Basın Açıklamaları

CEZAEVLERİ ÖLÜM EVLERİ OLMAMALI

Aralarında MAZLUMDER Diyarbakır Şubesininde bulunduğu STl'lar cezaevlerine ilişkin ortak bir açıklama yapmışlardır.

CEZAEVLERİ ÖLÜM EVLERİ OLMAMALI

Türkiye'de ve özellikle bölgemizde, cezaevlerinde sorunlar devam etmektedir.

Türkiye'de cezaevleri sorunu; ideolojik, tek tipçi, asimilasyonist devlet politikalarından bağımsız değildir. Kendi ideolojik yapısına uymayan muhalif kişileri; şiddete bulaşmasa, "örgüt üyesi" olmasa ve çocuk dahi olsa, silahlı örgüt elemanı olarak, kişinin yaşı kadar hapis cezası istenebilmektedir.

Kişileri "adam etme" politikası terk edilmeli, hak ve adalet temelinde insana yaklaşılmalıdır. Herkes insan onuruna yaraşır koşullarda -cezaevlerinde de olsa- yaşayabilmelidir.

-Hasta tutsaklar - ölüme terk edilenler- sorunu, cezaevlerinde en can alıcı sorun olarak devam etmektedir. Geçmişte STK'lar ve ailelerinin serbest bırakılmasını istediği bazı hasta tutsaklar birer birer ölmektedir. Katil cezaevi mi? Yoksa onları ölüme terk eden zihniyet mi?

-Cezaevlerinde genel olarak kapasitesinin üzerinde kişiler kalmakta olup, bu durum birçok soruna yol açmaktadır.

-Hükümlülüğe dönüşen, uzun tutukluluk süreleri, ekstra ceza verme mantığını göstermekte olup buna son verilmelidir.

-F ve D tipi cezaevlerinde aşırı güvenlik kaygısı gerekçe gösterilerek, mahkumların birbirleriyle iletişime geçmelerinin aşırı sınırlandırılması, ortak yaşam alanını daraltma, sosyal ve sportif faaliyetleri kısıtlamalar, sorun olarak sürmektedir.

-Cezaevinde yönetim ve personellerinin kaba davranışları, idarenin hoşlanmadığı en küçük fiil veya muhalefete keyfi, ölçüsüz ve orantısız disiplin cezaları verilmesi, zulüm metotları olarak devam etmekte, yaşam alanını daraltmakta olup, bunlara son verilmelidir.

-Adi suçtan tutuklu veya hükümlü kişilerin kaldıkları cezaevlerinde, koğuş- oda içi güvenlik sorunu, yaşam şartlarının aşırı elverişsizliğine son verilmelidir.

-Cezaevlerinden kalan ve cezaevlerinden çıkmış kadın, erkek ve çocukların, uğradıkları fiziki ve psikolojik tahribatların giderilmesi için rehabilite edilmeleri gerekmektedir.

-Ayrıca şehir merkezinde de olsa cezaevlerinin güvenliğinin jandarmaya bırakılmasına son verilmelidir.

Sonuç olarak;

-Daha çok ve daha büyük cezaevi inşa etmek yerine, insanların cezaevlerine düşmesine neden olan yapısal ve fiili sorunların giderilmesi için hükümet etkin tedbirler almalı,

-Cezaevlerinde, ulusal ve uluslar arası insan hakları ilkelerine aykırı olarak -haksız- tutuklu veya hükümlü kişiler ile hasta tutsaklar serbest bırakılmalı,

-Cezaevlerinin maddi ve fiziki koşulları, insan onuruna yaraşır ölçülere getirilmeli,

-Başta Diyarbakır cezaevi olmak üzere, geçmişin zulüm içeren politikalarına kurbanlar veren bu yapıların müze haline getirilmesi gerektiğini bir kes daha belirtiriz.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" yerine,

"İNSANI YAŞAT Kİ, İNSANLIK, BARIŞ VE KARDEŞLİK YAŞASIN" Diyoruz.

İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ

DİYARBAKIR BAROSU

DİYARBAKIR TABİP ODASI

MAZLUMDER DİYARBAKIR ŞUBESİ

TİHV DİYARBAKIR TEMSİLCİLİĞİ

SİVİL TOPLUMU GELİŞTİRME MERKEZİ