Gasp edilmiş hakları için 14 Mayıs’tan bu yana direniş gösteren metal emekçilerinin mücadelelerine destek amacı ile Mazlumder Bursa Şubesi, Eğitim İlke-Sen, İnanç İlke-Sen; 23 Mayıs Cumartesi, Bursa Orhangazi Parkı’nda basın açıklamasında bulundu.
Basın metnini Eğitim İlke-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Mazlumder üyesi Cihat Oruç okudu. “Sahte sendika Bursa’dan defol, Direnen işçiler sermayeyi yenecek, Hakça bölüşüm adil paylaşım, Metal işçisi yalnız değildir, Sermayenin değil Rabbimizin kuluyuz” sloganlarının atıldığı basın metni şu şekilde:
“Direnen, dilenmeyen işçilere selam olsun.
Dünya tarihine geçecek bir direnişin Bursa da başlamış olması bizim için gurur verici olduğunu belirtmek isterim. Bursalı işçiler dünya işçilerinin kalbine bir direniş tohumu ekmiştir. Hangi caydırıcı önlemler alınırsa alınsın buna engel olunamayacaktır. Çünkü işçiler güçlerini, haklı ve mazlum olmalarından alıyor.
İşçiler sömürülüyor; sermaye büyüdükçe işçinin yaşam alanı daralıyor. Sermaye gökdelenler diktikçe işçi bodrum katlara mahkûm oluyor. Sermayedar şişmanladıkça, işçi zayıflıyor. Artık işçi gücünün farkına varmıştır. Hiçbir cenaha dayanmadan sadece ve sadece hakkının peşine düşmüş ve hakkını söke söke almayı başarmış ve başaracaktır.
Hakkını arayana, hakikatini bulanlara selam olsun…
İşçinin bu sefil şartlara düşmesinde; Birinci müsebbip iktidar sahipleridir. Sermaye baronları ile işbirliği içindedir. İktidarına zara vermediği sürece koruma, kollama hizmeti sunmaktadır. İkinci müsebbip işverendir. İşçinin emeğini sömürmektedir. Kazandıkça oburlaşan, oburlaştıkça azgınlaşan bir süreç izlemektedir. Kazandığını işçisi ile bölüşmemektedir. Azami verim elde etmekte asgari ücret vermektedir. Üçüncü müsebbip, adeta ruhban sınıfı rolünde olan, satılmış, işbirlikçi işçi sendikalarıdır. Devletin ve işverenin işçi üzerindeki sopası, ayar vericisidir. Sendikalar kontrol mekanizmasıdır. Barajların tahliye borularıdır. Dördüncü müsebbip, suskunluğumuz, vicdansızlığımız, nemelazımcılığımız ve bana neciliğimizdir… İşte tam burada Bursalı işçi kardeşlerimiz; tüm egemenleri korkutmuş, tüm ruhbanları aradan çıkarmış,tüm mekanizmaları darmadağın etmiş, tüm sopaları kırmış, tüm tahliye borularını delmiştir.Ve en önemlisi de vicdanlarımızı uyandırmıştır.
Türkiye’deki en zengin yüzde 1’lik nüfus toplam servetin yüzde 54,3’üne sahip; buna karşın nüfusun geri kalan yüzde 99’luk kesimi toplam servetten ancak yüzde 45,7 oranında pay alıyor. Yani artık Türkiye’deki çok küçük bir azınlık geri kalan yüzde 99’luk nüfusun toplam mal varlığından daha büyük bir servete sahip…
Ayrıca işçinin, emeklinin mahkum edildiği bu süreçlerde,Ülkede müthiş bir israf yaşanmakta, adeta ibreti alem olacak şekilde insanların gözüne sokula sokula yapılmaktadır. Her gün iş güvensizliğinden kaynaklı işçi ölümleri/katliamları yaşanmaktadır.
Bu rant, bu kapış kapış, itiş arasında asıl ayıp olan direnmemektir,susmaktır.
Bursalı kardeşlerimiz bu ayıba dur demiş, suskunluğu çığlığa çevirmiştir.
Bizlere de onlara selam çakmak ve destek olmak kalmıştır.
Direnişlerine selam olsun,
Sebatlarına selam olsun,
Diriltici ruhlarına selam olsun...”
EĞİTİM İLKE-SEN, İNANÇ İLKE-SEN, MAZLUMDER BURSA ŞUBESİ
Basın açıklamasının ardından onuncu gününe giren direniş ile ilgili yerinde tespitlerde bulunulmak üzere Renault fabrikasına gidilerek işçi temsilcileri ile görüşüldü. Sürdürdükleri mücadeleye destek olarak atılan slogan ve selamlamanın ardından eylem sona erdi.
Mazlumder Bursa Şubesi