2002 yılında yaşanan bir cinayet vak’ası sonrasında hayatları zindana çevrilen Başak ailesinin MAZLUMDER İstanbul Şubesi’ne başvurması üzerine hazırlanan “Başak Ailesi Ceza Davası İnceleme Raporu” basın toplantısı ile kamuoyuna sunuldu.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısına raporu hazırlayan MAZLUMDER İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Av. Kaya Kartal ve Hak İhlalleri Komite Üyesi Eyyup Akıncı ile başvurucu Cemal Başak katıldı.
Av. Kaya Kartal, 2002 yılında Kumkapı’da yaşanan bir cinayet sonrası öldürülen şahsın komşusu olan Cemal ve Bircan Başak çiftinin bir anda soruşturmanın odağına oturtulduğunu ve cinayet şüphelisi olarak tutuklandıklarını, 3 yıl 4 ay tutukluluk süresinden sonra serbest bırakılarak yaklaşık 10 yıl süren yargılamanın ardından beraat ettiklerini söyledi. Başak ailesinin, duruşmalar sırasında polis tarafından tehdit edildiği için yalan beyanda bulunduğunu söyleyen mahalle muhtarının beyanları ve Adli Tıp tarafından hazırlanan ciddiyetsiz bilirkişi raporu sonucu tutuklandıklarını ifade eden Kartal, “Suçsuz oldukları 10 yıl sonra ortaya çıkan Başak ailesi beraat etmiştir ama 3 yıl 4 ay süren tutukluluk, 10 yıllık bir itham altında kalma süreci, çocuklarının sağlığının bozulması ve basın tarafından adi birer suçlu gibi afişe edilmeleri hayatlarını karartmıştır” dedi.
Olayda yaşanan ihlallerin olay yerinde tutulan baştan savma ve gerçeği yansıtmayan tutanaklarla başladığını beliren Av. Kaya Kartal, ceza hukukunda yer alan lehe delillerin de toplanmasının zaruretine ilişkin ilkenin ihlal edilip olay yerinde Başak ailesi ile uyuşmayan kıl, parmak izi, tükürük örneklerinin göz ardı edildiğini, ancak Cemal Başak’ın mahkemede yoğun ısrarları ve talepleri neticesinde 2005 yılında yeniden başlanan incelemelerle olayın gerçek failinin ortaya çıktığını ifade etti.
Kaya Kartal, “Bu süreçte, Adli Tıp Bircan Başak’a ait olduğunu söylediği 7 adet diş izinden yola çıkarak Bircan Başak'ın olayın müsebbibi olduğu yönünde bir rapor hazırlamıştır. Oysa kimsenin sadece diş izi raporuyla suçlu ilan edilemeyeceği bilimsel çevrelerce ortaya konulmuş bir gerçektir. Buna rağmen Adli Tıp raporuna dayanılarak 3 yıl 4 ay tutuklu kalan Başak ailesinin 3 çocukları anne-baba sevgisinden mahrum kalmış, o sırada 2 yaşında olan epilepsi hastası çocukları gerekli tedavi ve bakımdan yoksun kaldığı için zeka geriliğine maruz kalmıştır. Neticede olay yerindeki bir bira şişesi üzerindeki parmak izinden yola çıkılarak yapılan soruşturma üzerine ve başka bir şüphelinin failliği üstlenmesinden sonra Başak ailesi beraat etmiştir” dedi.
Açıklamada yaşanan süreçte basının tavrına da dikkat çekildi. Av. Kaya Kartal, basının Başak ailesinin isimleri ve fotoğraflarına da yer vererek “Diş izi katilleri ele verdi”, “Oturdukları binaya sahip olmak için altlarındaki komşularını öldürdüler” gibi afişe edici ve karalayıcı, devam eden yargılamaya dair yanlış bilgileri kamuoyuyla paylaşarak ailenin onur ve şerefinin hiçe sayıldığını, masumiyet karinesinin ayaklar altına alındığını ancak ailenin aklanma sürecine yer vermediklerini söyledi. Kartal “Bütün bu süreç bize adil yargılanma hakkının ve özellikle masumiyet karinesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi.
Daha sonra konuşan Cemal Başak, öncelikle MAZLUMDER İstanbul Şubesi’ne kendilerine verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Başak, “Bizim suçlanmamızın sebebi etnik kimliğimiz ve benim sabıkalı olmamdır. Düzmece raporlarla bizi cinayet zanlısı ilan ettiler. Ailece çok büyük acılara maruz kaldık. En küçük oğlum Yılmaz’ın sağlığı kalıcı bir şekilde bozuldu. Yaşadıklarımız ruhumuzda derin yaralar açmıştır. Bu beraat bize bir lütuf değildir. Ben kendi başıma olağanüstü bir mücadele verdim, biz bu sayede beraat ettik” dedi.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu