Basın Açıklamaları

Çarşaflı Kadına Hakaret Ederek Mahkemeden Kovduğu İddia Edilen Hâkime Ceza İsteniyor

Çarşaflı Kadına Hakaret Ederek Mahkemeden Kovduğu İddia Edilen Hâkime Ceza İsteniyor

Basından edinilen bilgilere göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, boşanma davası için gittiği Fatih Adliyesi'nde çarşaflı olduğu gerekçesiyle Naciye Sönmez’i mahkeme salonundan kovan Hâkim Ayla Kaya’nın hakaret suçundan cezalandırılmasını istedi. 

Olay 2009 yılında gerçekleşmiş, Hâkim Ayla Kaya, Naciye Sönmez’i çarşaflı olduğu gerekçesiyle "Atatürk ilke ve kanunlarına göre seni böyle kabul edemem, yargılama başlayamaz” diyerek mahkemeden kovması ve devamında “Sizin Allah'ınız ve Allah'ınızın kanunları burada geçmez” diye bağırdığı, çarşaflı bayan dışarı çıkarak "Bu rezalete şahit olun" diye bağırınca Hâkimin, "Terbiyesiz, ahlaksız, ukala" diyerek hakaret ettiği belirtilmişti. Naciye Sönmez, hâkim Ayla Kaya’yı şikâyet etmişti. 

MAZLUMDER İstanbul Şubesi, Haziran 2009’da Fatih Adliyesi önünde konuyla ilgili bir basın açıklaması yapmış, açıklamada söz konusu ifadelerin her şeyden önce temel insani ilkelere, evrensel insan hakları ilkeleri ile anayasa ve kanunlara aykırı olduğunu belirtmiş, insanlara adalet dağıtma makamında bulunan bir hâkimin çarşaflı bir kadına ayrımcı bir tutumla ve kışkırtıcı bir şekilde meydan okumasının kabul edilemez olduğunu ifade etmişti.

İlerleyen süreçte, Yargıtay 2. Ceza Dairesince, Sönmez’in sanık hâkimin mübaşir ve kâtibinin tanıklıkları kabul edilmiş, Sönmez lehine tanıklık eden ve tarafsız olan şahsın beyanlarına itibar edilmeyerek hâkim Kaya’nın beraatına hükmedilmiştir.

Beraat kararını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı temyiz etmiştir. MAZLUMDER İstanbul Şubesi avukatları Naciye Sönmez’e temyiz sürecinde hukuki yardımda bulunarak hukuk mücadelesinin takipçisi olmuşlardır. Başsavcılık, mütalaasında ise sanık hâkimin ‘hakaret’ suçundan cezalandırılmasını, hakaretin alenen işlenmesi sebebiyle cezanın arttırılmasını, sanık hâkimin belli haklardan mahrumiyetini talep etmiştir. Temyiz taleplerini kabul eden Yargıtay Genel Kurulu ilk derece mahkemesi konumundaki Yargıtay 2. Ceza Dairesinin kararını oy çokluğu ile bozmuştur. Kurul hakaretin karşılıklı olup olmadığı ve tahrik nedeniyle indiriminin incelenmesi için dosyayı daireye göndermiştir. Hâlihazırda Yargıtay 4. Ceza Dairesinde görülen davada hakaretin karşılıklı olup olmadığı ve tahrik nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı konusunda yeniden bir karar verilmesi beklenmektedir.

Hâkimlik makamı, her zaman adaleti gözetmeyi, ayrımcılık yapmadan, tarafsızlığı, temkin ve tüm davranış ve konuşmalarında akılcılığı gerektirir. Böyle bir temsiliyet, adalet isteyen tarafa hiçbir zaman aşağılama ve hakarette bulunma imkânı vermez.

Günlük hayatta bir hâkimin suç teşkil eden eylemi için bir ceza davasının açılması oldukça meşakkatli bir süreç olduğu ve bu davayı görenlerin de sanık ile aynı meslek olduğu düşünüldüğünde bu kararın insan hakları açısından çok önemli olduğu şüphesizdir. Bir eylem bu kadar açık olmalı ki belli aşamalara gelebilsin. Bu davada tarafsızlık çok daha dikkat çekicidir. 

MAZLUMDER olarak davanın her aşamasını takip ettiğimizi ve bu kararı insan onuru, insan haklarının müdafaasında önemli bir gelişme olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu