Basın Açıklamaları

DİKTATÖRLERİN İKTİDARI KANDAN BESLENİR

DİKTATÖRLERİN İKTİDARI KANDAN BESLENİR
Halkı Müslüman ülkelerde diktatör yönetimlerin yeni idam kararları alması üzerine MAZLUMDER Van Şube Başkan Yakup Aslan, bir açıklama yaparak tepki gösterdi.

 Halkı Müslüman ülkelerde diktatör yönetimlerin yeni idam kararları alması üzerine MAZLUMDER Van Şube Başkan Yakup Aslan, bir açıklama yaparak tepki gösterdi.

 <input type="image" src="/webimage/32787-iran-uc-idam.jpg" width="800" height="442" /></span>

DİKTATÖRLERİN İKTİDARI KANDAN BESLENİR

 

Uzun bir zamandır dünyanın kör, sağır ve dilsiz kaldığı İran’da uygulanan siyasi idamlara ilave olarak, son günlerde Mısır’da aynı uygulama başlayınca, duymayan kulaklar duymaya, görmeyen gözler görmeye başladı. ABD emperyalistlerinin iktidarların rengini belirleme projesi doğrultusunda yapılan iktidar değişiklikleri sonucunda iktidara getirilen Mısır darbeci militarist güçlerin kontrolündeki mahkemeler, askeri rejim muhalifi 529 kişiye "siyasi idam" cezaları verdiği haberi düştü medyaya. Avrupa ülkeleri ve ABD olmak üzere neredeyse bütün dünya, daha önce İran ve benzeri ülkelerde yapılan siyasi idamlara sessiz kaldıkları gibi bu idamlara da sessiz kalmayı sürdürdüler. Batılılarla birlikte onların uydusu çevrelerin, yerli kuklalarının Afganistan, İran-Irak savaşı, Halebçe, Kürdistan’daki devlet kaynaklı şiddet ve cinayetler, mezar evler veya bugün Suriye halkının topyekün imha edilmesi, yabancı güçlerin ölüm makinesi haline gelen tetikçilerin kan dökmek üzere kurgulanması karşısında takındıkları tutum hafızalarımızdan silinmiş değil. İnsanları katletmek için dünyaya dev bir silah pazarı ve her an bütün insanlığın hayatına son verebilecek tarzda nükleer/kimyasal silah düzeneği kuran ABD, AB “siyasi idamlar” çevresindeki ikiyüzlülüğünü sürdürüyor. Kuşku yok ki, o konsept ve onların eliyle iktidarlara getirilen yerli uşakları, silah tüccarlarının daha fazla zengin olması için kan ticareti üzerinden kendilerine bir gelecek hazırlamaya çalıştıkları için siyasi idamlara, cinayetlere sessiz kalıyorlar. Tıpkı iktidara getirdikleri Kenan Evren askeri darbesinin cinayetlerine, militarist terörüne, hukuksuzluğuna, gencecik çocukların ölümüne sessiz kaldıkları gibi…

Medya haberlerine göre; 28 Nisan itibariyle Mısır göstermelik mahkemeleri 529 kişiden 37'sini idama mahkûm etmiş, 492 kişinin cezasını ise müebbet hapse çevirmiştir. Bu kararların başta adil yargılama ve yaşama hakkı olmak üzere, hukukun evrensel ilkeleriyle bağdaşmadığı ve evrensel insan hakları beyannamesindeki temel hak ve özgürlükleri açıkça ihlal ettiği ortadadır. Siyasi bireyler için verilen kararlar, diktatör rejimlerde adalet sisteminin ne kadar gaddar ve yargının otoritenin dili haline geldiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Mahkeme, adil yargılanma ve güvenirlik gibi temel prensipleri küçümseyerek insan hakları ihlalleri işliyorlar. Diktatörlerin kendi muhalifleri hakkında vermiş olduğu siyasi idam cezalarını endişe ve üzüntü ile karşılıyorum. Uluslararası topluma, kabul edilemez nitelikteki bu kararlara gerekli tepkiyi vermesi için çağrıda bulunuyorum. Dünya ve İslam âlemi bu cinayetlere sessiz kaldıkça, diktatör rejimler yeni idam sehpaları kurmaya devam edecek.

Gücünü kendi vatandaşını katletmekle pekiştirmeye çalışan diktatör rejimlerin insan haklarını ve hukuku hiçe sayan kararları karşısında uluslararası mekanizmaların sessizliği, çifte standartlılığı, politik bir argüman olarak "değer ticareti" yapan ülkelerin, marjinal çevrelerin 'idam karşıtlığı'ndaki seçiciliği, iki yüzlülüğü ve siyasi tavrı dikkatlerden kaçmamalıdır. Kendi karşıtı veya kendisinden kabul etmediği insanların katline, idamına, zulüm görmesine seyirci kalanların bu zulmün bir yanı kendilerine dokunduğunda feryat etmelerini de samimi bulmuyorum. Çünkü adalet sadece kişinin kapsadığı alanla sınırlı değildir ve böyle bir adalet, adalet olamaz.

Halebçe katliamı olduğunda toplantı halinde olan ve bu konuya tek kelimeyle bile olsa değinmeyen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Afrika Birliği olmak üzere bütün ilgili mekanizmaları; siyasi baskı oluşturmaya, diplomatik adımlar atmaya, sağduyulu geniş halk kitlelerini ise bütün idamlar, zulümler, adaletsizlikler, haksızlıklar karşısında protesto gösterileri ile tepkilerini ortaya koymaya çağırıyorum. Bugün başkasına lazım olan adaletin yarın sizin için de gerekli olabileceği hakikatının bilinmesinin gerektiğine inanıyorum. Ne adına olursa olsun, idamları, savaş hukukuyla hiçbir ilgisi olmayan vahşice cinayetleri lanetliyorum. Aynı şekilde dünyadaki bu zulme seyirci kalan zihniyeti de kınıyorum.

Bu vesileyle ulusal bilinç zihniyetiyle İran’da Kürtlere karşı sürdürülen siyasi idamların inançla hiçbir ilişkisinin olmadığını ve tamamen ulusal egemenlikle ilintili olduğunu belirtmek isterim. İran’daki idamlar ne kadar hukuksuzsa, Mısır’da iktidar değişikliğiyle militarist güçleri iktidara taşıyan ABD ve uşaklarının darbeci yargısının verdiği kararların da hukuksuz olduğunu ve orada verilen kararların 80 askeri darbesinde Türkiye’de alınan kararlardan farklı olmadığını belirtmek isterim.

 

                                 Yakup ASLAN

 

                 MAZLUMDER VAN Şube Başkanı