Değerli basın mensupları
Ve değerli Filistin dostları
Irkçı Siyonist İsrail terör devleti tarafından Ölüm tarlasına dönüştürülen Filistin'deki katliam görüntüleri bütün İnsanlığı dehşete düşürmüştür. bu saldırılar; sadece Filistin ve Filistinlilere karşı değil, hepimize ve tüm insanlığa karşı yapılmış saldırılardır.
Uluslar arası hiçbir sözleşme ve hukuk ilkesine uymayan katil İsrail'in, İnsanlık suçu işlerken gösterdiği pervasızlık, onun belli odaklardan güç ve destek aldığını, suç ortaklarının olduğunu göstermektedir.
1,5 milyar İslam alemini ve tüm insanlığı ayağa kaldıran Siyonist saldırılar ne yazık ki insanlığın ortak tepkisine ama duyarsız kalan yönetimlerin suç ortaklığında yapılmaktadır.
Bu yüzden;
Filistin'de emsalsiz bir soykırım gerçekleştiren İsrail en büyük suçludur fakat tek suçlu değildir. ABD, AB ve onların güdümündeki BM ile konuya duyarsız ve etkisiz kalan islam ülkeleri yaşanan bu katliamın sorumlularıdır. Bu nedenle siyonist vahşetin en büyük suç ortağı ABD'ye soruyoruz,
Dünyanın gözü önünde Filistin'de İşlenen SOYKIRIMI ne zaman görecek, Hamas'ı suçlamaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?
Demokrasi havariliğine soyunan barış ve özgürlük çağrıları yapan, yasak savma, göz boyama cinsinden Cılız Tepkiler veren, ancak asla yaptırım uygulamayı düşünmeyen ikiyüzlü AB'ne soruyoruz,
insan hak ve özgürlüklerini şimdi değilse ne zaman hatırlayacaksınız?
"Bu sadece başlangıç" açıklamasında bulunan İsrailli katillere karşı, hiçbirşey yapmayan işbirlikçi arap rejimlere soruyoruz "daha bu başlangıçsa bunun sonu nasıl olur?" .
Sözde dünya barışının koruyucusu olma iddiası taşıyan güdümlü BM e soruyoruz, Filistin'de kendi koruması altındaki okullara atılan bombalarla yüzlerce masum çocuk öldürülürken İsrail'e, her yerde geçerliliği olan uluslararası hukuk kuralları neden işletilememektedir?
Yaşanan soykırımın En büyük suç ortakları olan ABD, AB ve BM'i tıpkı İsrail gibi şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. İşbirlikçi islam ülkelerinin liderlerini de aynı derecede nefretle kınadığımızı buradan beyan ediyoruz.
Aylardır kapalı tuttuğu sınır kapıları yüzünden 1,5 milyon gazze halkını açlık ve hastalıkla mahkum eden ve bu vahşi katliamlarda bile Refah sınır kapısını açmayıp Müslümanların soykırımına destek olan ve onları siyonizmin pençesine terk eden Mısır'ı, ayrıca üç-beş gıda paketi yardımı dışında kılını bile kıpırdatmayan Suudi arabistanı hep geç kalan ve bir işe yaramayan şaşkın arap birliği ülkelerini de şiddetle kınıyoruz.
Vahşet ve Zulüm için bugüne kadar yapılan tüm tanımlamaları yetersiz bırakan Siyonist İsrail'i işlediği vahşet nedeniyle lanetliyor, her şekilde ve her zamanda Filistin ve Hamas'ın yanında olacağımızı ilan ediyoruz.
Rabbimiz, Siyonist İsrail'in helakını yakınlaştır ve Filistinli kardeşlerimizi müzaffer kıl.
( YÜRÜYÜŞTEN SONRA AKPARTİ YETKİLİLERİ ÖNÜNDE OKUNAN VE BAŞBAKANA GÖNDERİLMELERİ İÇİN TESLİM EDİLEN AÇIKLAMA)
Değerli basın mensupları;
Bu akşam burada bulunmamızın elbette çok anlaşılır bir nedeni var. Zira seçtiğimiz bu yer ülkeyi yöneten iktidar partisinin il teşkilat binasıdır. Yürütme gücünü elinde bulunduran partinin il teşkilatı aracılığıyla günlerdir infial halinde bulunan kamuoyunun taleplerini kendilerine iletmek için özellikle seçilmiştir. Milletin talepleri doğrultusunda, uyarı ve nasihatten anlamayan İsrail'e karşı, Devlet olma gücünün, İsrail'e karşı etkin bir şekilde kullanılması çağrısında bulunmak ve bunun takipçisi olacağımızı bildirmek için buradayız.
Gerçek şu ki; Halkın gösterdiği şiddetli öfkeye rağmen, islam alemi gerçek bir liderden yoksundur. Bu yüzden "yaptırım" uygulama potansiyelini kullan(a)mayan İslam alemi, özgürlük ve direnişin sembolü Filistin halkını yalnızlaştırıp ölüme mahkum etmektedir.
Bizler, Filistin'in ölüme mahkum edilmesine asla seyirci kalmayacak ve buna izin vermeyeceğiz.
