hadise tüm ayrıntılarıyla ortadadır. İnsanlık dışı bu fiili gerçekleştiren, buna göz yuman ve gerektiği şekilde bu konunun soruşturulmasına engel olan şahıslar hakkında gerekli tahkikatın yapılması ile suçluların bir an önce adalet önüne çıkarılarak cezalandırılmasını arz ve talep ederiz.