Bu durum bölgeyi uzun süre barış içinde yönetme becerisi göstermiş bulunan Türkiye'ye tarihi bir misyon yüklemekte, sorumluluk üstlenmeyi kaçınılmaz hale getirmektedir. Dün Filistin'i sokak, sokak savaşarak savunan ve sadece Kudüs savunmasında 30 000'den fazla Anadolu evladını şehit veren bu millet bugün bu katliama seyirci kalamaz. Hükümet de bu yönde sorumluluk üstlenmeli, akan kan ve gözyaşının durması için müdahil olup, bölge ülkelerine öncülük yapmalı, uluslararası gücü mutlaka harekete geçirmelidir. Bu anlamda gösterilecek en küçük duyarsızlığın infial halinde bulunan kamuoyu tarafından sorgulanacağı muhakkaktır. Sorumluluk üstlenmekten kaçınanlar, millet vicdanında mahkum olmaktan ve hesap vermekten kurtulamayacaklardır.
Filistin bizim yetimimiz, bizim davamızdır.
Bu nedenle sayın başbakandan, Ak Parti hükümeti olarak aşağıdaki talepleri acilen yerine getirmeye davet ediyoruz.
Sayın Recep Tayip ERDOĞAN,
Başbakan; Ak Parti Genel Merkezi Ankara
Sayın başbakanım, Filistin sorunu (Daha doğru bir tabirle İsrail Sorunu) konusunda bugüne kadar yaptıklarınızı takdir ediyor yalnız yeterli bulmadığımızı ifade etmek istiyoruz.
Sayın başbakanımız;
Filistin barışını güvenceye almak için gazze'yi tecrit eden İsrail'e tecrit uygulanmalı bunun için boykot vb yaptırımlar uygulanması gerektiğine inanmaktayız.
İsrail pilotlarının konya da sürdürdüğü uçak eğitim uçuşlarına derhal son verilmesi ve 28 şubat ürünü olan bu antlaşmanın fesh edilmesi,
israil ile yapılan her türlü ihale, askeri ve ticari anlaşmaların derhal iptal edilmesi, varsa stratejik ortaklıkların sona erdirilmelisini tüm kamuoyu adına talep etmekteyiz.
Türkiye'nin İsrail büyükelçisinin en kısa sürede ülkeye çağrılması, İsrail büyükelçisinin de derhal ülkesine gönderilmesini ve İsrail'le diplomatik ilişkilerin en alt seviyeye indirilmesi de talebimizdir. Sayın başbakanım, Filistinle hiçbir bağı olmayan Venezuella'nın verdiği tepki kadar bir onurlu tavrı bu millete çok görmeyiniz lütfen.
Bu anlamda Sayın başbakanım, BOP eş başkanlığından derhal istifa etmenizi, ve İsrail lobilerinden aldığınız cesaret madalyasını iade etmenizi,
Filistin'deki vahşet ve katliamı durduramayan Dünyanın tüm insan hak ve hürriyetlerini sağlamak ve korumak durumunda olan tüm hukuk sözleşmeleri, kurum ve kuruluşlarının gözden geçirilip yeniden hazırlanması için çaba harcamanızı,
Saldırıyı "dünya barışına indirilen darbe ve Türkiye'ye yapılmış saygısızlık" olarak değerlendirdiğinizi, Bu çerçevede Türkiye'nin arabuluculuğu üzerinden sürdürülen barış görüşmelerini baltalayan İsrail'i "barış düşmanı ülke" ve Gazzede gerçekleştirilen katliamları "Soykırım" olarak tanımlamanızı ve bu yönde meclis kararı almanızı özellikle bekliyoruz.
İsrail dostluk gurubunun tüm üyelerinin derhal istifa etmesini ve istifalarını kamuoyuna deklare etmelerini, buna karşın haklı filistin davasının yanında olduğumuz mesajını vermek için meclis filistin dostluk grubunun tüm milletvekillerinin özel katılımı ile güçlendirilmesi gerektiğine inanmaktayız.
İslam Konferansı Teşkilatının ve islam ülkelerinin filistin sorununun çözümünde daha aktif tutum takınmaları, ancak sizin alacağınız cesur kararlar ve ortaya koyacağınız gerçek bir liderlik ile mümkün olur. Ve ancak böylece Ortadoğuya kalıcı barışın geleceğine inanmaktayız. Ülkenin menfaatleri öyle gerektiriyor diye Filistinli çocukların katledilmesine katkıda bulunmaya razı olmayacağınızı biliyoruz.
Sayın başbakanım bunları yaparsanız, sizinde söylediğiniz gibi İsrail'li liderlerin insanlık tarihinde kara leke olarak kalacaklarının tersine sizde İnsanlık tarihinin ak sayfasında "Ortadoğuya Barış Getiren Lider" olarak yerinizi alırsınız.
Son olarak israil'in akıttığı kanda er yada geç boğulacağı, zira zulumle abad olunamayacağına inanıyoruz. Saygılarımızla
Batman Düşünce ve İnanç
Özgürlüğü Platformu adına
Mehmet ŞAT
Batman Düşünce ve İnanç Özgürlüğü platformu : MAZLUMDER,Özgürder, Beyder, İlim Sağlık ve yardımlaşma vakfı, Anadolu Gençlik Derneği, Hikmetder, Günışığı derneği, Memursen, Eğitim-Bir-Sen, Diyanet-Sen, sağlık-Sen,Bem-Bir-Sen, Büro-memur-Sen, Toç-Bir-Sen, Birlik-Haber-Sen,Enerji-Bir-Sen,Ulaştırma-Memur-Sen,Bayındır-memur-Sen,Kültür-Memur-Sen